İYİLİK HÂLÂ BULAŞICI MI ?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bazen bir insanın hayatına dokunmak için yalnızca insan olmak yeterlidir.

23 Ekim 2026 - 06:00
23 Ekim 2026 - 06:00 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  1
İYİLİK HÂLÂ BULAŞICI MI ?

İyiliğin azaldığı bir dünyada, insan kalabilmenin gücü…

Bazen bir insanın içten bir tebessümü, bazen hiç tanımadığınız birinin uzattığı yardım eli, bazen de karşılık beklemeden söylenen güzel bir söz değiştirir hayatın akışını. Çünkü iyilik, küçücük bir davranışın içine sığabilecek kadar sade; bir insanın yüreğine dokunabilecek kadar büyüktür.

Peki, bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekmiyor mu: İyilik hâlâ bulaşıcı mı?

Hızın, çıkar ilişkilerinin ve bireyselliğin hayatımızı kuşattığı bir çağda yaşıyoruz. İnsanlar birbirine daha kolay ulaşıyor ama birbirini anlamakta giderek zorlanıyor. Herkesin söyleyecek bir sözü var; fakat dinleyecek sabrı, paylaşacak zamanı, başkasının derdiyle dertlenecek yüreği olanların sayısı kaç?

Oysa iyilik, büyük imkânlar gerektirmez. Bir yaşlının elinden tutmak, bir çocuğun başını okşamak, zor günler geçiren bir dostun kapısını çalmak, kimsenin görmediği yerde doğru olanı yapmak…

Bazen bir insanın hayatına dokunmak için yalnızca insan olmak yeterlidir.

Üstelik iyilik, yapıldığı yerde kalmaz. Birine gösterdiğiniz anlayış, onun başka birine göstereceği merhamete dönüşebilir. Bir gün uzattığınız yardım eli, hiç beklemediğiniz bir zamanda başka bir elin size uzanmasına vesile olabilir. Çünkü iyilik, insanın içinde büyüdükçe çevresine yayılan görünmez bir güçtür.

Elbette her iyiliğin karşılığı teşekkür değildir. Bazen yaptığınız iyilik unutulur, bazen emeğiniz görülmez, bazen de samimiyetiniz yanlış anlaşılır. Ancak iyiliğin değerini, karşılığında ne aldığımız belirlemez. Asıl mesele, dünyanın kabalığına rağmen kendi nezaketimizi koruyabilmektir.

İyilik, saflık değildir; insanın karakteridir. Merhamet göstermek güçsüzlük değil, gücünü vicdanından alan bir duruştur. Herkesin sertleştiği yerde inceliği, herkesin uzaklaştığı yerde dayanışmayı, herkesin sustuğu yerde doğruyu savunabilmektir.

Belki de bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, büyük sözlerden önce küçük iyilikleri yeniden hatırlamaktır. Komşumuzun hâlini sormak, ihtiyaç sahibini incitmeden desteklemek, farklı düşünene saygı duymak, bir insanın onurunu koruyarak yardım etmek…

Çünkü toplumları yalnızca yollar, binalar ve büyük projeler ayakta tutmaz. İnsanları birbirine bağlayan güven, merhamet ve dayanışma da en az bunlar kadar önemlidir.

Unutmayalım ki kötülük bazen yüksek sesle yayılır; iyilik ise çoğu zaman sessizce yol alır. Birinin kırdığı kalbi başka biri onarır. Birinin söndürdüğü umudu başka biri yeniden yeşertir. Ve bazen tek bir güzel davranış, bir insanın hayata bakışını değiştirmeye yeter.

Sonuç olarak iyilik hâlâ bulaşıcı. Yeter ki onu yalnızca konuşmayalım, yaşayalım. Yeter ki bir başkasının karanlığına ışık olmaktan çekinmeyelim.

Belki dünyayı tek başımıza değiştiremeyiz. Ama bir insanın dünyasını güzelleştirebiliriz. O insan da bir başkasına umut olabilir.

Ve kim bilir, belki de daha güzel bir toplumun başlangıcı, bugün hiç tanımadığımız birine göstereceğimiz küçücük bir iyilikte saklıdır.

Çünkü iyilik, paylaştıkça eksilmez; çoğaldıkça insanlığı güzelleştirir.

Mehmet GÖKSELLİ

Editör-Yazar-Yayın Kurulu Üyesi-Denetmen 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

MEHMET GÖKSELLİ Yazmayı, araştırmayı ve kelimeler aracılığıyla farklı hikâyeler anlatmayı seven bir editör ve yazarım. İçerik üretimi, metin düzenleme, araştırma ve özgün yazılar hazırlama alanlarında çalışmalar yürütüyorum. Dil bilgisi, anlatım bütünlüğü ve okuyucuya ulaşan etkili bir dil benim için yazının en önemli unsurları arasında yer alıyor. Her metinde hem doğru bilgiyi hem de güçlü bir anlatımı bir araya getirmeyi hedefliyorum.