SAKLI GÜNAHIN GECESİ - BÖLÜM 7

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Gülce, yeni bir başlangıcın ve mutluluğun eşiğindeyken geçmişinden kaçamadığını anlar. Fırat'ın habersiz olduğu sırlar, beklenmedik bir karşılaşmayla yeniden gün yüzüne çıkar. Peki, Safa'nın Gülce'yi tanıması ve duyduğu bebek haberi neleri değiştirecek?

7 Kasım 2026 - 09:44
7 Kasım 2026 - 09:44 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  10
SAKLI GÜNAHIN GECESİ - BÖLÜM 7

Kuaförün kapısı açıldı ve Fırat içeri girdi. Gülce’ye baktığında birkaç saniye konuşamadı. Sonra yavaşça yanına geldi.

“Çok güzelsin.”

Gülce gülümsedi. Sonra gözleri doldu. Fırat onun elini tuttu. Gülce’nin eli istemsizce karnına gitti. Fırat da aynı yere baktı. O an ikisinin arasında söze ihtiyaç duymayan bir sessizlik oluştu.

Fırat, sevdiği kadına ve doğacak çocuğuna bakarken yüzünde tarifsiz bir huzur vardı.

Gülce ise onun gözlerindeki güvene baktı. İçinden tek bir cümle geçti:

Keşke bu mutluluğu hak edecek kadar temiz olsaydım.

Fırat onun elini sıktı.

“Hazır mısın?”

Gülce başını salladı.

“Hazırım.”

Akşam onları bekliyordu. Bir kutlama yemeği… Bir anlaşmanın sevinci… Ve Gülce’nin kimseye söyleyemediği gerçeğin gölgesinde büyüyen dört aylık bir hayat. O gece Fırat geleceğe bakıyordu. Gülce ise geleceğin içinden çıkacak cevaptan korkuyordu.

Restorana erkenden gelmişlerdi. Güneş henüz tamamen batmamıştı. Camlardan içeri süzülen son ışıklar masanın üzerindeki beyaz örtüye vuruyordu.

Fırat, Gülce’nin sandalyesini çekti.

“Buyur.”

Gülce oturdu ve farkında olmadan elini karnına götürdü.

Fırat saate baktı.

“Birazdan gelir.”

Gülce cevap vermedi. İçinde açıklayamadığı bir huzursuzluk vardı. Restoranın kapısı açıldığında başını kaldırdı. Gelen adamı görmesiyle nefesi kesildi.

Safa.

Bir anlığına etraftaki bütün sesler sustu.

Fırat ayağa kalktı.

“Hoş geldiniz, Safa Bey.”

“Hoş bulduk, Fırat Bey.”

Safa’nın sesi Gülce’nin bütün bedenini buz gibi yaptı. O gece… O kapı… O karanlık… Gülce’nin aylardır zihninin en uzak köşesine gömmeye çalıştığı her şey bir anda geri döndü.

Safa masaya yaklaşırken Fırat gülümsüyordu.

“Safa Bey, eşim Gülce.”

Safa’nın bakışları Gülce’ye döndü. İkisi de birkaç saniye konuşmadı. Safa’nın gözlerinde tanımanın şaşkınlığı belirdi.

Sonra Safa elini uzattı.

“Memnun oldum.”

Gülce eline bakmadı bile. Midesi bir anda altüst oldu. Sandalyeden kalktı ve hiçbir şey söylemeden lavaboya koştu. Soğuk suyu yüzüne çarptı. Bir kez. Sonra bir kez daha. Aynadaki kadın ona yabancıydı.

“Hayır…”

Kendi sesini zor duydu.

“Hayır…”

Ama geçmiş aynanın içinden çıkıp karşısına dikilmişti. Gülce ellerini lavabonun kenarına dayadı.

Beni buldu.

Nefesi hızlandı.

Bunca zamandır kaçtığım adam, şimdi Fırat’ın karşısında.

Masada Fırat, mahcup bir gülümsemeyle Safa’ya döndü.

“Kusura bakmayın. Biraz hassas bir dönemden geçiyor.”

Safa’nın yüzündeki ifade değişti.

“Neden?”

Fırat hiç düşünmeden cevap verdi:

“Bebek bekliyoruz. Henüz dört aylık.”

Safa’nın gözleri büyüdü.

“Bebek mi?”

“Evet.”

Safa bir süre sustu. Sonra dudaklarından, kendisinin bile duymak istemediği bir cümle döküldü:

“Yoksa…”

HİKÂYENİN DEVAMI "SAKLI GÜNAHIN GECESİ" KİTABINDA...

Çok yakında.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Zeynep Kıvanç Zeynep Kıvanç, 1986 Bartın Amasra doğumlu yazar ve şairdir. 3 çocuk annesi olan Kıvanç, İstanbul'da yaşamaktadır. Geçmişte elinden alınan eğitim haklarını açık öğretimden geri almak için mücadele etmekte ve eğitimi için elinden gelenin en iyisini yapmaktadır. Kıvanç'ın çeşitli sitelerde birçok edebi yazısı yayınlanmakta ve edebiyat dünyasını zenginleştirmektedir. Edebiyat dünyasına kattığı şiirleri ve yazıları ile Fikir İzleri'ne katılım sağlamaktadır. 3 adet yayınevinden çıkan eseri bulunmaktadır. Birbirinden farklı ve güzel konularla kalemini zenginleştiren Kıvanç, edebiyata duyduğu derin tutkusuyla yaşamını sürdürmektedir. Basılı olan eserleri; Mavi Elbiseli Gazze, Dört Duvar Arasındaki Beşinci Adım ve Kırık Zamanlar Günlüğü'dür