YEŞİL SARMALYA'NIN SIRRI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Melahat, vahşi bir alanı kendi elleriyle dönüştürerek kasabaya kazandırdığı Yeşil Sarmalya ile doğaya verilen emeğin karşılığını gözler önüne serer. Kızı Leyla ise ilk başta yadırgadığı bu doğa cennetinin yıllar içinde herkesin huzur bulduğu ortak bir buluşma noktasına dönüşmesini gururla izler.

6 Kasım 2026 - 08:09
6 Kasım 2026 - 08:09 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  2
YEŞİL SARMALYA'NIN SIRRI
Melahat'in büyük bir emekle vahşi doğadan kasabaya kazandırdığı Yeşil Sarmalya, zamanla herkesin huzur bulduğu eşsiz bir kültür alanı haline gelmiştir. Kızı Leyla ve çevresindekiler, bu yeşil cennetin değişimine tanıklık ederek doğaya verilen değerin meyvelerini birlikte toplamaktadır.

Yeşil Sarmalya'nın Sırrı

Sık otların ve yaşlı ağaçların arasından yürürken içimden sessizce homurdanıyordum. Adım attıkça üzerime çalılıklar sürünüyor, üstüm başım dal parçalarıyla doluyordu. Yanımda yürüyen anneme dönerek hoşnutsuz bir ses tonuyla söylendim:

"Anne, ne işimiz var bizim burada? Üstümüz başımız yaprak doldu, berbat olmaktan başka neye yarıyor burası?"

Annem Melahat, elindeki küçük budama makasını dikkatlice çantasına koydu. Sakin ve kendinden emin bir ses tonuyla bana cevap verdi:

"Leyla, doğaya kıymet ver kızım. Burası sıradan bir yer değil, biraz etrafına dikkatli bak."

Ben açıkçası bu vahşi yeri pek sevmezdim. Onun yerine evimizin önündeki o düzenli ve tertemiz bahçede vakit geçirmeyi tercih ederdim. Fakat Melahat için durum çok farklıydı; o, bu arazinin en küçük kelebeğinde bile ayrı bir güzellik ve mana bulurdu. Günlerden bir gün, kafasına koyduğu fikri hayata geçirmek için belediyeye gitti ve yetkililerle bizzat görüştü. Buranın doğal haliyle korunarak tropikal bir park olmasını, insanların gelip burayı rahatça gezebilmesini istediğini onlara uzun uzun anlattı. Buranın hem bir tatil sığınağı hem de botanik bir bahçe olabileceğini savunarak sonunda inat etti ve başardı. Kendi çabalarıyla burayı kasabanın tam kalbinde yaşayan bir kültür alanına dönüştürdü.

Bu değişimin değerini en net, kasabanın meydanındaki ahşap bankta oturup yaprak sarması yediğimiz an anlamıştım. O sırada mahalleden komşumuz Kasım yanımıza kadar gelip gülümseyerek sordu:

"Melahat, buralar muazzam bir yere dönüştü. Nasıl başardın bu kadar insanı buraya çekmeyi, hayran kalmamak elde değil?"

Melahat, ellerini dizine koyup memnuniyetle karşılık verdi:

"Kasım, insan emek vermeden hiçbir şey elde edemiyor. Burayı kendi ellerimle tasarladım, her bir köşesiyle tek tek ilgilendim."

Kasım amca başını hak verir gibi salladı ve onayladı:

"Çok haklısın valla. İnsan çalıştıktan, gayret gösterdikten sonra emeğinin karşılığını alır zaten. Senin döktüğün alın teri de boşa gitmedi, kasabamıza çok güzel bir miras bıraktın."

O sırada küçük kardeşim Kerem koşarak yanımıza geldi ve nefes nefese konuştu:

"Abla, baksana burası artık ne kadar güzel bir yer oldu. Neden kızıyordun ki buralara?"

Ona hafifçe gülümseyerek cevap verdim:

"Buralar ilk başta bana sadece diken ve çöp yığını gibi geliyordu Kerem, nereden bileyim böyle harika bir yere dönüşeceğini."

Melahat bize şefkatli gözlerle bakıp söze katıldı:

"Çocuklar, unutmayın ki doğaya ve toprağa emek verirseniz, o da size eninde sonunda çok güzel bir karşılık verir. Yeter ki korumayı ve değer bilmeyi öğrenin."

Kasım da bu sözleri başıyla onaylayarak destekledi:

– "Doğru söylüyorsun Melahat, çalışan ve üreten insanın izi her zaman kalır."

Aradan geçen uzun yıllar boyunca harcanan bu emek kasabada hiç unutulmadı. Artık Yeşil Sarmalya, sadece yabani bir bitki örtüsü değil; herkesin gelip huzur bulduğu, doğayla baş başa kaldığı ortak bir buluşma noktası haline geldi. Günün her saati burayı ziyaret eden insanlar, bu yeşil cennetin tadını çıkarıyor ve annemin yıllar önce gösterdiği sabrın ne kadar haklı olduğunu her adımda bir kez daha görüyor.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2020 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.