YEŞİM GÖĞÜN ALTINDA BALIĞIN HATIRLADIĞI İSİM

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bazı insanlar ejderha olmaz bazıları sadece hatırlanmayı balıklara bırakır.  

4 Kasım 2026 - 06:21
4 Kasım 2026 - 06:21 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  8
YEŞİM GÖĞÜN ALTINDA BALIĞIN HATIRLADIĞI İSİM

Göğün henüz mühürlenmediği, ejderhaların dağlarla konuştuğu eski çağlarda Zhongyuan topraklarının ortasında Li Nehri akardı. Bu nehir sıradan bir su değildi balıklarının pullarında anılar, akıntısında dualar taşırdı. Rivayete göre nehir kurursa önce balıklar susar, sonra insanlar unutmayı öğrenir yaşlılar çocuklara fısıldardı. 

Bir ejderha kaybolursa, önce bir balık adını unutur. Wei, Li Nehri kıyısında doğmuş babası imparatorluk arşivlerinde yazıcı annesi ise tapınakta tütsü yakar, konuşmaktan çok dinlerdi. Wei çocukken balıklarla konuştuğunu sanır nehre eğilir, suyun içindeki gölgelerle fısıldaşırdı.

“Beni duyuyor musunuz?" derdi.

Balıklar kaçmazdı. Sadece daha derine inerlerdi. O yıl nehir çekildi çamurda kalan balıklar sessizce ölmedi gözleri açıktı, sanki bir şey bekliyordu. Pirinç tarlaları çatladı, rüzgâr tozu dua gibi savurdu. İmparator bilginleri saraya çağırdı. Kehanet kemikleri yakıldı. En yaşlı bilge titrek bir sesle konuştu. Ejderhanın adı unutuldu. Saray sustu çünkü ejderhanın adını hatırlamak, bir insanın hayatından bir şeyi silerdi. Wei çağrıldığında babası başını eğdi.

 "Gitmek zorunda değilsin." dedi.

Wei cevap verdi: "Eğer kimse gitmezse, nehir de dönmez."

Yola çıkmadan önce annesi ona çatlak bir yeşim balık verdi.

"Bu," dedi, "unutulanı hatırlar."

Göğün Arşiv Tapınağı, bulutların altında bir dağın içine oyulmuş merdivenler yukarı değil, içeri doğru gider her adımda Wei bir anısını kaybetti çocukluğundaki kahkaha, evlerinin kokusu, babasının sesi. Ama balık cebinde soğuk ve canlı. Tapınakta taşlara kazınmış binlerce isim vardı, bazıları silinmişti. Ortadaki boşluk, suskun bir ağız gibi.

O an su damlamaya başladı duvarlardan değil, havadan Li Nehri’nin ejderhası ortaya çıktı pulları yeşim renginde, gözleri susuzdu. 

"Kim beni çağırdı?" dedi.

Wei diz çöktü. "Kimse," dedi "ama dünya seni unutmamalı."

Ejderha acı bir sesle güldü. "İnsanlar yağmuru ister." dedi, "ama adımı değil."

Wei cebinden yeşim balığını çıkardı ve balık titreşti. "Bu balık seni hatırlıyor." dedi Wei. "Ama ben yazmazsam o da susacak."

Ejderha yaklaştı. "Bedeli biliyor musun?"

Wei başını kaldırdı: "hatırlamamak." dedi.

Duvara yaklaştı mürekkep yok, parmaklarını taşa bastı kan aktı ilk harfi yazdığında annesinin yüzü silindi. İkinci harfte babasının adı kayboldu, üçüncüde kendi sesi sustu, son harfi yazarken yeşim balık çatladı ve içinden su aktı Ejderha göğe yükseldi.

Yağmur Zhongyuan’a döndü nehir doldu, balıklar canlandı Wei yere düştü gözleri açıktı ama kim olduğunu bilmiyordu. Yıllar sonra Li Nehri kıyısında sessiz bir adam yaşadı konuşmaz balıklara bakan çocuklar sorar.

"Sen kimsin?" Adam cevap vermez ve nehir her yıl taşar, yağmur zamanında yağardı çünkü bazı insanlar ejderha olmaz bazıları sadece hatırlanmayı balıklara bırakır.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Nurhan Habibe 1994 yılında İzmir’de doğan yazar aslen Çerkes kökenlidir. Şiirin, kendisi için hayatın anlamını, doğanın güzelliklerini ve insan ruhunun derinliklerini keşfetme yolculuğu olduğunu söyleyen Nurhan Habibe'nin kitapları, bu yolculuğun bir parçası olarak sizlerle buluşuyor. Bu kitap, İzmir’in sıcak sokaklarında büyüyüp Antalya’nın huzur dolu doğasında ilham alarak kaleme aldığı mısralardan oluşuyor. Her bir dize, göl kenarında saklı kalan duyguların, anıların ve hayallerin bir yansıması.Hikayelerinde doğanın büyüsünü, insan ilişkilerinin karmaşasını ve içsel çatışmalarını keşfederken, okuyucuları da bu yolculuğa davet ediyor. Kelimeleri ile dokuduğu imgeler, okurları kendi göl kenarına götürmeyi amaçlıyor. Her bir mısra, bir duyguyu, bir anıyı ya da bir hayali saklıyor.