SERMAYE NEDİR?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Sermaye

8 Mart 2026 - 18:13
8 Mart 2026 - 18:13 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 1  46
SERMAYE NEDİR?
İyilik ve güzellikler iki cihanı güzelleştirecek

Bazı insanlar sermayeyi sadece paradan, puldan ibâret görüyor. Peki nedir bu sermaye kavramı?

Sermayenin başka bir manası var mıdır?

Sermaye, bir işletmenin mal veya hizmet üretimi, faaliyetlerini sürdürmesi ve büyümesi için ihtiyaç duyduğu nakit para, makine, bina, hammadde gibi maddi varlıklar ile fikri mülkiyet haklarını kapsayan finansal kaynakların tümüdür. Ticari faaliyetin temelini oluşturan, ortaklar tarafından konulan para veya paraya çevrilebilir değerlerin tümüdür. 

Bir işe teşebbüs edildiğinde adama şunu sorarlar;

"Sermayen var mı veya yeterli mi bu işe?"

Bir girişimci veya küçük bir işletme kendi konum ve barındırdığı içerik sebebiyle belli bir sermayeye ihtiyaç duyar. Üç,beş... Bir yerlerde birikmişi yoksa o işe -çok istese bile- kalkışamaz, mahallede butik bir dükkân bile açamaz. Dünyadaki maddî ihtiyaçlarını karşılamak için; yeme-içme, gezip tozma, tatile çıkma, hastane, iyi bir eğitim, spor aktiviteleri, evlilik gibi şeyler için insanlar sermaye biriktirirler. Hatta insanlar arasında bazı günler için biriktirilen altın, gümüş, para için ortaya çıkan bir kavram bile var: Kötü gün dostu...

Sermayeyi insanların gözünde değerli kılan, ihtiyaç anındaki özel durumudur.

Binlerce işçi çalıştıran bir iş adamı da, dört kişilik bir aileye bakan bir ebeveynin de bir miktar sermayesi yani parası olması gerekir. Sermayen yoksa ne ev alabilirsin ne araba ne arsa...

Daire-i meşrûa' da kazanılan paradan hiçbir zarar gelmez. Aksine o para değerlidir, değer kazanır ve umulur ki, birçok yaraya ilaç gibi gelir, merhem olur.

Peki ahiret sermayesi nedir?

Ahiret sermayesi, insanın bu dünyada işlediği salih ameller, iman, güzel ahlak, ibadetler ve Allah rızası için yaptığı tüm hayırlı işlerin toplamıdır. Dünya hayatının sonunda sonsuz ahiret yurdunu kazanmak için biriktirilen bu değerler, ebedi mutluluğun yegâne kaynağı ve hesabı verilen yegâne yatırımdır. 

Ahiret Sermayesinin Temel Unsurları:

İman ve Takva: Kalpteki samimi inanç ve Allah korkusu ile yasaklardan sakınmak.

Salih Ameller: Allah'ın razı olduğu, insanlara faydalı her türlü iyi ve güzel iş.

İbadetler: Namaz, oruç, zekat gibi farz ve nafile ibadetler.

Güzel Ahlak: Dürüstlük, yardımseverlik, sabır ve adalet gibi ahlaki değerler.

Sadaka-i Cariye: Ölümden sonra da sevabı devam eden kalıcı hayırlar (okul, çeşme, ilim, hayırlı evlat). 

Özetle, insan dünyadaki kısıtlı ömrünü ve imkanlarını kullanarak bu ebedi sermayeyi oluşturur. Kur'an-ı Kerim'de, "Allâh'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasîbini unutma!" (el-Kasas, 77) ayetiyle bu denge vurgulanmıştır. 

Ayette farklı isimlerle adlandırılan nâsip ahiret sermayesini de kapsamaktadır. Yani dünyadan elini eteğini çekme, ancak ahiret için de bir birikim yapmayı ihmâl etme, mesajı verilmektedir bize.

Tebessüm etmekte bir sermayedir, insanları rahatsız edici bir taşı, dikeni yoldan kaldırmakta, bir yetimin saçını okşayıp, cebine harçlık koymakta, ilim ve irfân öğrenmek, öğrendikleriyle amel etmekte, insanlara iyilik yapıp sıkıntılarını gidermekte,

İmtihanlar karşısında gösterdiğin sabır ve mücadele de...

Say say bitmez...

Nasıl ki; maddî ihtiyaçların karşılanması birikim sonucu elde edilen para, altın, gümüş, döviz gibi bir sermayeyle mümkündür, ahireti kazanmakta manevî bir sermayeyi kazanmakla mümkündür. Bu sermayeyi biriktirmenin yolu sadece namaz kılıp oruç tutmakla sınırlandırılamayacak kadar çoktur ve bu da yaratıcının insanlara sunduğu bir lütuftur.

İnsan dünyalık için çalışıp didinmeden, ilmini geliştirmeden belli bir merhaleye gelemiyorsa, ahiret için herhangi bir sermayesi olmayanlar da ahiret yurdunda cenneti ve hiçbir güzelliği göremeyecekler. Hiçbir müslümana dünyalık sermayeniz olmasın, yemeyin, içmeyin demiyoruz, ancak geçici dünya için gösterdiğin; dışarda kalmamak, nâmerde muhtaç olmayacak, aç kalmayacak, günlük ihtiyaçlarını karşılayacak sermayeye önem atfettiğin gibi ahiret için de bir hurma çekirdeği kadar da olsa sermaye biriktir.

Ve sermayenin küçüğüne büyüğüne bakmadan semereni doldur. Unutma küçük görülen öyle hatalar vardır ki, insan o yüzden azap yolu cehenneme gider. Öyle küçük iyilik ve güzellikler de vardır ki sırf o sebepten iyilik, güzellik ve mükâfat yurdu cennete götürür.

Bu yazıyı okuyan güzel insan, sakın unutma!

Alıp verdiğimiz bir nefesin bile hakkını veremezken, bizi yaratan ahiret gününe eli boş gitmememiz için her türlü bahaneyi önümüze sunmuş, büyük küçük dememiş, yeterki gücün kadar çalış, demiştir. Bu kadar merhametli bir ilâhın emri kulak ardı edilebilir mi hiç?

Ûsülsüz vusûl olur mu hiç?

Sevgi, saygı, ve iyilik daima yoldaşın olsun.

~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."