BİR KIZ ÇOCUĞUNU KORUMAK DEĞİL , GÜÇLENDİRMEK... …

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Sevdiye Yeşil Dezcan ve Ali Dezcan'ın "Aman Kızım" adlı eserinin tanıtım yazısıdır.

21 Ağustos 2026 - 07:09
21 Ağustos 2026 - 07:09 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 0  85
BİR KIZ ÇOCUĞUNU KORUMAK DEĞİL , GÜÇLENDİRMEK... …

Bir Kız Çocuğunu Korumak Değil, Güçlendirmek…

Editörlüğünü yaptığım her kitabın bende bıraktığı ayrı bir iz vardır. Kimisi diliyle etkiler, kimisi kurgusuyla, kimisi de satır aralarına sakladığı sessizliklerle… Aman Kızım ise daha ilk sayfalarından itibaren bana sürekli aynı soruyu sordurdu: Biz gerçekten kız çocuklarını büyütüyor muyuz, yoksa farkında olmadan onları hayata karşı küçültüyor muyuz?

Sevdiye Yeşil Dezcan ve Ali Dezcan'ın birlikte kaleme aldığı bu eser, bir ebeveynlik kitabından çok daha fazlası. Bu kitap, evlerimizin içinde yıllardır dolaşan, çoğu zaman sevginin dili sandığımız ama aslında çocuklarımızın iç sesine dönüşen cümlelerle yüzleşme cesareti gösteriyor. Hepimizin çok tanıdık olduğu "Aman kızım..." diye başlayan o masum uyarılar, kitabın sayfalarında bambaşka bir anlam kazanıyor. Çünkü bazen en büyük sınırlar, en iyi niyetle kurduğumuz cümlelerin içinde saklı olabiliyor.

Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarların kimseyi suçlayan bir dil kurmaması oldu. Anne babaları yargılamıyorlar, geçmişle hesaplaşmaya çağırmıyorlar. Bunun yerine hepimizi kendi çocukluğumuza götürüyor, bugün söylediğimiz sözlerin nereden geldiğini hatırlatıyorlar. Çünkü onlar da biliyor ki hiçbir anne ya da baba çocuğunu eksik bırakmak istemez; bazen yalnızca kendisine öğretilenleri yeniden üretir. İşte Aman Kızım, tam da bu döngünün fark edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Kitabın en güçlü yanı ise yalnızca sorunları anlatmakla yetinmemesi. Her bölümde okura yeni bir bakış açısı sunuyor. Korumak ile sınırlamak arasındaki ince çizgiyi, "uslu kız" olmanın görünmeyen yükünü, "hayır" diyebilmenin önemini, beden farkındalığını, özgüveni ve birey olabilmeyi sade ama etkileyici bir anlatımla ele alıyor. Akademik bir dil kullanmadan düşündürüyor; slogan atmadan farkındalık oluşturuyor. Okurken zaman zaman kendi çocukluğunuzu, zaman zaman annenizi, babanızı, öğretmenlerinizi ve belki de bugün kendi çocuklarınıza söylediğiniz cümleleri hatırlıyorsunuz.

Eserin bir başka dikkat çekici yönü de iki farklı bakış açısını aynı potada buluşturması. Bir annenin sezgisiyle bir babanın iç muhasebesi, aynı metnin içinde doğal bir uyum yakalıyor. Bu nedenle kitap yalnızca annelere ya da yalnızca kadınlara seslenmiyor. Babaların da mutlaka okuması gereken, aile içinde ortak bir farkındalık oluşturabilecek güçlü bir metne dönüşüyor.

Sidera Yayınevi olarak yalnızca kitap yayımlamayı değil, okurun hayatına dokunabilecek eserleri edebiyat dünyasına kazandırmayı önemsiyoruz. Aman Kızım da tam olarak bu anlayışın bir ürünü. Çünkü inanıyoruz ki bazı kitaplar okunup rafa kaldırılmaz; aile içinde konuşulur, altı çizilir, paylaşılır ve yıllar sonra yeniden açılıp farklı bir gözle okunur. Bu eser de onlardan biri.

Kitabın kapağını kapattığınızda zihninizde tek bir cümle kalıyor: "Bir kız çocuğunu korumak değil, güçlendirmek gerekir." Belki de bu cümle yalnızca kız çocukları için değil, çocuk yetiştirmenin tamamı için yeniden düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır.

Eğer bu kitap, yalnızca bir anne babanın çocuğuna kuracağı tek bir cümleyi değiştirebilirse, yalnızca bir kız çocuğunun kendi sesine biraz daha güvenmesini sağlayabilirse, görevini fazlasıyla yerine getirmiş olacaktır.

Babaeski’de gerçekleştirilen fuarda yazarlarımızın sevgili kızları Güliz Hanım ile tanışma fırsatım oldu. Yazarlarımıza sürpriz yaparak kitabın ilk imzası için orada yerini almıştı. Kitaba ilham olmakla kalmayıp kitabın kapak görselinde de yer alan genç ve güzel kadın, bir hayalin canlı versiyonu olarak gülümsüyordu karşımda. İşte o anda eserdeki duygu ve düşüncelerin teorik fikirler sunmaktan ibaret olmadığını anladım ve bu beni çok mutlu etti. Çünkü teorik fikirleri, kitap okumayı ve araştırmayı seven herkes yazabilir, önemli olan onu hayata geçirebilmektir. Bu eser bir teoriler bütünü değil, hayatı nasıl yaşamak gerektiğine dair reçeteler sunan bir kitap da değil. Yaşanmışlıklardan yola çıkarak, uygulanabilelecek ve hayata geçirilebilecek bir yaklaşımı anlatıyor. 

Çünkü orada kanlı canlı, özgüvenli, çağdaş bir genç kadın vardı yazar fotoğrafına gülümseyen. Ülkemizdeki tüm genç kadınların aynı özgüveni taşımasını diliyorum. 

Ve ben, bu satırların editörü olarak, Aman Kızım'ın yalnızca bugünün anne babalarına değil; öğretmenlere, eğitimcilere, psikolojik danışmanlara, gençlere ve aslında bir zamanlar çocuk olmuş herkese ulaşmasını diliyorum. Çünkü bazen bir kitabın değiştirdiği şey sadece bir okur değildir; o okurun kuracağı gelecek de değişir.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Dr.Sibel Çelikel Dr. Türkolog Akademisyen Yazar Editör