İYİLİK

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İyilik, insanın sahip olduğu makamlarla ya da unvanlarla değil, başkalarının hayatında ve kalbinde bıraktığı izlerle ölçülür. Zaman geçer, görevler değişir; geriye nasıl bir insan olarak hatırlandığımız kalır. Peki, bu dünyadan geçerken ardımızda nasıl bir iz bırakıyoruz?

6 Kasım 2026 - 07:39
6 Kasım 2026 - 07:39 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  3
İYİLİK

İYİLİK

İnsan, ardında bıraktığı güzel izlerle hatırlanır...

Uzun bir aradan sonra eşimle çıktığımız yurt dışı seyahatinde, uçak binlerce fit yükseklikte, bulutların üzerinde süzülürken pencereden dışarıyı izliyorum. Birbirinden farklı düşünceler gelip geçiyor zihnimden. Havalimanında satın aldığım Tolstoy'un "İtiraf" adlı kitabının da etkisiyle kendimi bir hayat muhasebesinin içinde buluyorum.

İnsan olmanın anlamından yaşamaya geliş amacımıza, bugüne kadar hayatımıza neler sığdırabildiğimizden hangi sınavlardan geçtiğimize kadar pek çok şeyi sorguluyorum. Ve bana uzun gelen bu yolculuğun sonunda, yaşamın da aslında başlı başına bir yolculuk olduğunu fark ediyorum.

Hayat, sanki her fırsatta bize anı yaşamamız gerektiğini hatırlatıyor. Ne sanıldığı kadar uzun ne de düşündüğümüz kadar kısa... Ertelemeye gelmiyor elbette. Ancak arkamızdan biri kovalıyormuşçasına telaş içinde yaşamak da doğru değil. Burada da denge giriyor devreye. Bazen gaza basmak, bazen de frene basmayı bilmek gerekiyor. Bir dakika deyip durmak, düşünmek, kendimize ve hayatımıza dışarıdan bakabilmek...

Ne hayatı fazlasıyla hafife almak ne de her şeyi gereğinden fazla irdelemek gerekiyor. Belki de yaşamın sırrı, bu ikisi arasındaki dengeyi kurabilmekte saklı.

Ben, yaşama geliş amacımızın iyi bir insan olmak olduğuna inanıyorum.

İyilik göreceli bir kavram gibi görünse de dürüstlük, vicdan, merhamet, saygı ve sevgi gibi bütün insanlığın ortak değerleri var. Bana göre insanın bu hayattaki en büyük başarısı da bu değerleri yaşamının merkezine koyabilmesi.

Havalimanında eşimin geçmişte birlikte çalıştığı arkadaşlarıyla karşılaştığımızda yaşadığım bir an, bu düşüncemi daha da pekiştirdi. Doktorundan özel kalem memuruna, çay ocağında çalışan personelden büro çalışanlarına ve güvenlik görevlilerine kadar karşılaştığımız herkesin eşim için söylediği tek bir şey vardı:

"Eşiniz çok iyi bir insan. O yüzden onu çok seviyoruz."

Bunu söylerken gözlerinin içindeki mutluluğu, yüzlerindeki samimiyeti görmek benim için tarifsizdi. İşte o an bir kez daha düşündüm:

"İyilik tam da buydu!"

Bir insanın makamıyla, unvanıyla ya da sahip olduklarıyla değil, insanların kalbinde bıraktığı izlerle değer kazanmasıydı. Aradan zaman geçse, yollar ayrılsa, görevler ve makamlar değişse bile sevgiyle hatırlanmasıydı.

İnsan, aslında ardında bıraktığı güzel izlerden ibaretti biraz da...

Bunun için insan, doğru bildiği ilkelerden vazgeçmemeli. Dürüstlüğü elden bırakmamalı, yalan söylememeli, saygıyı ve sevgiyi hayatından eksik etmemeli. İnandığı değerleri gerektiğinde tüm zorluklara rağmen savunabilmeli. Makamların, mevkilerin ve sahip olunan güçlerin geçici olduğunu unutmamalı.

Çünkü günün sonunda geriye ne unvanlarımız ne de sahip olduğumuz makamlar kalacak. Geriye, insanların kalbinde nasıl bir yer edindiğimiz kalacak.

Siz iyi olun, gerisi zaten gelir...

Kötülerin kazandığına inanmayın. Çünkü buna inandığınız gün, iyilikten vazgeçmeye başlarsınız. Önce içinizde küçük bir yer kaplayan kötülük, zamanla büyür ve farkına bile varmadan sizi esir alır.

Sonrası mı?

Ona da siz karar verin...

Ben yine de iyiliğin kazanacağına inananlardanım. Çünkü insanın bu dünyada bırakabileceği en güzel miras, bir başkasının yüreğinde bıraktığı güzel duygulardır.

Ve belki de bütün mesele, bu dünyadan geçerken "İyi ki tanımışım." dedirtebilen bir insan olabilmektir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Özgür URTEKİN 1974 yılinda doğdum.Yazmak benim için bir yaşam biçimi.Bu güne kadar yayınlanmış "Yıllar Sonra ""Tesadüf Diye Bir Şey Yok "ve"Şehrin Karşı Kıyısı "adlı üç kitabım var.Romantik tarzda kitaplar ve şiir yazmayı çok seviyorum.Küçük yaşlardan beri okumaya olan tutkum zamanla beni yazmaya yönlendirdi.Otuz yıl maliye teşkilatına hizmet verdikten sonra geçen yıl emekli oldum.Gezmeyi ve yeni yerler görmeyi çok seviyorum.Eşim ve kızlarımla dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğunu düşündüğüm İstanbulda yaşıyorum.