AŞILA KENDİNİ…

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

AŞILA KENDİNİ… İnsanla, hayatla, umutlarla…

13 Ekim 2026 - 06:54
13 Ekim 2026 - 06:54 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  2
AŞILA KENDİNİ…

AŞILA KENDİNİ…

İnsanla, hayatla, umutlarla…

Bazen insanın kendini yeniden bulabilmesi için önce kendinden uzaklaşması gerekir. Alıştığı sokaklardan, bildiği yüzlerden, yüreğini yoran düşüncelerden biraz olsun uzaklaşması… Sonra dönüp kendi içine bakması ve orada hâlâ yaşamak isteyen bir yanının olduğunu fark etmesi gerekir.

Aşıla kendini…

İnsanla aşıla. Ama herkesi hayatına alarak değil, sana insanlığını hatırlatanlarla karşılaşarak… Bir çift güzel sözün, içten bir gülümsemenin, karşılık beklemeden uzatılan bir elin değerini bilerek… Çünkü bazen hiç tanımadığın bir insan, en yakınının göremediği yarana dokunur ve sana yeniden güvenmeyi öğretir.

Hayatla aşıla kendini. Bütün zorluklarına, hayal kırıklıklarına, yarım kalmış hikâyelerine rağmen hayatın sana sunduğu güzellikleri görmeye çalış. Her sabahın yeni bir başlangıç olduğunu, her mevsimin kendi içinde bir değişim taşıdığını unutma. Düşmekten korkma; yeter ki düştüğün yerde kalmayı kaderin sanma.

Umutlarla aşıla kendini…

Çünkü umut, her şey yolundayken kurulan güzel hayallerden ibaret değildir. Asıl umut, hiçbir şeyin yolunda gitmediği zamanlarda bile insanın içinde küçücük bir ışığı koruyabilmesidir. Bazen bir kapının açılmasını beklersin, bazen bir haberin gelmesini, bazen de yalnızca içindeki sıkıntının geçmesini… Beklediğin şeylerin hepsi gerçekleşmeyebilir. Ama bu, hayatın sana sunacağı bütün güzelliklerin tükendiği anlamına gelmez.

Dün seni üzen bir olay, bugün sana sabretmeyi öğretebilir. Dün seni terk eden biri, bugün kendi değerini anlamana vesile olabilir. Dün gözyaşlarıyla uyuduğun bir gecenin ardından, bir sabah sebepsizce gülümseyebilirsin.

İşte hayat biraz da budur: İnsan, yaşadıklarının içinde yeniden yeşermeyi öğrenir.

Ancak kendini aşılarken bir şeyi unutma. Her insana kendinden bir parça verme, her gülümseyene kalbini açma, her güzel söze sonsuz anlamlar yükleme. İnsanları sev ama kendini de sev. Hayata tutun ama seni tüketen şeylere tutunmakta ısrar etme. Umut et ama bütün mutluluğunu tek bir ihtimale bağlama.

Çünkü sen de ilgiye, sevgiye, huzura ve güzel günlere layıksın.

Bir ağacın yeniden yeşermesi için toprağa, suya ve güneşe ihtiyacı vardır. İnsanın da ruhunu besleyen dostluklara, içini ısıtan anlara ve geleceğe inanmasını sağlayan umutlara ihtiyacı var.

Öyleyse kendini yalnızca geçmişin acılarıyla besleme. Yeni insanlara, yeni başlangıçlara, yeni hayallere de yer aç hayatında.

Aşıla kendini insanla, hayatla, umutlarla…

Ama en çok da kendinle barışarak aşıla. Dün yaptığın hataları affet, bugün sahip olduklarının kıymetini bil, yarının güzelliklerine kapını kapatma.

Unutma; hayat bazen sana yeniden başlamak için büyük fırsatlar sunmaz. Bazen yalnızca küçücük bir işaret bırakır önüne. Onu fark etmek, o işaretten bir umut çıkarmak ve yeniden yürümeye karar vermek sana kalır.

Çünkü insan, umut etmeyi bıraktığında değil yalnızca; kendisine yeni bir ihtimal tanımadığında da yorulur.

Ve belki de hayatın en güzel tarafı şudur:

Ne kadar kurumuş hissedersen hisset, içinde yeniden yeşerebilecek bir yer mutlaka vardır.

Yeter ki kendini hayattan, insandan ve umuttan mahrum bırakma.

Aşıla kendini…

Çünkü hayat, yeniden yeşermeyi göze alanlara hâlâ güzel sürprizler saklıyor.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.