GURBETTEN NOTLAR-2

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Acıların ve ızdırap dolu ayrılıkların sınadığı bir garip yolcuyum ben!

4 Kasım 2026 - 06:10
4 Kasım 2026 - 06:10 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  5
GURBETTEN NOTLAR-2
Ben böyle bir hayatın kitabını yazdım. Adına da...

"42'sine merdiven dayanan ömrümün hemen hemen yarısı gurbette geçti...

Çok yollar, yolculuklar ve yolcular gördüm...

Şehrimden, evimden, eşimden, anne babamdan, kardeşlerimden ayrıldığım her vakit sevgili Peygâmberimiz(asm) aklıma düştü ve ben de O'nun aciz, fakir ve zayıf bir ümmeti olarak;

"Ya Resulullah!

Bu şehrin insanları bana huzur vermiyor, bu şehir bana ızdırap veriyor. Ben de senin gibi kalabalıklar arasında yapayalnız kaldım, yardımsız kaldım. Benim de kolum, kanadım kırıldı ey Allah'ın Resulü!

Ben de senin gibi hicret ediyorum memleketimden" diyerek yola revân oldum.

Her yolculukta yüreğimle beraber birer parçamı bıraktım geride...

Birçok insan tanıdım bu ahir ömrümde, kimini öz kardeşim gibi sevdim, kimine de düşman gibi mesafe koydum.

Dünyayı ve içindeki yaratıkları tanımak çokta zor olmadı.

Ben dünyayı sadece satır aralarında okuyarak değil bizzat hayatın içinde yaşayarak öğrendim.

Özellikle gurbette gündüz içimde biriktirdiğim dertlerimi geceye nasıl kustuğumu, secde izini gözyaşlarıyla nasıl ıslattığımı bir Yolun Sahibi bilir bir de ben!

Hüzün sardığında tüm benliğimi, sadece bir ayetin sıcaklığı dokundu yaralı yüreğime;

"Lâ Tahzen!

İnnellahe meâna."

Korkma,tasalanma, Allah bizimledir.

Savaşmayı tek başına kalınca cebren öğreniyor insan.

Dost kimdir düşman kime denir, zor gününde öğreniyorsun.

Öyle ıssız geceleriniz olacak ki, tek yoldaşınız, sırdaşınız, sığınağınız bir kalem ve kağıt olacak!

Hasta yatağında bir tas sıcak çorbaya hasret kaldığında anlıyorsun yalnızlığın derin sancısını.

Edebi edepsizden, tasarrufu savurganlardan, merhameti kırıp dökenlerden, susmayı sivri dilleriyle gönül yıkanlardan öğrendim.

Kaç defa "Üzülmeyin, merak etmeyin, her şey güzel olacak. Bu kötü gidişlerin güzel dönüşleri de olacak elbette" diyerek iknâ etmeye çalıştığım insanları anarak uykularımdan fırladığım gecelerin sayısını, seher vakitlerinde ağlaya ağlaya onlar için nasıl duâ duâ inlediğimi bir Yolun Sahibi bilir, bir ben!

Acıların ve ızdırap dolu ayrılıkların sınadığı bir garip yolcuyum ben!

Saçlarıma düşen her beyaz telin şahidi geçen yıllar, gelip geçtiğim bu yollar!

Her acı, her ayrılık bana tecrübeyi, dayanma gücünü, sabır ve mücâdele ruhunu diri tutmayı öğretti.

Çektiğim onca çilenin,onca acının ardından gelen acılara  yer kalmadı yüreğimde. Narkoz yemiş bir hasta gibi artık hiçbir şey hissetmiyorum. Bana şifa olacak diye kendi öz irademle hayatıma kattığım, büyük anlamlar yüklediğim, el üstünde tuttuğum ve ne yazık ki, hayatımı zehir  zemberek eden zavallı insanlardan nefret bile etmiyorum artık!

Dikenli yollardan çok geçtim. Gül aşkına bu zor patikalarda yürümek neymiş, gel de bana sor.

Kazanmak kadar kaybetmekte var bu diyarlarda.

Vuslât kadar hicrânda vardır bu yollarda!

Bazı şeyleri zamanla öğreneceksin.

Bazı savaşları tek başına vermen gerekecek, yaşayınca göreceksin.

Bazı seferlerden zafersiz döneceksin!

Bazı hayallerin suya düşecek, defalarca hayal kırıklıkları yaşayacaksın. 

Bir kanadını mutlaka kıracaklar, tek kanatla hayata tutunmak için çırpınmak neymiş, zamanla anlayacaksın!

Bazen gitmen gereken yerde mıhlanıp kalacaksın. 

Bazen kalman gereken yerden sürgün yiyeceksin!

Hayat birçok şeyi zamanla öğretecek...

Ben öğrendiklerimi, gördüklerimin, duyduklarımın ağırlığıyla yaşıyorum bir mucize eseri olarak...

Taş olsa sırtını dayama ona, nihayet o da bir gün çatlar,

Bu da son söz olsun 42 yılın nasihati olarak!"

~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍🏻

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."