HARFLER DEĞİŞTİ, BİR MİLLETİN GELECEĞİ AYDINLANDI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bugün elimizde tuttuğumuz bir kitabı, okuduğumuz bir şiiri, yazdığımız bir mektubu hangi harflerle kaleme alıyoruz?

8 Kasım 2026 - 14:19
8 Kasım 2026 - 14:19 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  11
HARFLER DEĞİŞTİ, BİR MİLLETİN GELECEĞİ AYDINLANDI

HARFLER DEĞİŞTİ, BİR MİLLETİN GELECEĞİ AYDINLANDI

Türk Harflerinin Kabulü – 1 Kasım 1928

Bir milletin tarihinde öyle günler vardır ki yalnızca takvim yapraklarında kalmaz, gelecek nesillerin hayatına yön verir. 1 Kasım 1928 de Türk milleti için böyle önemli bir dönüm noktasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte başlayan yenilik hareketlerinin önemli adımlarından biri, Türk harflerinin kabul edilmesiydi. Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde gerçekleştirilen Harf Devrimi ile Arap harfleri yerine Latin esaslı Türk alfabesi kabul edildi.

Bu değişim yalnızca harflerin değişmesi değildi. Okuma yazmanın yaygınlaştırılması, eğitim imkânlarının artırılması ve toplumun bilgiye daha kolay ulaşabilmesi için atılmış önemli bir adımdı.

Ardından Millet Mektepleri açıldı. Kadın, erkek, genç, yaşlı demeden herkesin yeni harfleri öğrenmesi için büyük bir eğitim seferberliği başlatıldı. Atatürk, kara tahta başına geçerek yeni harfleri bizzat anlattı. Çünkü biliyordu ki bir toplumun gelişmesi, eğitimle ve bilgiyle mümkündü.

Düşünelim… Bugün elimizde tuttuğumuz bir kitabı, okuduğumuz bir şiiri, yazdığımız bir mektubu hangi harflerle kaleme alıyoruz? Duygularımızı, düşüncelerimizi, hayallerimizi hangi harflerle geleceğe taşıyoruz?

Belki de çoğu zaman kullandığımız harflerin ardında nasıl büyük bir tarihî değişim olduğunu düşünmeden yazıp okuyoruz.

Oysa her harfin bir hikâyesi, her kelimenin bir anlamı, her cümlenin geleceğe bırakılan bir izi vardır.

Harf Devrimi, geçmişle bağlarımızı koparmak değil, yeni bir eğitim ve kültür yolculuğuna adım atmaktı. Bugün bize düşen ise okumak, öğrenmek, araştırmak ve dilimizin zenginliğini koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır.

Unutmayalım ki bir milletin kalemi susarsa düşünceleri de sessizleşir. Okuyan, yazan ve sorgulayan nesiller ise geleceğin en güçlü teminatıdır.

Bir harf bazen bir kelimeyi, bir kelime bazen bir düşünceyi, bir düşünce ise bir milletin geleceğini değiştirir.

1 Kasım 1928 Harf Devrimi'nin tarihimizdeki yerini saygıyla hatırlıyor, okumanın ve yazmanın aydınlattığı yarınlara inanıyoruz.

Ayşe Küçükışık

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.