HAVA GÜNEŞLİ, İÇİMDE SAĞANAK VAR...

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsan, en çok da kendi içinde güneşin doğmasını bekler.

7 Kasım 2026 - 14:50
7 Kasım 2026 - 14:50 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 3  20
HAVA GÜNEŞLİ, İÇİMDE SAĞANAK VAR...

HAVA GÜNEŞLİ, İÇİMDE SAĞANAK VAR

Hava güneşli…

Gökyüzü masmavi, güneş bütün cömertliğiyle dünyayı aydınlatıyor. İnsanlar yüzlerinde tebessümle yürüyüp gidiyor. Ağaçların dallarında kuşlar şarkı söylüyor, hayat bütün güzelliğiyle akıp gidiyor.

Ama benim içimde başka bir mevsim yaşanıyor.

Dışarıda güneş ışıkları pencereme vururken, içimde bulutlar birikiyor. Kimsenin göremediği, kimsenin duyamadığı bir yağmur başlıyor yüreğimde. Ne şemsiyem var bu yağmura karşı ne de sığınabileceğim bir saçak…

Bazen insanın içi, dışarıdaki havaya benzemez. Gülümserken ağlayabilir, konuşurken susabilir, kalabalıkların içinde yapayalnız kalabilir. Herkes iyi olduğunu sanırken, içinde fırtınalar kopabilir.

Üstelik her yağmurun sebebi de belli değildir. Bazen bir hatıra düşer aklına, bazen yarım kalmış bir cümle, bazen de adını bile koyamadığın bir özlem… Bir bakmışsın, gözlerin dolmuş. Oysa ortada yağmur gerektirecek bir bulut bile yoktur gökyüzünde.

İnsan en çok da anlatamadığı zaman yorulur. Çünkü bazı duygular kelimelere sığmaz. Anlatsan eksik kalır, sustuğunda yüreğinde büyür.

Belki de bu yüzden bazı insanlar güneşli günlerde bile üşür. Çünkü soğuk her zaman havadan gelmez; bazen insanın içine çöken bir sessizliktir üşüten.

Bugün hava güneşli, evet…

Ama benim içimde sağanak yağış var. Dilerim bu yağmur bir gün diner. Bulutlar dağılır, yüreğimin gökyüzü yeniden aydınlanır.

Çünkü insan, en çok da kendi içinde güneşin doğmasını bekler.

Ayşe Küçükışık

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.