SEN YOKTUN

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Şiir Yüreklere

21 Kasım 2025 - 14:55
21 Kasım 2025 - 14:55 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  51
SEN YOKTUN

SEN YOKTUN!

Ne ağlayacak bir omuz bulabildim sen'den sonra,

Ne de biraz da olsa sevincimi paylaşacak bir suret,

Her duyguyu tek başıma yasadım,her zorluğa bir başıma göğüs gerdim;

Sen yoktun!

Uzun ve kapkaranlık geceler'de hayallerimi ve umutlarımı yastık;dûalarımı yorgan yaptım,sıkı sıkıya örttüm üstüme;

Elimde tespih,yastığımı ıslatan göz yaşlarıyla sabahladım;

Sen yoktun!

Yine dayanamadım,nefes dahi alamadım,attım kendimi dışarıya,

Uzun uzun yürüdüm elele yürüdüğümüz kaldırımlar'da,

Maziye derin derin daldım,senden küçük'te olsa bir iz aradım durdum bu caddelerde,sokaklarda;

Sen yoktun!

Avutmakla geçiyor günler,nasılsın diyenlere,

"İyiyim "deyip geçiştiriyorum,

Oysa nasıl iyi olabilir ki hayat;

Ne saatlerin ne de dakikaların önemi kaldı;

Sen yoksun!

Yine sensiz oturdum yer sofrasına,

Besmeley'le de başlasam,yine boğazıma dizildi lokmalar,sen gelince aklıma!

Tıpkı sevdiğin gibi cezve'de yaptım kahveleri aldım balkona,

Hayalini aldım karşıma,her yudumda acısı yüreğime de dokundu!

Sen yoktun!

Oysa ne güzel gülerdin,öyle ki güller açardı gül yüzünde.

Ömrüme ömür katardı o bir çift göz,

Beni alır götürürdü uzaklara ağzından çıkan tek bir söz...

"Seni seviyorum"...ve eklerdin:"İlk günkü gibi".

Cenneti andıran o gözlerde kaybolur giderdim,

Şimdi o umut saçan gözlere,o tatlı sözlere hasret geçiyor günler;

Sen yoksun!

Hayallerimizi gerçekleştirdim biliyor musun;

Bahçeli bir ev,balkonunda yuvarlak bir masa, üstünde en sevdiğin gül,yasemin,papatya,beyaz zambaklar...

Masraftan kaçınmadım donattım sofrayı en sevdiğin çiçeklerle,

Bahçesi'nde domates,biber,yeşil soğan,patates,dereotu,maydanoz,reyhân...

Yemyeşil ağaçların gölgesinde herşey tam ben yarım kaldım;

Sen yoktun!

Artık erkenden çalan alarmın da bir önemi yok,

"Yine geç kaldın,işten atarım"diyen patronun da,

Hastane köşeleri'nde sabahladığım doktorlar'ın da,

Sana iyi görünmek için aldığım parfümlerin ilaçların da!

Yemeğin sanki hiç tuzu yokmuş gibi,

İçtiğim çay şifa değil zehir!

Biliyorum artık gitme vakti,

Sensiz yaşanmaz bu şehir!

Ölünceye kadar senin hayalinle yaşadım;

Sen yoktun!

En sonunda;

Seninle kendimi bulduğum o anda,

Gidenler kervânına sen de katıldın bir anda!

Ne kal ne de git demeye müktedir değildim,

Tek bir kelime edemedim,yine susturdun!

Çaresizce arkandan bakakaldım,kapının dibinde yığılıp kaldım,

Zelzele'ye tutulmuş gibi yüreğimden sarsıldım;

Sen yoktun!

Bu şehir acı veriyor...

Her adımda senden hatıralar...

Bu şehir kimine roman kimine şiir...

Bu şehir kimine bal kimine zehir!

Nerdesin bilmiyorum ama,

Ben ben'de değilim,ruhum tenimden ayrılalı çok oldu,

Nerden

 bileceksiniz ki;

Sen yoktun!

~Abdulaziz ADAKAN 

Şiir yüreklilere bin selâm!

.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."