SİLİFKE'DEN DÜNYAYA UZANAN BİR KALEM : MEHMET GÖKSELLİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Silifke’nin köklü kültürel mirasını edebiyatın penceresinden ele alan bu özel söyleşide, Editör-Yazar Mehmet Gökselli ile yazarlık ve editörlük yolculuğunun incelikleri konuşuluyor.

30 Eylül 2026 - 12:12
30 Eylül 2026 - 12:12 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 0  9
SİLİFKE'DEN DÜNYAYA UZANAN BİR KALEM : MEHMET GÖKSELLİ

Bazı şehirler vardır; tarihleriyle, kültürleriyle, insanlarıyla ve yüzyıllardır yaşattıkları gelenekleriyle yalnızca bir coğrafyayı değil, başlı başına bir hafızayı temsil eder. Silifke de bu şehirlerden biridir.

​Bu kadim ilçenin öz değerlerini, geleneklerini, göreneklerini ve kültürel mirasını edebiyatın penceresinden ele almak ise ayrı bir sorumluluk ister. Çünkü kültür, anlatılmadığı ve kayıt altına alınmadığı zamanla hafızalardan silinmeye mahkûmdur.

​İşte bu noktada Editör-Yazar Mehmet Gökselli ile gerçekleştirdiğimiz program, yalnızca bir söyleşi olmanın ötesine geçen, edebiyat ve kültür ekseninde önemli mesajların verildiği bir buluşmaya dönüştü.

​Programın moderatörlüğünü üstlenen Rüştü Aydın Hoca, Gökselli’ye yazarlığa nasıl başladığını, editörlüğe uzanan yolculuğunu, mesleki birikimini ve yayın dünyasındaki çalışmalarını sordu. Sohbet ilerledikçe konu, hazırlıkları süren yeni kitabına ve Silifke’nin sahip olduğu kültürel değerlere kadar uzandı.

​Gökselli’nin özgeçmişini, yani biyografisini anlatırken ortaya koyduğu tablo, bir insanın kendi alanında nasıl bir yolculuk gerçekleştirdiğini de gözler önüne serdi.

​Yazarlık…

​Kimi zaman bir merakla başlayan, kimi zaman yaşanmışlıkların kaleme alınmasıyla şekillenen ve zaman içerisinde ciddi bir birikime dönüşen uzun bir yolculuk.

​Editörlük ise…

​Yazılanı daha güçlü, daha anlaşılır ve daha nitelikli hâle getirme sorumluluğunu beraberinde getiren ayrı bir uzmanlık alanı.

​Program boyunca bu iki alanın Mehmet Gökselli’nin hayatındaki yeri ayrıntılarıyla konuşuldu.

​Ancak söyleşinin asıl dikkat çeken yönlerinden biri, bütün bu kişisel ve mesleki yolculuğun Silifke’nin kültürel kimliğiyle buluşturulmasıydı.

​Silifke’nin gelenekleri, görenekleri, öz değerleri ve toplumsal hafızası üzerine yapılan değerlendirmeler, yerel kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.

​Çünkü bugün bir toplumun sahip olduğu kültürel değerleri yarına taşımanın en güçlü yollarından biri, onları yazmak ve belgelemektir.

​Gökselli’nin hazırlamakta olduğu kitap da bu bakımdan ayrı bir önem taşıyor.

​Bir kitabın sayfaları arasında yalnızca kelimeler bulunmaz. Bazen bir şehrin geçmişi, bir ailenin hatırası, bir toplumun yaşam biçimi, bir geleneğin izleri ve bir neslin hikâyesi saklıdır.

​Bu nedenle Silifke üzerine yapılacak her nitelikli çalışma, aslında yalnızca bugünün okuruna değil, geleceğin araştırmacılarına da bırakılmış bir mirastır.

​Program sırasında Rüştü Aydın’ın, Mehmet Gökselli’nin ilerleyen süreçte uluslararası düzeyde önemli seviyelere ve statülere ulaşacağına dair güvenini dile getirmesi de dikkat çekiciydi.

​Aydın’ın, Gökselli’nin artık bu işin ehli isimlerinden biri olduğuna yönelik değerlendirmesi, programdaki karşılıklı güven ve mesleki dayanışmanın da bir yansımasıydı.

​Gökselli ise Rüştü Aydın’la böylesine güzel ve verimli bir program gerçekleştirmiş olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

​Söyleşide ayrıca, ortaya koyduğu biyografik yolculuğun ve çalışmalarının yalnızca yerel ölçekte kalmayacağı, Türkiye genelinde ve uluslararası alanda ses getirecek bir karşılık bulması hedefi de gündeme geldi.

​Bu hedefin gerçekleşmesinin yolu ise belli:

​Daha çok üretmek…

​Daha çok okumak…

​Daha nitelikli eserler ortaya koymak…

​Ve yerel değerleri evrensel bir anlatım diliyle buluşturmak.

​Çünkü dünyaya açılmanın yolu, önce kendi hikâyeni doğru anlatmaktan geçer.

​Silifke’nin hikâyesi de anlatılmayı fazlasıyla hak ediyor.

​Bugün Silifke’nin kültürel mirasını kaleme alan, araştıran, belgeleyen ve bunu edebiyatla buluşturan her çalışma, aslında bu toprakların hafızasına atılmış yeni bir imzadır.

​Mehmet Gökselli’nin yazarlık ve editörlük serüvenini de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

​Bir tarafta Silifke’nin köklü kültürü, diğer tarafta bu kültürü geleceğe taşıma iddiasındaki bir kalem…

​Bu iki unsur bir araya geldiğinde ortaya yalnızca bir kitap değil, bir kültür köprüsü çıkabilir.

​Yerelden ulusala, ulusaldan dünyaya…

​Belki de asıl mesele tam olarak budur.

​Bir şehrin hikâyesini kendi sınırlarından çıkarıp dünyanın anlayabileceği bir dille anlatabilmek.

​Mehmet Gökselli’nin önünde uzun bir yol var. Bu yolun bundan sonraki bölümünü hangi eserlerin, hangi çalışmaların ve hangi başarıların şekillendireceğini zaman gösterecek.

​Ancak bir gerçek şimdiden ortada:

​Silifke’nin değerlerini yazıya taşıyan her kalem, bu şehrin kültürel hafızasına katkı sunmaktadır.

​Ve unutulmamalıdır ki

​Bir şehrin sesi önce kendi insanının kaleminde yükselir, sonra ülkenin dört bir yanına, nihayetinde dünyaya ulaşır.

​Mehmet Gökselli’nin hikâyesi de belki tam olarak bu yolculuğun hikâyesidir:

​Silifke’den başlayan, Türkiye’ye uzanan ve dünyaya ulaşmayı hedefleyen bir kalemin hikâyesi…

Mehmet GÖKSELLİ 

Editör-Yazar-Yayın Kurulu Üyesi-Denetmen

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

MEHMET GÖKSELLİ Yazmayı, araştırmayı ve kelimeler aracılığıyla farklı hikâyeler anlatmayı seven bir editör ve yazarım. İçerik üretimi, metin düzenleme, araştırma ve özgün yazılar hazırlama alanlarında çalışmalar yürütüyorum. Dil bilgisi, anlatım bütünlüğü ve okuyucuya ulaşan etkili bir dil benim için yazının en önemli unsurları arasında yer alıyor. Her metinde hem doğru bilgiyi hem de güçlü bir anlatımı bir araya getirmeyi hedefliyorum.