TRENİN PENCERESİNDEN HAYATA BAKMAK

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bir tren düdüğü duyulur uzaklardan… İçinde nice ayrılıkların, kavuşmaların, umutların ve yarım kalmış hikâyelerin saklı olduğu uzun bir yolculuk başlar.

6 Kasım 2026 - 11:21
 1  6
TRENİN PENCERESİNDEN HAYATA BAKMAK

Yazı

TRENİN PENCERESİNDEN HAYATA BAKMAK

Trenler yalnızca bir şehirden başka bir şehre götürmez insanı. Bazen geçmişe, bazen çocukluğa, bazen de hiç unutamadığımız bir hatıraya taşır.

Bir tren düdüğü duyulur uzaklardan… İçinde nice ayrılıkların, kavuşmaların, umutların ve yarım kalmış hikâyelerin saklı olduğu uzun bir yolculuk başlar.

Tren garları ne çok hikâyeye tanıklık etmiştir. Bir peronda gözyaşlarıyla uğurlanan sevdalılar, el sallayan anneler, yolunu gözleyen çocuklar… Kimi bir ekmek parası kazanmak için gider, kimi daha güzel bir hayat kurma umuduyla. Kimi de ardında bıraktığı her şeye rağmen yeni bir başlangıç yapabilmek için biner o trene.

Vagonların penceresinden akıp giden manzaralar gibidir hayat. Bir bakarsın yemyeşil tarlalar geçer gözlerinin önünden, bir bakarsın dağlar, ovalar, köyler… Her manzara bir anıyı canlandırır. Bazen bir istasyon görürsün, yıllar önce orada bıraktığın birini hatırlarsın. Zaman geçmiştir ama kalbin hâlâ aynı perondadır.

Tren yolculuğunun kendine özgü bir sessizliği vardır. Tekerleklerin raylara vuran ritmi, insanın düşüncelerine eşlik eder. Camdan dışarı bakarken aslında insan biraz da kendi içine yolculuk eder. Söyleyemediklerini düşünür, unuttuğunu sandıklarını hatırlar, belki de kendine bile itiraf edemediği özlemlerle yüzleşir.

Her trenin bir varış noktası vardır ama her yolculuk aynı yere çıkmaz. Bazı yolculuklar insanı sevdiklerine kavuşturur, bazıları sevdiklerinden uzaklaştırır. Kimi yolculuklar bir ömrün başlangıcı, kimileri ise geride kalan bir hayatın en acı hatırası olur.

Belki de trenlerin en güzel yanı budur: Giderken ardında bir hikâye bırakır, gelirken başka bir hikâyeye kapı açar.

Ve insan anlar ki hayat da bir tren yolculuğudur. Kimi istasyonlarda sevinçle iner, kimilerinde gözyaşlarıyla el sallarız. Bazı yolcular ömrümüz boyunca yanımızda kalır, bazılarıysa yalnızca birkaç istasyonluk eşlik eder bize.

Asıl mesele, hangi istasyonda indiğimiz değil; yol boyunca kiminle aynı pencereden hayata baktığımızdır.

Ayşe Küçükışık

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.