ZÜMRÜT VADİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Zeynep ve Kaan, Akköprü Ovası'nın eşsiz doğasını keşfederken emek, alın teri ve bereketin önemini yeniden hatırlar. Zümrüt Vadi'de doğa sevgisinin, huzurun ve insan emeğinin bir arada yaşadığı güzel bir yolculuğa çıkarlar.

8 Kasım 2026 - 09:04
8 Kasım 2026 - 09:04 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  5
ZÜMRÜT VADİ
Zeynep ve Kaan, Akköprü Ovası'nın doğal güzellikleri arasında huzurlu bir yolculuğa çıkar. Doğanın sunduğu bereketi, emeğin değerini ve insanın toprakla kurduğu bağı keşfederler.

Zümrüt Vadi

Güneş, dağa doğru uzanan patikanın üzerindeki sisi yavaşça dağıtıyordu. Ağaçların arasından süzülen ışık, toprağın üzerinde yeşil ve mavi tonlarında parlayan desenler oluşturuyordu. Burası Akköprü Ovası'ydı. İnsanlar, sıradan yolların gürültüsünden uzaklaşmak için buraya geliyordu. Kimi fotoğraf makinesiyle doğanın güzelliklerini ölümsüzleştiriyor, kimi de çevreyi gezerek bu eşsiz manzaranın tadını çıkarıyordu.

Zeynep, otuz yaşlarında, doğayı seven, köyde doğup büyümüş sakin bir kadındı. Kaan ise onun çocukluk arkadaşıydı. Otuz bir yaşındaki Kaan, fotoğraf çekmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seven meraklı bir adamdı. İkisi de vadinin huzurunu ve bereketini yakından tanıyordu.

Kaan, boynuna astığı fotoğraf makinesini eline alarak Zeynep'e döndü.

"Bak Zeynep, şu ağaçların arasındaki yeşil ve mavi tonlara dikkat et. Sanki bir insan eli değmiş gibi kusursuz görünüyor." dedi.

Zeynep gülümseyerek başını salladı.

"Gerçekten öyle Kaan. Burası birbirinden farklı ağaçlarla dolu bir cennet. İnsanlar yalnızca gezmek için gelmiyor, aynı zamanda bu toprağın değerini biliyor ve onu işleyerek geçimlerini sağlıyor." diye karşılık verdi.

Kaan, çevrede dolaşan insanları göstererek sordu:

"Herkes buraya akın ediyor ama kimse doğaya zarar vermiyor gibi görünüyor. Sence de öyle değil mi?"

Zeynep derin bir nefes aldı.

"Çünkü buranın kendine özgü bir ruhu var Kaan. İnsan buraya geldiğinde kendisini doğanın ve büyük bir dengenin parçası olarak hissediyor." dedi.

O sırada yanlarından geçen yaşlı bir köylü durup onlara gülümsedi.

"Gençler, hoş geldiniz. Bu vadi çalışana ekmek, arayana huzur verir." dedi.

Kaan, merakla yaşlı adama döndü.

"Amca, burası gerçekten çok kalabalık. İnsanlar neden buraya bu kadar çok geliyor?" diye sordu.

Köylü, ellerini tespihinin üzerinde gezdirerek cevap verdi:

"Çünkü evladım, rızkını bu topraktan çıkaran insan aç kalmaz. Burayı işlemeyi bilen herkes için ekmek kapısı sonuna kadar açıktır."

Zeynep gülümseyerek söze katıldı:

"Çok doğru söylüyorsunuz amca. Görüyoruz ki herkes kendi emeğinin peşinde."

Yaşlı adam başını salladı.

"Öyledir kızım. Alın teri dökülen hiçbir toprak verimsiz kalmaz. Gökyüzünün altındaki bu yeryüzü, çalışana vermesini bilir." diyerek yoluna devam etti.

Kaan, yaşlı adamın arkasından bir süre baktı.

"Ne güzel bir sözdü Zeynep. İnsan, emek ve rızık üzerine kurulu bu düzenin hiç bozulmamasını istiyor." dedi.

Zeynep gözlerini vadinin derinliklerine çevirdi.

"Bozulmaz Kaan. İnsanlar niyetlerini temiz tuttuğu ve doğaya sahip çıktığı sürece bu topraklar bize bereketini sunmaya devam eder." diye karşılık verdi.

Kaan, fotoğraf makinesini yeniden eline alıp manzarayı ayarladı.

"O hâlde bu güzel anın hatırası olarak birkaç fotoğraf daha çekeyim. Sonra ilerideki şifalı otlardan toplamaya bakarız." dedi.

Zeynep neşeyle gülümsedi.

"Tamam ama acele etme. Bu güzel havanın, kuş seslerinin ve vadinin huzurunun tadını biraz daha çıkaralım." diyerek yürümeye devam etti.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2020 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.