Hayatın Ritmine Bırak Kendini

Şubat 1, 2025 - 12:58
 0  750
Hayatın Ritmine Bırak Kendini

Lütfen, yazıyı okumadan önce en sevdiğiniz şarkıyı açın. Ruhunuzu saracak bir melodi eşliğinde, en rahat ettiğiniz pozisyonda olun. Çünkü bugün size, akışta kalmanın ne kadar büyülü bir şey olduğundan bahsetmek istiyorum.

Akışta kalmak… Sözlük anlamıyla “anın içinde var olmak” olarak tanımlanıyor. Ama ben bunu, omuzlarınıza çöken tüm kaygıları, yükleri, sizi aşağı çeken tüm düşünceleri bir anlığına da olsa kenara bırakmak olarak görüyorum. Sırtınızda taşıdığınız o ağır sepeti yere koymak gibi… İçini boşaltmasanız bile, bir süreliğine taşımaktan vazgeçmek gibi…

Peki, bunu başarmak neden bu kadar zor? Neden akışta kalan insanlara hayranlıkla bakıp, onlara “Nasıl yapıyorsun bunu?” diye sorma ihtiyacı hissediyoruz? Belki de cevabı, fazlasıyla düşünmemizde saklıdır. Bazen yaşamı akıl süzgecinden geçirmek yerine, ona kendimizi bırakmamız gerekir. Su gibi, rüzgâr gibi, bir şarkının en güzel yerinde gözlerini kapatıp kaybolmak gibi…

Akış, direnç göstermediğimizde bizi en doğru yere götüren o görünmez eldir. Ne geçmişin keşkelerine takılı kalmaktır ne de geleceğin belirsiz korkularına kapılmak… Sadece şu anın içinde var olmaktır. Bütün o karmaşanın içinde bir an durup derin bir nefes almaktır.

Ve belki de en önemlisi, kendine şu soruyu sormaktır: “Şu anı yaşamaktan beni alıkoyan ne?” Eğer bu soruya bir cevap bulabiliyorsan, belki de o cevabı biraz olsun serbest bırakma vakti gelmiştir. Çünkü hayat, en çok akışta kaldığımız anlarda kendini gösterir…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sude Arslan Sosyal Çalışmacı - Köşe Yazarı