CUMHURİYETİN IŞIĞINDA ÖĞRETMENLERİMİZE ŞÜKRANLA

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Öğretmenler Günü yaklaşırken, hayatımın en kıymetli yol göstericilerine; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bugünün fedakâr öğretmenlerine kadar uzanan o büyük eğitim neferlerine duyduğum minneti kaleme almak istedim.

21 Kasım 2025 - 08:25
21 Kasım 2025 - 08:25 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  65
CUMHURİYETİN IŞIĞINDA ÖĞRETMENLERİMİZE ŞÜKRANLA

CUMHURİYETİN IŞIĞINDA ÖĞRETMENLERİMİZE ŞÜKRANLA

               Öğretmenler Günü yaklaşırken, hayatımın en kıymetli yol göstericilerine; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bugünün fedakâr öğretmenlerine kadar uzanan o büyük eğitim neferlerine duyduğum minneti kaleme almak istedim.

               Bu yazıya, kendi öykümden bir adım atarak başlamak istiyorum. İlkokul öğretmenim Seyit BECANIM, hayatımda silinemez izler bırakan ilk gerçek rehberimdi. Saçımı şefkatle okşayışı, tuttuğum kalemi cesaretle kavrayışım, doğruyu aramaya yönelten öğütleri… Bugün geriye dönüp baktığımda, kişiliğimi, değerlerimi ve yürüdüğüm yolu şekillendiren temel taşların önemli bir bölümünün onun titizlikle ve sevgiyle döşediğini görüyorum. Bana kattığı insanlığı, özgüveni ve öğrenme aşkını her adımımda taşımaya devam ediyorum.

               Elbette yolum boyunca karşıma çıkan tüm iyi öğretmenlerim… Her biri bilgisiyle, sabrıyla, emeğiyle omzuma dokundu. Hepsinin ellerinden saygıyla öpüyor, bugün olduğum insanın inşasında payı olan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

               Bu bireysel teşekkürüm, aslında büyük bir bütünün küçük bir parçası. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu ilk günden itibaren öğretmenlerini bir milletin geleceğini var eden asli güç olarak görmüş bir ülkedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eğitimi uygarlığın temel şartı sayarken, öğretmenlere olan güvenini şu sözlerle ilan etmiştir:

               “Cumhuriyet sizden ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesiller ister.”

               Bu söz büyük bir vizyonun ifadesidir. Aydınlık yarınların anahtarı, düşünen, sorgulayan, üreten nesiller yetiştirmektir. Bu nedenle Atatürk, öğretmenlerin görevini yalnızca bilgi aktaran kişiler olmanın ötesine taşımış; onları Cumhuriyetin en stratejik mimarları olarak tarif etmiştir:

               “Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır.”

               Eğitimin niteliğine dair şu uyarısı bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam eder:

               “Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir.”

               Cumhuriyet tarihinin her döneminde, köy enstitülerinden bugünün sınıflarına kadar, öğretmenlerimiz zor koşullarda bile aydınlanma meşalesini büyük bir inançla taşımışlardır. Yeri geldi sırtında kitaplarla köy köy dolaştı, yeri geldi bir çocuğun gözlerindeki meraka umut oldu. Kimi zaman bir sobanın yanında üşüyen minik elleri ısıttı, kimi zaman geleceğe uzanan bir kapıyı araladı. İşte bugün, tüm bu büyük fedakârlıkların karşısında saygıyla eğiliyorum.

Adını hatırlayamadığım ama varlığıyla her zaman onur duyduğum, Atatürk’ün tüm öğretmenlerinin ve bugün aynı inançla görev yapan Cumhuriyetimizin bütün öğretmenlerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden kutluyorum.

               İyi ki varsınız.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Burak Şahin Ankara’da doğdum; şehrin sert rüzgârıyla, ağır bulutlarıyla ve sokaklarının gizli hikâyeleriyle büyüdüm. Kamu Yönetimi mezunuyum ve bugün uluslararası bir lojistik firmasında çalışıyorum. Fakat hayatımın gerçek rotası her zaman kelimelerden geçti. Yazmak ve okumak, yıllardır kendi içimde tuttuğum sessiz bir nöbet, kendimi yeniden bulduğum bir sığınak oldu. Bu yolculuk beni iki kitapla buluşturdu: “Ben Bir Sokak Lambasıyım” ve “Saklı Silüetler”. Şimdi köşe yazılarıma aynı arayışı, aynı sesi taşıyorum. Çünkü inanıyorum ki her cümle, insanın dünyayı yeniden görme biçimini değiştirebilir.