Yapay Zekâ Gerçekten Yapay mı!

Yapay Zekâ

Şubat 1, 2026 - 12:48
Nisan 10, 2026 - 16:25
 0  52
Yapay Zekâ Gerçekten Yapay mı!

Yapay Zekâ Gerçek'ten Yapay mı?

Artificial İntelligence,yapay zekâ!

Çocukluğumuz'da felâket senaryoları çizilen bir tablo vardı,daha doğrusu:Robot teknolojisi ve insanların nüfusunun,iş gücünün giderek azalacağı,robotların dünyamızı istilâ edeceği kehâneti...

Teknoloji'nin baş döndürücü bir hızla gelişmesi ve ilerlemesi hergün yeni bir icat çıkardı karşımıza.Artık teknoloji çağı kontrol edilemez hâle geldi.Konuşan,şarkı söyleyen,yemek yapan, alışveriş listesi hazırlayabilen insansı makineler topluluğu...Bu makineler birçok işleve sahip artık;Kimi endüstriyel alanda kullanırken kimi de hayatın diğer alanlarında bu nimetten yararlanmaktadır.Ancak bazı ard niyetli insanların eline geçtiğinde toplulukları rahatsız eden,yok edebilen bir silaha dönüşüyor!Bazı insanlar hayatlarını kolaylaştırsın diye bu teknoloji'ye yönelirken,bazı insanlar da birçok insana ciddi zararlar verebiliyor malesef! Günümüzde bunun birçok örneği var ve hâlen etkisini sürdürmektedir.Asıl meselemiz robotlar değil tabiki,ancak bilim adamları robotlar üzerinde çok çalışarak hergün yeni bir şey keşfetti.İşte yapay zekâ denilen bu icâd için kimileri faydalıdır dedi kimileri de zararlı...

Öncellikle şunu belirtmek isterim: Teknoloji'ye karşı değilim,zira ALLAH bu teknoloji'nin üretilmesinde insana akıl ve imkân vermiştir,yani aslında bunu iyi görebilen,iyi kullanabilenler için büyük bir ni'mettir.Birçok meslek dalı'nın istifade ettiği yapay zekâ'ya istediğinizi sorabiliyor, aynısı veya çok benzeri resim çizdirebiliyor,hatta birçok alternatifi olan yapay zekâ programlarında kendi sesinizle şarkı sözleri hazırlayabiliyor,ona şarkı söyletebilyorsunuz.İnanılmaz ama gerçek sizin verdiğiniz tariflerde sayısız bilgi ve belgeler oluşturabilen bir teknoloji ve bu özellik hemen hemen tüm sosyal medya platformlarında yerini almıştır.Şiir yazmak isteyen de şarkı söylemek isteyen de resim çizmek isteyen de roman,hikâye,makale,deneme gibi edebî türlerden metin oluşturmak isteyen de yapay zekâ'ya müracaat ediyor.Yapay zekâ bu ihtiyaçlara tam karşılık veriyor mu tartışılır,ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:Yapay zekâ yapay değil!Neden sorusunun cevabı da aslında çok basit:Yapay zekâ'yı icat eden,ona argoritma'yı, koordinatları,alması vermesi gereken bilgi ve belgeleri vs belirleyen yine insanoğlu!

Peki,ne yapalım,kullanmayalım mı?

Tabiki herşeyinde bir adap,usul ve ayarı vardır.Hayatımızı kolaylaştıran bir ni'met'te olsa,çok dikkatli kullanmalıyız.Bir "Evet"nelere mal olabilir?

Ya da özel bir fotoğraf sizin ya da bir tanıdığınızın...

Uzmanlar uyarıyor:Evet'inizi kaydedip herhangi bir işlemde prosedür gereği kullanabilirler,aman dikkat!

Ya da bir resminizi alıp süsleyerek püsleyerek uygun olmayan görüntüler oluşturabilir,daha da ötesi bunu medyaya pazarlayabilir,mazAllah tehdit ve şantaj malzemesi hâline getirebilirler!

Olmaz demeyin,arkasında insan varsa herşey olabilir.Hele hele bu teknolojiyi kim icat etmişse etsin satın alanlar batılı ülkelerin çıkarlarına hizmet eden Bill Gates ve Elon Musk'ın arkası'ndaki bahçelerde türlü türlü entrikalar çeviren kimselerse çok daha dikkatli olmak zorundayız!

Şu gerçeği artık kimse inkâr edemez!

Artık ülkeler veya birbirine düşman insanlar sadece topla,tüfekle birbirilerine saldırmıyor,artık siber saldırılar,"Süper Hacker'lar"baş gösterdi.

Şunu kabul edelim ki, teknoloji çağında bilgi en büyük silah'tır.

Bilgilerin depolandığı ve gerek görülmesi halinde bir yerlere servis edildiğini asla aklımızdan çıkarmayalım!

Asıl ilginç olan da bilim-kurgu eserlerinde yer alan esas yapay zekâ'nın durduralamaz bir hâle geleceği öne sürülen "2035"yılı!

Bakalım,omür yeterse daha neler göreceğiz...

İşte bu gerekçeler doğrultusunda aslında yapay zekâ'nın masûm bir yapay uygulamadan ibaret olmadığı apaçık ortadadır.

Kullanmayın diyemiyorum ama dikkatli olun ve şu tavsiyemi acizâne kabul edin, alın,uygulayın,çok basit aslında:

Web siteleri'nde gördüğünüz her yapay zekâ uygulamasını tıklamayın,benim gibi yapın ve sadece birçok Android telefonun kendi özelliği olan "Gemini''kullanın,başka alternatif aramak hayatınızda karşılaşmak istemeyeceğiniz neticelere varabilir.

~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍? 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Yazar,1985'te,hayatı gibi çetin geçen bir Şubat ayı'nda Van'ın Gevaş ilçesine bağlı Kızıltaş mahallesi'nde gözlerini dünyaya açtı. İlk ve orta okulu Gevaş ilçesinde,lise eğitimini de Van'da Yabancı dil (ingilizce) bölümü'nden mezun olarak tamamladı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümü'nden mezun olan yazar,Tasavvuf mektebi'nde çeşitli dersler aldı,farklı bölümlerden eğitim sertifikâları aldı,ancak yaşadığı hastalıklar nedeniyle eğitim hayatına uzun süre ara vermek zorunda kaldı.Zekâsıyla hayran bırakan yazar,okulun ilk haftasında 7 yaşında (1992) iki hafta yoğun bakımda kalıp hayat mücâdelesi verdiği feci bir trafik kazası geçirdi!İlk ve orta okulu ardı arkası kesilmeyen hastalıklar nedeniyle zor şartlarda bitirdi.Lise'ye hazırlandığı sırada aniden ve ömrü boyunca kendisine eşlik edecek sol kulak total işitme kaybı yaşadı,hiçbir ameliyat ve cihazın iyileştiremediği bu kayıp yüzünden 3 yıl tedavi görmek zorunda kaldı,lise eğitimine ara verdi.Duymayan kulakları yüzünden uzun yıllar süren psikolojik tedaviler gördü.Hastalığıyla barışık yaşamak istedi,ancak sosyal hayatı'nda ve eğitim hayatı'nda hiç huzur yüzü görmedi.Tüm zorluklara rağmen lise'yi bitirdikten sonra 2005'te girdiği ilk sınav'da çok sevdiği İlahiyat Fakültesini kazandı,ailesi'nin endişeleri ve maddî manevî zorluklar nedeniyle bu bölümü okuyamadı.Ailesinin hayallerini sekteye uğrattığı bu olaydan sonra özgüven eksikliği ve bunalımlar yaşadı,hastalıklar silsilesine yenileri eklendi.Kullanmak zorunda kaldığı ilaçlar hem zihninde hem de bedeninde ciddi hasarlar oluşturdu,tüm zorluklara rağmen yaşama umudunu ve mücâdele ruhunu yitirmedi.Camii, mescit,dergâh,medrese ve hastane kapıları'nda şifâsını aradı durdu.Ancak alnına yazılan bir kader vardı,kaybettikleri bir daha geri gelmeyecekti. O;zorluklarla sınanan bir çocuk,hayalleri elinden alınmış bir genç olarak hafızâlara kazınacaktı. Tüm zorluklara rağmen;ayak'ta ve hayat'ta kalma mücadelesi'nden asla vaz geçmedi,en karanlık dehlizler'de bile bir ışık huzmesi aradı durdu.Şu anda inşaat sektörü'nde çalışan yazar,elinden hiç bırakmadığı kalemi'yle ilhâm olmaya devam ediyor... Zorlu bir çocukluk,gençlik, eğitim ve evlilik hayatından sonra kendini tamamen edebiyata veren yazar,kuru kalabalıklar içinde yok olup gitmektense yalnızlığa sarılmıştır.Olağanüstü yaşam mücâdelesini,acı tatlı deneyimlerini kaleme aldığı Uzun Bir Hikâye ile edebiyat dünyasına adım atan yazarın; Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenler'in Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı iki kitabı daha vardır.Sevgi,umut ve iyilik'le yazdığı eserlerle 2025'te Manevî Edebiyata Katkı Ödülü'ne lâyık görülen yazarın üzerinde çalıştığı eserler şunlardır: ~Gül ve Nâr, ~Acı Tatlı Duygularımız'ın Tercümânı Şiirler'im, ~Uzun Bir Hikâye 2:Kaderin Ördüğü Ağlar, ~Pusula. Yazar,asla pes etmediği ayak'ta ve hayat'ta kalma mücâdelesini vermeye devam etmektedir. Yazarın son sözü: "İnan-sev-çalış-başar!felsefesini benimsemiş bir yazar olarak hayalleriniz 'in peşinden koşmak'tan asla vaz geçmeyin!diyorum.Sevgi, umut ve iyilik daima yoldaşınız olsun." ~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍?