SUSMAYAN ÇINLAMALAR

Mart 21, 2025 - 13:36
Mart 23, 2025 - 14:48
 0  781
SUSMAYAN ÇINLAMALAR

SUSMAYAN ÇINLAMALAR

 

Sol kulağında korkunç bir tiz ses duydu. O kadar yüksek bir tınısı vardı ki dışardaki sesler kaybolmuş, sadece beyninin kıvrımlarına katman katman bu ses yerleşmişti. Birden elini sol kulağına attı. Kulağını eliyle kapatmak istedi. Duyduğu çirkin, baş döndüren ve uğuldayan sesin dışardan geldiğini düşünüyordu. Ama nafile, bu ses dışardan değil, içeriden bir yerlerden çıkmış, yükselerek beyninin her tarafını kaplamıştı. Dış dünya ile iletişimini koparan bu çirkin ses neden onun beynini dolaşıyordu? Uğradığı her alanın kapısını o kadar şiddetle vuruyordu ki yankılanma akabinde vücut sarsılıyor ve bir yerlere tutunma ihtiyacı duyuyordu. Zar zor sendeleyerek ayakta durabiliyordu. Sanki beyninde bir orkestra kurulmuş, tek çalgı aleti olan zille belli belirsiz notalara basan, berbat bir konser dinliyordu. Çıldırma raddesine gelmişti. Yere çömelmiş, iki eliyle kulaklarını kapatmış, gözlerini sımsıkı yummuştu. Birden bağırdı.

-Durdurun bu orkestrayı, kırın zilleri, Artık dayanamıyorum. Kulaklarım kanıyor, hissedebiliyorum. Kaldırın zilleri lütfen yalvarıyorum. Bedenimin ve ruhumun sessizliğe ihtiyacı var.

Bunları söyledikten sonra ne mi oldu? Hiç kimse onu dinlemedi. Kendi bedeni de onun isteğine cevap vermedi. Susmayan çınlamasıyla nasıl baş edecekti? Aniden ortalığı toz duman kaplamıştı. Belli belirsiz görüntüler, o toz yumağının arasında ortaya çıkmaya çalışıyordu.  Elini kulağından çekip şöyle dikkatlice baktı. Kulağındaki o yüksek sesin arasında, o bulanıklık içinden başka bir ses daha yükseliyor ve gittikçe ona yaklaşıyordu. Şimdi sol kulağındaki sesin yanında bu yüksek sesi de duyabiliyordu. Sesin sahibini göremiyordu. Ama ses gittikçe ona yaklaşıyor ve belirginleşiyordu. Gözlerini kısarak o tarafa baktı. Ses yükseldi, yükseldi ve birden ona sordu:

-Neden sol kulağın biliyor musun?

-Hayır, bilmiyorum, dedi. Ne olur belki sen bana yardımcı olabilirsin. Dayanamıyorum beynimin içindeki sol kulak sesine. Çıldırıcam !

-Sol kulak çınlayınca ne olur bilmiyor musun?

-Hayır bilmiyorum. Yeter söyle artık. Söyle, söyle, söyleeeeeeeeeee!

-Birileri arkandan kötü konuşuyor, dedi ve ardından gürültülü yankılı bir kahkaha attı ve o ses konuşmaya devam etti. Bu konuşulanlar sana,  çirkin bir ses olarak geliyor ve hiç durmuyorsa, otur bir düşün. Ben nasıl bir kötü insan oldum ki insanlar arkamdan beni kötülüyor ve çekiştiriyorlar?

Çınlayan ve onu deli eden sesi birden unuttu. Şaşkındı. İliklerine kadar hem de şaşkın. Neden insanlar beni kötülesin ki? Diye düşündü. Ben kime ne kötülük yaptım ki, insanlar bunu bana reva görüyor?

Yükselen ses:

-Bunu ancak kendi iç muhasebenle çözebilirsin.

Tekrar elini iki kulağına götürdü, bir yandan susmayan çınlamalar devam ediyordu. Diğer yandan bu kadar ses içinde kendi muhasebesini yapmaya çalışıyordu. Sakinleşmeye çalıştı. Sonra derin düşünmeye başladı.

-Evet, insanların arkasından ben de kötülük dolu sözler sarf etmiştim. Hiç tanımadığım, hakkında bir şey bilmediğim kişiler ile ilgili ulu orta yerde çok konuşmuşluğum vardı. Demek ki konuşursan, sen de konuşulursun. Bunu acı bir tecrübe ile öğrenmek zorunda kaldım. Artık anlamıştım.

 Zaman hızla akıyordu. Sol kulaktaki çınlamalar bir süre daha devam etti. Ama bir gün birden sustu. İşte o gün empatiyi öğrendiği gündü.  

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow