8 Mart’ı Kutlamak mı, Hatırlamak mı?

8 Mart ve kadın cinayetleri üzerinden kadına yönelik şiddete dikkat çekmek.

Mart 8, 2026 - 13:46
Mart 8, 2026 - 14:32
 0  7
8 Mart’ı Kutlamak mı, Hatırlamak mı?

391 kadın…

Evet, tam 391 kadın erkekler tarafından katledildi.

Bu sayı sadece bir istatistik değil. Bu sayı; yarım kalan hayatların, susturulan seslerin ve söndürülen umutların sayısıdır. Verilere göre 297’si net cinayet, 94’ü ise şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti.

Her biri bir insan, bir hayat, bir hikâyeydi. Kimisi bir anneydi, kimisi bir kız çocuğu, kimisi bir kardeş, kimisi bir dost. Hayalleri vardı, planları vardı, yaşamak istedikleri bir hayat vardı. Ama hepsi ellerinden alındı.

Bu yüzden 8 Mart sadece “kutlanacak” bir gün değil.

Aynı zamanda hatırlama, fark etme ve vicdanla yüzleşme günüdür.

Bir gün çiçek verip “Dünya Kadınlar Günün kutlu olsun” demek yetmiyor. Çünkü bazı kadınlar artık o çiçekleri alacak hayatta değil. Bazıları artık bu günü göremiyor bile. Onların sesi susturuldu ama geride bıraktıkları acı hâlâ bizimle.

Bugün sorulması gereken soru şu:

Kadınlara gerçekten değer veriyor muyuz, yoksa sadece bir gün mü hatırlıyoruz?

Kadınlara sahip çıkmak sadece bir gün yapılan paylaşımlarla olmaz. Bu; her gün şiddete karşı durmakla, adaleti savunmakla, sessiz kalmamakla olur. Çünkü şiddet şiddeti doğurur, sessizlik ise o şiddetin büyümesine izin verir.

Öldürülen kadınlarımızın mekânları cennet olsun…

Ama acı olan şu ki çoğu zaman isimleri birkaç gün konuşulup sonra unutuluyor. Oysa onların unutulmaması gerekiyor. Çünkü her biri bir hayatın, bir mücadelenin ve bir gerçeğin temsilcisiydi.

Bir toplumun vicdanı, en çok da kadınların güvenliğiyle ölçülür. Eğer kadınlar korkmadan yaşayabiliyorsa, sokakta yürürken endişe duymuyorsa, hayallerini yarım bırakmak zorunda kalmıyorsa; işte o zaman gerçekten güçlü bir toplumdan söz edilebilir.

Dileğimiz; kadınların korkmadan yaşayabildiği, seslerinin susturulmadığı, hayatlarının yarım bırakılmadığı bir dünya.

Belki o zaman 8 Mart gerçekten bir kutlama günü olur.

Ama o güne kadar 8 Mart sadece bir kutlama değil, bir hatırlatma olmalı.

Kadınların sadece bir günü değil, her günü değerli olsun.

Ve umarız bir gün, hiçbir kadının adı bir istatistiğin içinde anılmak zorunda kalmaz.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

zubeydebayik Cehenneme Düşen Melek yazarı Zübeyde Bayık, yaşam mücadelesini kalemiyle anlatan engelli bir yazardır. Küçük yaşta geçirdiği hastalık sonucu serebral palsi ile tanışmış, buna rağmen eğitim hayatından vazgeçmeyerek azmiyle dikkat çekmiştir. Yazılarında genellikle hayata tutunma, içsel mücadele ve umut temalarını işler. Cehenneme Düşen Melek adlı eseriyle okuyuculara güçlü ve duygusal bir anlatım sunmuştur.