Görünmez Mürekkeple Yazılmış Mektup

Bu mektup, bir veda değil. Bu benim kendimle bir araya gelerek yeniden doğduğum günü anlatan kelimelerimdir. Kaybetmekten korkmadan, hırpalanmadan ve örselenmeden söylenmesi gerekenleri söylediğim hikâyemdir.

Kasım 3, 2025 - 23:16
Kasım 7, 2025 - 13:15
 0  2
Görünmez Mürekkeple Yazılmış Mektup

Kime: Yutulmak zorunda kalmış bütün kelimelere, kırılmış olan her şeye

Yer: göğüs kafesimin en derin yeri

Tarih: kan kaybetmediğim ilk sabah

Sevgili sessizlik,

Sana yazıyorum evet. Oysa sen, dudaklarımdan dökülmeye cesaret edemeyen her harfi, her kelimeyi boğazıma dizilen her zehirli dilleri benden daha iyi tanıdın. Yıllarca seninle birlikte bir tutsaklık sözü verdim. Bana “konuşursan, yalnız kalırsın.” Dediler. Oysa konuşmadığım veya konuşamadığım her an, kalabalıkların arasında yapayalnız kaldım. Hâlbuki benim de sözlerim vardı, bana ait olan.

Beni dinlemeyeceğini bildiğim için ve saklamayacağın için bu mektubu bir kâğıda değil, ruhuma akan renklerin üzerine yazıyorum. Mürekkebin rengi, gözyaşlarımın kurumuş gölgesiydi. Kâğıdın buruşukluğu, kendime sarılarak ağladığım gecelerden gelen izlerdi. Her bir iz, her bir çizik, bana atılan ve karşılığında cevap bile veremediğim tokatların sayımıydı.

Odanın duvarlarına çarpan o tek kelimeyi hatırlıyor musun? Sen onu elinin tersiyle ittin. Ama ben şimdi daha iyi anlıyorum ki, o kelime sana değil, aslında bana lazımdı. Benim ihtiyacım vardı. Özgür adımlara kavuşan her bir söz, dışarıda dönen sağır dünyaya ulaşmasa bile kırık kalbime ışıklı bir yol açıyordu.

Bana acı verdiniz. Her suskunluğumu, her geri adımlarımı onay sandınız. Ve ben geri adım attıkça dillerini daha da zehirlediniz. Ama ben, sizin bana sağladığınız her keskin cümleleri, bu mektubun keskin kenarlarına dönüştürdüm. Eline alanın parmaklarını kanatacak keskinlikte olmuştu. Şikâyet etmenize müsaade etmiyorum. Çünkü o keskin kenarlar sizlerden bana kalan hatıraydı.

Bu mektubu asla okuyamayacaksın, eline aldığında sadece mürekkep lekeleri, izler ve anlamsız biçimde ortaya çıkmış harfler göreceksin. Ama bil ki, o harflerin her biri, o gün söylemek isteyip de söyleyemediğim sözlerimdi.

Şimdi yeniden ben susuyorum, ama kalemimin kâğıtlara bıraktığı bu lekeler senin vicdanına bir çığlık gibi sarılsın.

Artık kimsenin beni duymaması umurumda değil biliyor musun? Çünkü ben, yıllarca kendi sesimi bile dinlemeyi reddettim. Şimdi kendi sessizliğimin yükselen yankılarında en güçlü halimle ve dimdik ayakta duruyorum.

Bu mektup, bir veda değil. Bu benim kendimle bir araya gelerek yeniden doğduğum günü anlatan kelimelerimdir. Kaybetmekten korkmadan, hırpalanmadan ve örselenmeden söylenmesi gerekenleri söylediğim hikâyemdir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

golge-yazar Gizem Gökmen Bir kalem bir kâğıt, tüm duygulara can veriyor. Kimisi tamamlanıyor, kimisi yarım kalıyor, ama hepsi tozlu sandıklardan çıkarak yaşam buluyor.