Kendini Gözlemlemek

Kasım 26, 2025 - 10:08
 2  48
Kendini Gözlemlemek

Bazen insanın içinde, kimselere söyleyemediği bir gürültü olur. Dışarıdan bakıldığında sakin görünür; tıpkı bu resimdeki siyah kedi gibi… Çevresi çiçeklerle doludur ama kendi içinde başka bir şeyle meşguldür. Gözleri yukarı kalkmış, sanki görünmez bir düşünceyi takip ediyordur.
Aslında biz de böyleyiz: Kimse fark etmese bile, kendi içimizde sürekli bir şey izleriz.

Psikolojide buna öz gözlem denir.
Duygularımızı utanmadan, saklamadan, yargılamadan fark etmek… Kendine bakabilmek; hem en zor hem de en şifalı şeylerden biri.

Kendini gözlemlemek, bir anda gerçekleşmez.
İnsanın önce durması gerekir.
Susması, beklemesi, biraz geride kalması… Çünkü düşünceler acelecidir, duygular ise genellikle üstü kapalı gelir. İnsan hızlandıkça, kendi içinde olanı görmez olur.

Ama bir an gelir, bir sessizlik belirir.
Tıpkı kedinin bakışında olduğu gibi:
Ne tam karanlık, ne tam aydınlık.
Arada bir yerde.

İşte o aralıkta insan kendine yaklaşır.

Bir duygu yükselir; öfke mi, kırgınlık mı, huzursuzluk mu… Normalde üzerini örttüğün şey bu kez saklanmayı reddeder. “Ben buradayım,” der. Kaçmazsın artık. Sadece izlersin. Dışarıdan bakar gibi, olup biteni seyre dalarsın.

İşte farkındalık o anda başlar.

Kendini izlemek, kendini eleştirmek değildir.
Kendine acımak ya da kendini pohpohlamak da değildir.
Sadece anlamaktır:
“Ben şu anda böyle hissediyorum. Peki neden?”

Sorular büyür, cevaplar yavaş yavaş belirir.

İnsanın içindeki gölgenin yanında çiçek de açtığını görmesi, belki de en büyük fark ediştir. Bir yandan karanlık yanlarımız vardır; geçmiş yaralarımız, kalbimizin içinde gezinen izler…
Ama onların arasında küçük kelebekler de dolaşır: Bir şeyleri atlatabildiğimiz, güçlendiğimiz, hâlâ hayatta olduğumuz gerçeği.

Kendini gözlemlemek, bazen bir şeyleri değiştirmek için yapılmaz.
Bazen sadece nefes almayı hatırlamak içindir.
Bazen de ruhunun aslında ne kadar yorulduğunu fark etmek için.

Ve en güzeli şu:
İnsan kendini gözlemledikçe, başkalarını da daha iyi anlar. Sabır artar. Öfke azalır. İçerideki karmaşa çözülürken, dışarıdaki dünya biraz daha yumuşar.

Belki de bu yüzden, o siyah kedi gibi durup yukarı bakmayı unutmamalıyız.
Kendi içimize, kendi sessizliğimize.
Çünkü en büyük dönüşüm, insanın kendini ilk kez dürüstçe gördüğü o küçük anda başlar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Yağmur DERYAHAN Edebiyat & Müzik ✨