FİKRİN AYDINLIK ELEMİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

En güvendiğimiz en yakınlarımızdan gördüğümüz büyük hayal kırıklıkları ve yanlış meslek seçimleriyle yiten yıllar, insanın ruhunda derin yaralar açarak hayatı acı bir tecrübeye dönüştürür. Yaşanan bu onca haksızlığa ve yitirilen zamana rağmen, içteki fırtınayı dindirecek tek sığınak kâğıda dökülen kelimelerdir; çünkü hiçbir insana körü körüne güvenmemek ruhu korumanın yegâne yoludur.

4 Kasım 2026 - 06:01
4 Kasım 2026 - 06:01 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  8
FİKRİN AYDINLIK ELEMİ
En yakınlarımızdan gördüğümüz derin hayal kırıklıkları ve yanlış tercihlerin getirdiği yitik yıllar ruhumuzda silinmez izler bırakır Yaşanan onca acıya rağmen içimizdeki fırtınayı dindiren tek sığınak kâğıda dökülen kelimelerdir

 Fikrin Aydınlık Elemi

İnsan çocukluk yıllarından itibaren evde ve sokakta hep aynı tembihi dinler; dışarıdaki yabancılardan, hayatın gizli tehlikelerinden sakınmak gerekir derler. Oysa insan biraz büyüyüp hayatın sarp yollarında yürüdükçe anlar ki asıl fırtına dışarıda kopmaz. Asıl yıkım, en güvenli bildiğimiz evin içinde, canımızın en yandığı yerdedir. Dışarıdaki insan yabancılığını bilir, mesafesini korur ve insana o kadar zarar vermez. Asıl derin yara içeriden, en yakınımızdan, güvendiğimiz dağlardan gelir. Çocuksu bir safiyetle bağlanılan o insanlar, zamanla bütün geleceği ve hayalleri altüst edebilir.

Hayatın mecburiyetleri insanı istemediği yollara sürükler. Yanlış bir meslek seçimi, bütün bir ömrün başka bir pencereden akmasına sebep olur. Tahta başında ders anlatırken ya da kâğıda bir şeyler çizerken akıl hep uzaktaki o yarım kalan düşlerdedir. Sevdaya uzaktan bakmak, giden zamana, dökülen gözyaşlarına yanmak insanın içini yakar. Çevrenin o insana öylesine güvenmesi, sonra da her şeyin boşa çıkması yürekteki acıyı daha da büyütür.

Eski hikmetlerde de anlatıldığı gibi, insanın başına gelen en ağır imtihan en yakınından gördüğü vefasızlıktır. İnsan kendi canından saydığının hilesiyle sınandığında gökyüzü daralır, yeryüzü ayaklarının altından kayar gibi olur. Güvenin ve sevginin aşırısı en nihayetinde derin bir yokluk getirir.

İşte bu noktada devreye fikrin aydınlık elemi girer. Yaşanan onca acı, dökülen gözyaşları ve yitirilen zaman başka türlü nasıl anlam bulur?

Kâğıda dökülen kelimeler, insanın içindeki fırtınayı dindiren tek sığınaktır. Hayatın bu yorucu döngüsünde her şeyin bir bedeli vardır lakin en ağır bedel yanlış insana duyulan körü körüne güvendir.

Bugün geriye dönüp bakıldığında anlaşılan tek bir gerçek vardır: Kimseye, hangi yakınlığı taşırsa taşırsın tamamen teslim olmamak gerekir. İnsan kendi ruhunu, ancak bu acı tecrübelerden ders çıkararak koruyabilir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2020 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.