KALEMLER YARIŞMAK İÇİN DEĞİL, İZ BIRAKMAK İÇİNDİR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

edebiyat, kimin daha çok okunduğunun değil, kimin hangi yüreğe dokunabildiğinin de hikâyesidir.

4 Kasım 2026 - 06:31
4 Kasım 2026 - 06:31 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  3
KALEMLER YARIŞMAK İÇİN DEĞİL, İZ BIRAKMAK İÇİNDİR

KALEMLER YARIŞMAK İÇİN DEĞİL, İZ BIRAKMAK İÇİNDİR

Edebiyat, yalnızca kelimeleri yan yana getirerek cümleler kurmak değildir. Bazen bir insanın yüreğine dokunmak, bazen hiç tanımadığımız birinin hayatına ışık tutmak, bazen de yıllardır içimizde sakladığımız duyguları bir başkasının satırlarında bulmaktır.

Her yazarın kendine özgü bir anlatımı, kendine ait bir dünyası ve kelimelerle kurduğu farklı bir bağı vardır. Kimi yaşanmışlıklarını anlatır, kimi hayallerini kaleme alır, kimi de toplumun görmezden geldiği gerçekleri satırlarına taşır. Fakat bütün bu farklılıkların buluştuğu ortak bir nokta vardır: Yazma tutkusu.

Ne yazık ki edebiyat dünyasında zaman zaman dayanışmanın yerini rekabet, takdirin yerini kıskançlık, dostluğun yerini ise görünmez yarışlar alabiliyor. Bir başka yazarın başarısını kendi başarısızlığımız gibi görmek, onun yükselişinden rahatsız olmak, emeğini küçümsemek ne kazandırır bize?

Unutulmamalıdır ki bir yazarın başarısı, başka bir yazarın başarısızlığı değildir. Bir kalemin parlaması, diğer kalemlerin ışığını söndürmez. Herkesin anlatacak bir hikâyesi, söyleyecek bir sözü ve bırakacağı kendine özgü bir izi vardır.

Üstelik her yazar aynı imkânlara sahip değildir. Kimi eserini yayımlatabilmek için yıllarca mücadele eder, kimi okunabilmek için sesini duyurmaya çalışır. Kimi ekonomik imkânsızlıklarla boğuşur, kimi de yazdıklarını paylaşabileceği bir alan bulmakta zorlanır. Bütün bu zorlukların içinde bir de birbirimizin önüne engeller koyarsak edebiyata nasıl katkı sağlayabiliriz?

Oysa bir yazarın diğerine uzattığı destek eli, bazen yıllarca süren bir umudun yeniden yeşermesini sağlayabilir. Bir güzel söz, bir paylaşım, bir okuma ve samimi bir takdir, tahmin ettiğimizden çok daha büyük anlamlar taşıyabilir.

Edebiyatın gelişmesi için farklı seslere, farklı düşüncelere ve farklı kalemlere ihtiyacımız var. Herkesin aynı şekilde yazması, aynı konuları işlemesi veya aynı duyguları anlatması gerekmiyor. Asıl zenginlik, farklılıklarımızla birbirimizi tamamlayabilmekte.

Unutmayalım ki bizler yalnızca kendi eserlerimizi tanıtmak için değil, kelimelerin değerini yaşatmak için de yazıyoruz. Birbirimizin başarısını kutlayabilmek, eksiklerimizi kırmadan dile getirebilmek ve gerektiğinde birbirimize yol gösterebilmek de yazarlığın bir parçasıdır.

Belki de yıllar sonra isimlerimizin kaç kişi tarafından hatırlanacağını bilemeyeceğiz. Ancak yazdığımız bir cümlenin, dokunduğumuz bir yüreğin ve destek olduğumuz bir insanın hayatında nasıl bir iz bıraktığını asla önceden kestiremeyiz.

Çünkü edebiyat, kimin daha çok okunduğunun değil, kimin hangi yüreğe dokunabildiğinin de hikâyesidir.

Kalemlerimizi birbirimize karşı değil, hayatın güzelliklerini, gerçeklerini ve insanlığın ortak duygularını anlatmak için kullanalım.

Unutmayalım; aynı gökyüzünün altında parlayan yıldızlar birbirlerinin ışığını çalmaz.

Kalemler yarışmak için değil, iz bırakmak içindir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.