Uzun Gaga Ve Benim Sınavım

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Kaldırımda tek başına bulduğu küçücük bir kuş olan Uzun Gaga'yı kurtarırken kaybettiği can dostu Prenses'i de yeniden hatırlar. Bir cana uzanan yardım eli, geçmişten kalan bir vicdan sızısını merhamete dönüştürür. Bazen bir hayatı kurtarmak, insanın kendi içindeki yaraya da dokunur.

6 Kasım 2026 - 19:48
6 Kasım 2026 - 19:48 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  5
Uzun Gaga Ve Benim Sınavım

UZUN GAGA VE BENİM SINAVIM

Bugün hayatın en beklenmedik, en savunmasız ve en naif sınavıyla aniden yüz yüze geldim. Kaldırımın o sert, o soğuk taşları üzerinde henüz hayata tutunmaya çalışan küçücük, titrek bir can gördüm. İlk anda, "Mutlaka birinindir, annesi buralardadır." deyip adımlarımı hızlandırmak istedim ama attığım her adımda içimdeki o ses beni durdurdu, vicdanım elvermedi. Dönüşte, sanki sözleşmişiz gibi özellikle aynı yoldan geçtim ve işte tam oradaydı; ayaklarımın dibinde, kaderine terk edilmişçesine öylece duruyordu. Kıyamadım o kimsesizliğe, eğilip usulca aldım avuçlarımın içine.

Hırkamın o sıcak dokusuna sakladım onu. Üşümesin, adeta kalbimin atışını duysun diye göğsüme bastırdım. Avuçlarımın içinde nasıl bir korkuyla, nasıl bir yaşam inadıyla titriyordu... Yol boyunca bir çocukla konuşur gibi, "Nereden düştün sen böyle küçüğüm, annene ne oldu?" diye fısıldadım durdum. Adını, o an, o incecik görüntüsünden esinlenerek "Uzun Gaga" koydum. Eve gelince ışığın altında hâlini daha net gördüm: Başı henüz tam tüylenmemiş, sarımsı, yer yer çıplak ve yardıma muhtaçtı. "Şimdi ne yapacağım seninle?" diye sordum kendime, sonra ekledim: "Sen benim bugünkü sınavımsın, belki de ruhumun en naif mükâfatısın." Sonunda onu emin ellere, bu dilden anlayan birine ulaştırana kadar kalbim ağzımda attı.

Eğer o an görmezden gelip geçip gitseydim belki acımasız bir tekerlek ezecekti onu, belki de bir avcının pençesine yem olacaktı. Ben kendi yavruma, o en sadık can dostuma, Prenses'ime nefes olamadım; o çaresizlik içimde hâlâ sönmeyen bir kor gibi yakmaya devam ediyor. Ama Uzun Gaga'yı sadece o sızıyı susturmak için kurtarmadım. Ben kendimi bildim bileli bir canın acısına, bir sessiz çığlığa asla dayanamam. Prenses'ime yetemedi belki bu eller ama bugün Uzun Gaga'ya can suyu, taze bir nefes oldu. Umarım gökyüzünde kanat çırparken seni yerden kaldıran o sıcak avuçları hep hatırlarsın, Uzun Gaga.

Prenses'imin hatırasına borçlu olduğum o derin merhamet, bugün küçücük bir kanat çırpışında hayat buldu; bu eller birine yetemese de bir başkasının gökyüzü olmasına engel değilmiş.

Gökten düşen bir canı yerden kaldırmak, aslında kendi ruhunu göğe yükseltmektir.

#İlkimMK

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

İlkim MK Mısralarda huzur, hikâyelerde hakikat arayan; kalemini vicdanın ve özlemin emrine vermiş bir yazar. Geçmişin izlerini geleceğin satırlarına taşıma gayretinde bir edebiyatsever.