Hazların ve Elemlerin Arasında Bir Gönül Yolculuğu

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Dr. Dilek Bayraktar'ın "Hazlar ve Elemler" adlı şiir kitabının tanıtımıdır.

7 Ağustos 2026 - 15:30
7 Ağustos 2026 - 15:30 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  42
Hazların ve Elemlerin Arasında Bir Gönül Yolculuğu

Dr. Dilek Bayraktar'ı uzun yıllardır tanıyorum. Aynı mesleğin, aynı idealin ve aynı dil sevgisinin etrafında buluşmuş iki eğitimci olarak yollarımız birçok kez kesişti. Türk dili ve edebiyatına duyduğumuz ortak bağlılık, zaman içinde güçlü bir dostluğa dönüştü. Onun öğrencilerine duyduğu sevgiye, akademik titizliğine ve edebiyata gösterdiği özene yakından tanıklık etmiş biri olarak elime ulaşan bu şiir dosyasının sıradan bir kitap olmayacağını daha ilk sayfalarda hissettim. Nitekim Hazlar ve Elemler, yılların sessizce biriktirdiği duygu ikliminin olgunlaşmış meyvesi olarak karşıma çıktı.

​Şiir, insanın en sahici hâlidir. Kimi zaman söyleyemediklerimizin dili, kimi zaman içimizde yıllarca büyüttüğümüz sessizliklerin sesidir. Dilek Bayraktar da şiirlerinde tam olarak bunu başarıyor. Okuru büyük iddialarla karşılamıyor; aksine onu kendi iç dünyasına, insan olmanın ortak hâllerine davet ediyor. Bu yüzden kitabın sayfaları arasında ilerledikçe yalnızca bir şairi değil, kendinizi de okumaya başlıyorsunuz.

​Eserin adı, kitabın ruhunu daha kapağında ele veriyor: Hazlar ve Elemler. Çünkü hayat yalnızca sevinçlerden ya da yalnızca acılardan ibaret değildir. İnsan çoğu zaman ikisinin arasında büyür; umutla sınanır, kayıplarla olgunlaşır, sevgiyi de ayrılığı da aynı yürekte taşır. Bayraktar'ın şiirleri tam da bu varoluş çizgisinde ilerliyor. Bir şiirde aşkın en kırılgan hâline rastlarken diğerinde memleket sevgisiyle karşılaşıyor; ardından tasavvufun dingin iklimine geçiyor, sonra yeniden insanın iç hesaplaşmalarına dönüyorsunuz.

​Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de gelenek ile modern söyleyişi aynı potada eritebilmesidir. Yunus Emre'nin, Anadolu irfanının ve klasik Türk şiirinin izleri satır aralarında hissedilirken şiirler bugünün insanına seslenmeyi de ihmal etmiyor. Bu yönüyle eser; geçmişe yaslanan ama bugünü anlatan güçlü bir şiir dili kuruyor. Şair, kelimeleri gösteriş için değil, hakikati görünür kılmak için kullanıyor. Onun şiirlerinde süslü cümlelerden çok samimiyet, yüksek sesli söylemlerden çok içtenlik öne çıkıyor.

​Akademisyen kimliğiyle dili bilimsel bir titizlikle kullanan Dilek Bayraktar'ın en büyük başarısı ise bu akademik disiplinin şiirin doğal akışını gölgelemesine izin vermemesi. Bilginin soğukluğunu değil, hissin sıcaklığını okuyoruz. Belki de bu nedenle şiirler okuru yormuyor; aksine her sayfada biraz daha içine çekiyor. Bir dizeyi bitirdiğinizde hemen diğerine geçmek yerine durup düşünme ihtiyacı hissediyorsunuz.

​Şairin yalnızca bireysel duygularla sınırlı kalmadığını da özellikle belirtmek gerekir. Anadolu'nun manevi iklimi, tarih bilinci, millet olma şuuru, merhamet, adalet, vefa ve insanı insan yapan temel değerler şiirlerin arka planında güçlü biçimde hissediliyor. Bunun yanında aşk, özlem, bekleyiş, sabır ve tefekkür gibi evrensel duygular da kitabın bütününe yayılıyor. Böylece eser; farklı yaşlardan ve farklı hayat tecrübelerinden okurların kendilerine ait bir iz bulabilecekleri ortak bir duygu atlasına dönüşüyor.

​Sidera Yayınevi olarak yayımladığımız her kitapta yalnızca bir metni değil bir emeği, bir hayat hikâyesini ve yazıya dönüşmüş bir insan serüvenini okurla buluşturduğumuza inanıyoruz. Hazlar ve Elemler de bu anlayışın güçlü örneklerinden biri oldu. Bu eser, yalnızca şiir sevenlere değil, kelimenin iyileştirici gücüne inanan herkese sesleniyor.

​Bir editör için en büyük mutluluk, yayıma hazırladığı kitabın okurda karşılık bulacağını hissetmektir. Ben, Hazlar ve Elemler için bu inancı taşıyorum. Çünkü bu kitapta yapay bir ses değil, yaşanmışlığın damıttığı hakikat var. Çünkü bu kitapta şiir yalnızca okunmuyor, hissediliyor.

​Dilek Bayraktar'ı bu kıymetli eseri için yürekten kutluyor, Hazlar ve Elemlerin uzun yıllar boyunca şiirseverlerin kütüphanelerinde ve gönüllerinde kendine sağlam bir yer edineceğine inanıyorum.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Dr.Sibel Çelikel Dr. Türkolog Akademisyen Yazar Editör