Gözcü

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Dağın tepesindeki dürbün, insanlara çabalamanın ve umudun önemini hatırlatır. İki genç, bu geniş bakış açısıyla köylüleri harekete geçirip hayatlarını değiştirir.

21 Ekim 2026 - 09:28
21 Ekim 2026 - 09:28 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  4
Gözcü
Dağın tepesindeki pirinç gövdeli eski dürbünün yanına gelen iki genç, aşağıda hayatı çabasızca tüketen köylüleri fark eder. Dürbünün sunduğu geniş bakış açısından ilham alan gençler, köye inip insanları harekete geçirerek çorak bir yerleşimi yeniden canlandırır.

Gözcü

Dağın tepesinde, ahşap bir ayaklık üzerinde duran eski pirinç dürbünün yanına gelen Zeynep, köyde yaşayan meraklı bir kızdı. Yanındaki Emre ise onun çocukluk arkadaşıydı. İki genç tepeden aşağıya baktıklarında, küçük evleri ve dar sokaklarıyla sessizce duran çorak bir köy gördüler. Zeynep merceğe eğildiğinde, ilk gözüne çarpan şey sokakta öylece oturan, günü çabasızca tüketen insanlar oldu. Pirinç gövdeli bu dürbün, yani onların deyimiyle "Gözcü", uzağı gösteren sıradan bir nesne değildi. İnsanlara yeni bir bakış açısı katmak, ufuklarını genişletmek ve onları harekete geçirmek isteyen bir ruha sahipti. Dünyanın her yerini görüp topladığı yeni fikirleri insanların zihnine taşımak, Gözcü’nün en büyük çabasıydı.

 Zeynep başını merçekten kaldırıp Emre’ye döndü. "Bak Emre, aşağıdakiler sadece vakit öldürüyor. Hiçbir şey için gayret göstermiyorlar," dedi.

Emre dürbüne yaklaşıp köye baktı. "Köydekiler böyle yaşamaya alışmış Zeynep. Değişmek için adım atmak onlara zor geliyor," diye karşılık verdi.

 "Ama adım atmadan hiçbir şey değişmez ki," dedi Zeynep. "Gözcü’nün mücadelesi de tam olarak bu. İnsan ancak kendi çabasının karşılığını alır. Gayret yoksa ilerleme de olmaz. Bugünümüz dünün aynısıysa, zamanı boşa harcamışız demektir."

 Emre dürbünün soğuk metal gövdesine elini koydu. "Haklısın ama bu dürbün sesini onlara nasıl duyuracak? Sadece durduğu yerden bakarak bunu nasıl başarabilir?"

"Onlara geniş bir ufuk sunarak," dedi Zeynep gözleri parlayarak. "Gözcü dünyanın her tarafını görüyor; insanlara yeni yollar gösterip düşünmelerini sağlıyor. Tek bir insan bile bunu fark edip çabalamaya başladığında Gözcü mutlu oluyor. Onun tek dayanağı, hiç bitmeyen umudu."

"Peki biz ne yapabiliriz?" diye sordu Emre. "Sadece buradan izlemek yetmez değil mi?"

 "Yetmez elbette," dedi Zeynep kararlılıkla. "Önce kendimizden başlayacağız. Aşağı indiğimizde durmak yok; dürbünün bize sunduğu o geniş dünyayı ve yeni fikirleri insanlara taşıyacağız."

Emre hafifçe gülümsedi. "O zaman köylülerin de bakış açısı değişebilir. Gözcü’nün çabası da nihayet karşılığını bulur."

Doğa, gökyüzü, toprak ve insan aynı yaşamın birer parçasıydı. Hayatta var olan her şey hareket etmek ve çabalamak zorundaydı; bir tohum bile toprağı yarıp güneşe ulaşmak için mücadele ederdi. İnsanın da durağan kalmaması, kendi hayatını kurmak için çalışması gerekiyordu.

İki genç kararlılıkla tepeden aşağı, köye doğru yürümeye başladı. Köy meydanına vardıklarında Zeynep ve Emre, Gözcü’nün merceğinden gördükleri o geniş dünyayı, toprağın nasıl işlenebileceğini ve hayatı değiştirecek yeni fikirleri anlatmaya başladılar.İlk başta meydanda oturan yaşlılar şüpheyle başlarını salladı, gençler ise duyduklarına inanmak istemedi. Yıllardır süregelen alışkanlıkları kırmak kolay değildi. Fakat Zeynep ve Emre’nin gözlerindeki kararlılığı gördükçe, köylülerin merakı uyanmaya başladı. Kahvehanede oturanlardan biri ayağa kalktı, bir diğeri sorulara katıldı. Çok geçmeden, o sessiz meydanda canlı bir konuşma başladı; insanlar ilk kez dünün aynısını yaşamaktan vazgeçip yarın için ne yapabileceklerini konuşmaya başladılar.

Ahşap ayaklı eski dürbünün sessiz mücadelesi, tepeden köye uzanan bir köprü kurmuştu. Çabalamanın, çalışmanın ve umudu diri tutmanın ne kadar değerli olduğunu anlayan köylülerle birlikte, o çorak köy ilk kez canlı bir gayretle hayata gözlerini açtı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.