Kitabımın Doğum Sancıları

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
3 Ekim 2025 - 12:07
3 Ekim 2025 - 12:07 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 3  357
Kitabımın Doğum Sancıları

Yazma tutukusuyla yanıp tutuşuyor olmam, kolaylıkla yazabileceğim anlamına gelmiyordu.

Bilgisayar başına geçip bomboş ekranla bakıştığım, yanımda hep kağıt kalem taşıdığım, aklıma bir şey gelirse 'aman kaçırmayayım' demelerim doğrudur.
Kitabımın doğum sancısı gerçek bir doğum sancısı gibi başladı. Bir gece yarısı nefessiz kalarak uyandım. Hava almak için kış ayazında balkona çıktım. Derin derin nefes aldıkça göğsüme bir bıçak batıyordu sanki. Kalp krizi geçiriyorum zannettim. Oysa kendim olma cesaretini gösteremeyişimin ilk krizinin belirtileriydi. Panik atak geçiriyordum.
Korkuyordum. Ama farkında değildim duygularımın. Yazmaya başlayınca fark edecektim. Önce aklıma ne gelirse yazmaya başladım. Günlük tutmak gibi. Korkularımı yazdım. Yetiştirilişimden bu yana beni sevindiren ve acıtan her şeyi yazdım. Sadece kendim olma niyetimleydim. Başka bir amacım yoktu.
'Kendini bil' anlamı taşıyan Temet Nosce kitabımın oluşumu tam da böyle başladı. Yaşadığım afet travması sonrası kendiliğinden akmaya başladı satırlar. Öyle kolay da olmadı akması. Ekran başında yazarken aynı travmayı defalarca yaşadım. Vazgeçmeye kalkıştım çoğu zaman. 
Kendime acımaya bir son vermem gerekiyordu. 'Oturup ağlamayı mı, ayağa kalkmayı mı seçeceksin?' dedim kendime. Ve ayağa kalkma mücadelemi de yazmaya başladım.
Kitabımın doğum sancıları artarak gelmeye devam ediyordu. Sancıların sıklığının artışından anlamıştım. Doğum yakın. Kitap hazır, ancak 'bitti' demeye cesaretim yok. Bu kez korkularımla yüzleşme cesareti buldum.
Aldım elime kalemi, neden yayınlayamadığımı büyük bir dürüstlükle bir bir yazdım:
*Freud, ölmeden önce, bazı notlarının gizli kalmasını istemiş ancak bu vasiyete riayet edilmemiş. Özelimin rızam dışında paylaşılmasından korktum. 
*Anlaşılamamaktan ya da yanlış anlaşılmaktan korktum. Çünkü iletişim halinde olduğunuz biriyle bir iletişim kazası yaşadığınızda bunu telafi etme şansınız vardır ama okurunuza sadece 'iletim' yapmış olursunuz o geri bildirim vermediği sürece. 
*Bir imza günü, bir söyleşi günü olduğunda cevap veremeyeceğim bir soru yöneltilmesinden endişelendim. 
*Yayınevlerince reddedilme kaygısı yaşadım. 
*Denemekten korkuyordum. Başarısızlığa uğrama korkusu. Buna aynı zamanda başarma korkusu da eşlik ediyordu. Bir şeyde iyi olup parlamaya da korkuyordum sanki. 
*Ünlü olmanın getireceği sorumluluk duygusu korkusu. Sorumluluk duygusu üzerine çalıştım. Hissettiğim aşırı sorumluluk duygusunun sebeplerini buldum.
"Korktuğun yer neredeyse mucizen oradadır." mottomla doğuma girmeye karar verdim, Temet Nosce şuan basımda. Çok yakında sizlerle...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow