Mavi Uçurtmanın Bekleyişi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Zefir Adası'nda dedesiyle yaşayan yalnız Karan, sahilde mavi uçurtmasını uçurarak uzaktaki kasabada çalışan ağabeyi Mirza'yı özler. Bir gün yandaki işleri nedeniyle adaya gelen Mirza, kolundaki izden tanıdığı kardeşini bulur ve ikisi sarılarak özlemlerine son verirler.

11 Eylül 2026 - 09:33
11 Eylül 2026 - 09:33 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  26
Mavi Uçurtmanın Bekleyişi
Karan, Zefir Adası'nda mavi uçurtmasıyla abisini bekler. Dede Ateş, torununu sabırla teselli eder. Mirza, Merih kasabasından adaya döner. İki kardeş sahilde kavuşarak hasrete son verir.

Mavi Uçurtmanın Bekleyişi

​Zefir Adası, etrafı sessiz dalgalarla çevrili, dış dünyadan uzak küçük bir yerdi. Bu adada yaşayan yedi yaşındaki Karan, anne ve babasını çok küçük yaşlarda kaybettiği için yalnız kalmıştı. Onu koruyup büyüten tek kişi yaşlı dedesi Ateş'ti. Karan, her akşam sahil kenarına iner, kafelerin sarı ışıkları altında aileleriyle yürüyen çocukları izlerdi. Okulda arkadaşlarının anne babaları tarafından karşılandığını gördükçe içi burkulurdu. Elindeki soluk mavi uçurtmayı gökyüzüne salıp "Neredesin ağabey, beni neden bıraktın? Herkesin ailesi var ama benim kimsem yok." diye düşünürdü.

​Karan'ın ağabeyi Mirza ise anne babaları öldükten sonra geçimini sağlamak için adadan uzaktaki Merih kasabasına gitmek zorunda kalmıştı. Merih kasabası, fabrikaları ve kalabalık sokaklarıyla adanın sessizliğine hiç benzemezdi. Mirza orada gün boyu çalışıp para kazanmaya çalışırken kardeşini bırakıp gitmek zorunda kaldığı için vicdan azabı çekiyor, bir gün onu yanına alacak parayı kazanmayı ve yeniden buluşmayı hayal ediyordu. Karan ise adada dedesiyle kalıyor, okul çıkışlarında parktaki yeşillikler arasında uçurtmasını uçurarak ağabeyinin yolunu gözlüyordu.

​Dedesi Ateş, torununun üzüntüsünü gördükçe yanına oturur, saçlarını okşayarak "Üzülme evladım, her zorluğun arkasından bir kolaylık gelir; sabreden muradına erer, ağabeyin de bir gün dönecek." diyerek ona cesaret verirdi. Karan, dedesinin bu sözlerine tutunarak günlerini geçirirdi.

​Günlerden bir gün, Merih kasabasındaki işleri nedeniyle yolu tesadüfen Zefir Adası'na düşen Mirza, sahil boyunca yürümeye başladı. Parkın kenarında oturan küçük çocuğa yaklaştığında onun kolundaki o eski izi fark etti. Bu iz, kardeşine aitti.

​Mirza gördüğü manzara karşısında olduğu yerde kaldı. Hızla Karan'a doğru yürüyüp ona sımsıkı sarıldı. Kulağına eğilip "Affet beni, insan aceleci bir varlıktır ama pişmanlık kalbi temizler, bundan sonra hiç ayrılmayacağız." dedi.

​O an adanın üzerine çöken hüzün dağıldı. Mavi uçurtmanın gökyüzündeki salınışı gibi, Karan da ağabeyinin sıcak kollarında uzun zaman sonra ilk defa gerçekten kendini güvende hissetti.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2020 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.