HAYALLERİNİ BİR VALİZE SIĞDIRANLARIN HİKÂYESİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsanın yüreği bir valize benzer, dışarıdan ağzı kapalı bir kutu gibi görünür ancak içindekileri sadece sahibi bilir.

8 Kasım 2026 - 17:52
8 Kasım 2026 - 17:52 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 0  3
HAYALLERİNİ BİR VALİZE SIĞDIRANLARIN HİKÂYESİ
Bazı hayaller bir vâlize sığdırılamayacak kadar değerlidir!

Hayallerimi bir valize sığdırdım!

2026'nın Temmuz ayı.

Yeniden yola revân olma zamanı gelmişti.

Birkaç parça eşyamla birlikte bir adet kitap ve 2 takım da elbise koydum çantama.

Bunu gören annem: "Oğlum inşaat'ta,toz toprak içinde nişan ve düğününden kalan bu takım elbiseleri ne yapacaksın?" diye sorduğunda, biraz da yaşadığım zor günlerin en yakın tanığı olarak efkârla karışık zoraki tebessüm etmeye çalıştığında aslında her gidişimin bir veda olabileceğini hiç hesaba katmıyordu.

Oysa ben her seferde bir daha dönmemek üzere gitmeye niyet ediyor, maziden hiç kimsenin olmayacağı bir dünya kurmak için çıkıyordum, acılarla dolu evimden ve her adımı hazan mevsimini andıran o şehirden... 

Hazan mevsimiydi, zira her adımda onun izi vardı.

Evet iki takım elbisem vardı, üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen nişanımda giydiğim lacivert, düğünümde giydiğim siyah takım elbiseler hâlâ yanımdan ayıramadığım değerli eşyalar arasındaydı.

Hatta 16 yıldır kurdelasını bile açmadığım yedek kemerler de bugüne kadar taşıdığım aksesuarlar arasındaydı.

Siyahını Bosna Hersek'te açtım ve bir hafta içinde kopup gitti elimden. 16 yılın ardından bunu da hayra yordum elbette.(O anda neler geçti aklımdan, o da bende kalsın.)

Kahverengi kemerimi ise ikinci kez rızkımı kazanmak için geldiğim Mersin'de eskittim ve inanır mısınız, onu da hâlâ elbiselerime ayrılmış bölümde tutuyorum sebebini bilmeden, atmaya kıyamadan...

Kimisi sevgi der, kimisi de takıntı!

"Herşeyim sensin." diyerek sevdiğim insandan ayrıldıktan sonra birbirimize söz vermiştik son yazışmamızda:

"Bir daha ne bir ses ne bir mesaj alacaksın benden, yanında da tek bir resmim kalmayacak, birbirimizin yüzünü de asla görmeyeceğiz!"

Kala kala hayallerimi gerçekleştirmek için bana eşlik eden iki takım elbise kalmıştı eskiye dair...

Nasıl bir duygu olduğunu yaşamayanlar bilemez elbet.

Özellikle edebiyata yazar olarak adım attığım 2024'ten itibaren hiç yanımdan ayırmadım onları.

Aslında valizime yerleştirdiğim basit bir bez parçası değildi onlar, ben bu valize elbiselerimle birlikte hayallerimi de sıkıştırmıştım.

Zaten zorluklarla geçen ömrüm 2024'ten 2026'ya kadar uzanacak yeni ve bir o kadar da zor imtihanların verildiği yıllardı...

İnşaat işçisi bir yazardım artık sırtına ağır bir yük bırakılan Şiir Yürekli Roman Yazarı gece gündüz çalışıyor, borcunu bitirmek istiyordu.

Bu borçlar belini büküyor, geleceğe dair hayallerini, umutlarını bir yerlerde kısıyordu.

Ama o hayatı boyunca mücâdele ruhunu elinden bırakmayan bir insan olarak asla hayal kurmaktan ve hayalleri için savaşmaktan vaz geçmemişti.

Şimdi de yaşadığı olağanüstü zorluklarla mücadele ederek devam ettiği yolculuğun mükafâtı olarak bir imza ve söyleşi programı veya fuarda kitapseverle bir araya gelip ilhâm kaynağı olabileceğine inandığı tatlı ve bir o kadar da düşünmeye, hakikât arayışına insanları sevk edebilecek sohbetler edecek, sevgi, umut ve iyilikle örülmüş hikâyelerini, romanlarının çıkış noktasını ve sırrını anlatacaktı.

İşte bunun için her çıktığı kapıdan sadece bir valiz değil, valizleri aşan hayaller, umutlar taşıyordu gittiği her yere.

O da biliyordu ki;bir şeyi çok arzulayınca Allah: 

"ol " dermiş, "yol senindir ey derviş!" 

İnsanın yüreği bir valize benzer, dışarıdan ağzı kapalı bir kutu gibi görünür ancak içindekileri sadece sahibi bilir.

Bu yüzden herkesin kalbini de yarıp içindekileri bilemeyeceğimiz gibi çıkılan yolun da edilen duâların da yolumuzun nereye varacağını da nerde biteceğini de bilemeyiz.

Biz sadece yolcuyuz...

Hayallerin sahibine emanet birer hayat yolcusu...

Ve her birimizin bir valiz dolusu hayalleri vardır.

Bize düşen sevgi, umut ve iyilikle kurduğumuz hayallerimizin peşinden koşmaktır.

Zira hayat hayallerimizi erteleyecek kadar uzun değildir.

Dipnot:

Daha fazlasını merâk edenler 2024'te kitap hâline gelen "Uzun Bir Hikâye" adlı gerçek bir hayat hikâyesini anlatan ilk romanımızı okuyabilirler.

~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍🏻 

Abdulaziz ADAKAN 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."