Her Gün Bir Kadın Cinayeti; Karanfil Değil, Adalet İstiyoruz

Kadınlar Günü

Mart 8, 2026 - 14:22
Mart 8, 2026 - 14:29
 0  31
Her Gün Bir Kadın Cinayeti; Karanfil Değil, Adalet İstiyoruz

Susturulmuş binlerce kadının ortak çığlığı. 8 Mart bir "kutlama" değil, bir "yas ve direniş" günü... 

Bugün takvimler o malum günü gösteriyor. Telefonlarınıza sahte bir neşeyle süslenmiş mesajlar düşecek; "Varlığıyla dünyayı güzelleştiren kadınlarımızın..." diye başlayan, sonu gelmez, içi boş övgüler... Sosyal medya, pembe filtreli afişlerle, şık akşam yemekleriyle ve indirim reklamlarıyla dolup taşacak.

Peki, biz neyi kutluyoruz?

Sahi, bir katliamın küllerinden doğan bu günü, hangi ara çiçekli bir bayrama dönüştürdük?

1857’de New York’ta bir fabrikada kapılar üzerlerine kilitlenen, alevlerin arasında birbirine sarılarak can veren 129 kadının çığlığını, bugün hangi parfüm kokusu bastırabilir?

Bir Gün Değil, Her Gün Eksiliyoruz 

Biz kadınlar için 8 Mart, bir kutlama takvimi değil, bir hayatta kalma çetelesidir. Biz bugün gülümseyen fotoğraflar paylaşırken, bir yerlerde bir kadın ve bir kız çocuğu hiç tanımadığı bir karanlıkta, en yakınındaki bir el tarafından veya hiç tanımadığı bir kişi tarafından hayattan koparılıyor olabilir.

Haber bültenleri artık birer taziye defterine dönüştü. İsimler değişiyor, şehirler değişiyor ama o korkunç son hiç değişmiyor: "Hunharca katledildi." Katiller ise adalet saraylarının kapısından üç-beş yıl sonra, hiçbir şey olmamış gibi, sırtları sıvazlanarak çıkıyor. Sokakta yanımızdan geçen o adamın, yarın bir gazete sayfasındaki "fail" olmayacağının garantisini kim verebilir?

Korkuyla Yaşamak, Yaşamak mıdır? 

Yatağa girdiğimizde "Yarın benim ismim mi bir cinayet haberiyle anılacak?" diye düşünmekten yorulduk.

Kız çocuklarımızı parklara gönderirken, okula uğurlarken içimizde büyüyen o devasa yumruyla yaşamaktan bıktık. Bizim ihtiyacımız olan süslü videolar, afilli afişler ya da yılda bir kez hatırlanan "kutsallık" atıfları değil.

“Biz artık ölmek istemiyoruz. Biz korkmadan yürümek, korkmadan sevmek, korkmadan nefes almak, korkmadan yaşamak istiyoruz.!”

Yasanın korumadığı, adaletin tecelli etmediği her gün, o New York’taki fabrikanın kapıları hepimizin üzerine yeniden kilitleniyor. O yangın hala sönmedi; bugün her bir kadın ve her bir kız çocuğu cinayetiyle canımızı yakmaya devam ediyor.

Sözün Bittiği, Adaletin Başladığı Yer

Bugün bana çiçek getirmeyin. Bugün bana "kadınlar çiçektir" edebiyatı yapmayın. Eğer bir şey yapacaksanız; sokakta dövülen, tecavüze uğrayan öldürülen o kadınların ve çocukların sesi olun. Mahkeme salonlarında kravat takıp indirim alan katilin karşısında durun. Bir kız çocuğunun hayallerinin karartılmasına sessiz kalmayın.

Biz artık bir "anma" günü daha istemiyoruz. Biz; kadınların öldürülmediği bir takvim, çocukların korkmadığı bir gelecek istiyoruz.

Çünkü adalet sağlanmadığı sürece, her 8 Mart kutlaması, kurban edilen kadınların mezarı başında çalınan acı bir ıslıktan öteye geçemeyecektir.

Dileğimiz; tek bir kadının daha isminin siyah bir ekranda belirmediği  o ilk sabahı görebilmek...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow