Sevgililer günü : Aşkın Son Kullanma Tarihi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
13 Şubat 2025 - 23:50
 1  780
Sevgililer günü : Aşkın Son Kullanma Tarihi

Günlerden, aşkın en çok tüketildiği gün… Kimileri için romantizmin doruk noktası, kimileri için pahalı hediyelerin havada uçuştuğu, restoran rezervasyonlarının haftalar öncesinden dolduğu, çiçek fiyatlarının fırladığı, “tek taş” baskısının tavan yaptığı o muhteşem gün. Sevgililer Günü. Ya da şöyle diyelim: Yüzüne bir gün sonrasında bakılmayacak çiçeklerin, köşeye atılacak peluş ayıcıkların, balonların hüzünle söndüğü gün. Bir nevi aşkın son kullanma tarihi…

Ama bir duralım. Bu Sevgililer Günü dediğimiz olayın arkasında ne var? Çünkü işin içine kapitalizm girince, insan ister istemez “Bu romantizm biraz fazla ticari kokmuyor mu?” diye düşünmeden edemiyor.

Efendim, hikâye bizi 3. yüzyıl Roma’sına götürüyor. İmparator II. Claudius, askerlere “Siz savaşacaksınız, evlenmek yasak” diyerek aşkı yasaklıyor. Ama o dönemde Valentin adında bir adam var, ki kendisi bildiğiniz düğün organizatörü gibi gizli gizli nikâh kıyıyor. Ve ne oluyor? Tabii ki yakalanıyor ve idam ediliyor. Rivayete göre ölmeden önce gardiyanın kızına yazdığı mektubu “Senin Valentin’in” diye imzalıyor. İşte buradan yola çıkarak, bugün her yıl 14 Şubat’ta milyonlarca kişi “Aşkım, seni çok seviyorum” notları yazıyor. Ne diyelim, romantik mi trajik mi sen karar ver.

Ama işin bir de günümüz versiyonu var. Filmimizi biraz ileri saralım… Şubat ayının ilk günleri. Mağazalar kırmızı kalplerle dolmuş, her köşe başında “Sevgilini bul, %50 indirim” kampanyaları var. Bekârlar için bir nebze psikolojik savaş alanı, sevgililer içinse “Bu yıl daha büyük ne yapabiliriz?” telaşı. Sevgililer Günü’nü kutlamamak artık bir ilişki problemi sebebi bile olabilir. O gün sosyal medya, aşk ve ihtişam gösterisinin açık hava sahnesine dönüşür. “Biz çok mutluyuz” pozları, dev çiçek buketleri, yıldızlı restoranlarda akşam yemekleri… Ama biz bu filmin perde arkasını bilmiyor muyuz? Öncesinde kaç kişinin “Ne alacağım?”, “Ya o bana daha pahalı bir şey alırsa?”, “Geçen yıl daha iyisini yapmıştım, bu yıl batıyorum!” paniği yaşadığını?

Ve sonra… 15 Şubat sabahı. Gerçeklik çöküyor. Balonlar sönmeye, çiçekler solmaya başlıyor. O büyük kutlamalar, “şov bitti” havasına bürünüyor. Kapitalizm bir sonraki özel gün kampanyasına hazırlanırken, insanlar yeniden günlük hayatlarına dönüyor.

Sonuç mu? Belki de mesele, sevgiyi bir güne sıkıştırmaya çalışmamak. Şubat’ın ortasında, kapitalizmin gölgesinde romantizm kasmaktansa, sevgiyi zamansız yaşamak… Hem Valentin’in ruhuna da daha çok yakışırdı, değil mi?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sude Arslan Sosyal Çalışmacı - Köşe Yazarı