HAYATIN EN AĞIR YÜKÜ "BİRKAÇ PARÇA EŞYA "

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Anne, bu valiz sayesinde bacak kası yaptım ama artık tatil dönüşü değil, göçüyoruz sanırım.

5 Kasım 2026 - 10:23
5 Kasım 2026 - 10:23 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  3
HAYATIN EN AĞIR YÜKÜ  "BİRKAÇ PARÇA EŞYA "

          HAYATIN EN AĞIR YÜKÜ                                 "Birkaç Parça Eşya"

​Berk, üç günlük bir Ege tatili için evden çıkacaktı. Normal bir insan için üç gün ne demekti? Bir sırt çantası, en fazla orta boy bir bavul. Ama Berk'in annesi için "üç gün," doğa şartlarının ne olacağının bilinmediği, kıyamet senaryolarına hazırlık dönemiydi.

​Berk , havalimanına gitmek üzere taksiye bindiğinde, valizini bagaja yerleştirmeye çalışan şoförün belinden gelen o "çıt" sesini arabanın içerisinden bile duydu.

​Şoför ter içinde doğrularak. 

Kardeşim, bunda ne var? Uranyum falan mı taşıyorsun? İçinde balık istifi insan var sanki!

​Berk utançla gülümseyerek 

" yok abi, annemin ‘ne olur ne olmaz’ kiti dedi ."

​Otel odasına varıp fermuarı açtığında karşılaştığı manzara bir arkeolojik kazı gibiydi.

​3 çift terlik. Biri oda için, biri balkon için, biri de "havuz kenarında havalı yürümek" için.

​12 adet tişört. Hava sıcaklığının 30 derece olacağı bilinmesine rağmen, "Akşam belki Antarktika'dan ayaz vurur" ihtimaline karşı üçü kalın kazaktı.

​Acil durum eczanesi. Bir eczanede bulunmayan ilaçlar, sargı bezleri, karbonatlı sular ve annesinin eliyle ördüğü "gönül rahatlığı" bandajları.

​Konserve kolisini andıran yiyecek zulası. "Otel yemekleri temiz midir oğlum?" paranoyasıyla yerleştirilmiş beş kangal sucuk ve vakumlu peynirler. Tabiki nerde ne zaman kullanılacakları üzerine yazılmıştı. 

​Berk, tatil boyunca denize girmek yerine, valizdeki kazakları giyip balkonda donmamaya çalıştı çünkü yanına aldığı yazlık kıyafetler, o kadar eşyanın altında kıymalı pide gibi ezilip kağıt helva kıvamına gelmişti.

​Tatil dönüşü havalimanında tartıya konan o zavallı valiz, sınırları zorlayıp ek ücret ödemesine sebep olduğunda Berk telefonunu çıkartıp annesini arayarak. 

 "Anne, bu valiz sayesinde bacak kası yaptım ama artık tatil dönüşü değil, göçüyoruz sanırım."

​Annesinin cevabı ise her zamanki gibi netti. 

 "Kızma oğlum, güneşte kurusun diye iki tane de fazladan havlu koymuştum, o kadar lazım olmuştur!"

              DİLEK SARIKAYA

Menajer :ilayda Can & Dilara sarıkaya

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow