MUHALİF SAYFALAR...

Nisan 22, 2025 - 18:40
Nisan 23, 2025 - 09:21
 1  780
MUHALİF SAYFALAR...

Her kitap okunmak, okşanmak, sevgiyle kucaklanmak ister. Sayfalarını nazikçe çeviren bir el, satırları pür dikkat takip eden bir çift göz, yaprağının taze müsvedde kokusunu içine çeken bir burun, yazılanları tekrar eden bir ağız ister. Kitapların ikinci bir şansı yoktur. Ya öfkeli bir insanoğlu fırlatıp atar kenara, ya da dikkatsiz bir genç üstüne basıp geçer. Bazen de büyük bir nezaketle, kenarına notlar iliştirilmiş olarak ahşap raflara kaldırılır...

Sunumluk peçetenin kenarında resmi çekilenler de az değildir hani, kendini “okuyor” göstermek isteyenler için... Bir de sahaf sahaf gezip, onu kendine âşık eden kitabı aramakla vaktini geçirenler vardır. Kitapların dünyasında tüm bunlar yaşanırken, insanoğluyla baş başa kaldığında “Ne konuşacağız?” diye usul usul bekleyen kitaplar da küçümsenmeyecek kadar çoktur. Ne olursa olsun, kitapların da bir ruhu, bir hissi, bir can kaygısı vardır.

İnsanoğlunun anlam arayışıyla birleşince, ortaya öyle göz alıcı bir fotoğraf çerçevesi düşer ki... İzle izleyebildiğin kadar.

Bu yüzdendir ki, büyük bir emekle yazılan kitapları, büyük bir fedakârlıkla okumak gerekir. Bir kitabı seçmeden önce bazı noktalara dikkat etmek önemlidir. Kitabı kimin yazdığından ziyade, ne yazdığıyla ilgilenmek en büyük kurallardan biridir. Yazarın inancı, etnik kökeni, fikirleri bize ters gelebilir. Ancak en çok da bize uygun düşmediğini düşündüğümüz kitapları okumak gerekir. Çünkü önyargılı bir kitap seçimi, zihnimizi zehirlemekten başka bir işe yaramaz. Zehirlenmiş bir zihne ise elbette iksir gerekir. Kitabı, kendi yaşam amacımızdan bağımsız seçebilmek; işte bu, zehirlenmiş zihnimize en güzel iksirdir.

Elbette bazı kitaplar bize hitap etmeyebilir, bazıları sıkıcı gelebilir. Ama en muhteşem mesaj, en sıkıcı olandan çıkabilir. Zihin, sevmediği bir kitaba odaklandığında başta hiçbir şey anlamaz, anlamak istemez. Ancak okumaya devam ettikçe, gerçek bir beyin fırtınası yaşama ihtimali yükselir. Anlama yolculuğunda zoru başarmak, üzerine düşünülen fikirler sunar insana. Beyin yoruldukça aktifleşir, aktifleştikçe muhakeme yeteneği gelişir. Kabul etmek istemediği şeyleri hatırlatır insana. Kavramları yeniden sorgulatır, benimsediğini sandığı duyguları tekrar sunar önüne. Düşüncelerini, kimliği belirsiz bir evrende önce kaybettirir, sonra buldurur.

Aradığıyla bulduğu fikirleri, zamanda yolculuğa çıkarır. Geçmişin pişmanlığıyla geleceğin umudu birleşir, yeni ufuklara göz kırpar. Yönünü değiştirmek istemeyen insana, en kestirme tarafı gösterir. Kaprisli hayallerin sarmaşık kıvrımlarından döndürür, hayal kurmayı özletir. Yordukça yorar, terlettikçe terletir. Pes etmeye yüz tutmuş fikir kırıntılarını şaha kaldırır, körelmiş kabullenişleri tahtından indirir. Hep bir mukayese, hep bir muhasebe yaptırır. Olmayacak zamanlarda, olmayacak işlerin birinci failidir muhalif kitaplar. Okuyanı yana yana tutuşturur, yaka yaka kül eder. Hiçlikten varlığa, yokluktan bolluğa çıkarır yolunu.

Herkesin sözde okumayı sevdiği, ama kimsenin okumadığı zamanlardan geçerken; en bilge yanımızdan çağırır bizi muhalif sayfaların ahengi. Bu davete icabet etmemek olmaz. Elimiz boş gitmek de olmaz. Elimizde bir kitap, kafamızda muhalif sorular...

Davetten dönerken mutlu olarak dönebilmek, kendimize söz; dünyaya borcumuzdur.

Davet var. Israr yok mu?

Var tabii!

Lütfen ısrar ediniz!

Okumayana ısrar, okuyana takdir...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ayşegül Uysal Kendini bildi bileli kalemlerin gölgesinde zaman geçirmiş bir memleket evladı... Bir anne,bir kadın,bir eş, bir kardeş,bir arkadaş, kalemlere,kağıtlara,mürekkebe sevdalı bir can.. Yol nereye ,o ,yolun en ucuna,çıkmaz köşesinden taaaaaa en başına.. Masal buya, o küçük kızın heybesinde ,hep isyan,hep olağandışı fikirler, hep iyiye olan tutku,kötüye olan nefret,hep umuda özlem.. Yolculuk bitmedi,devam ediyor,yol uzun ,yolculuk keyifli. . Yolda mısın? Yolcu musun? Yoluma çıkan mı? Yoldan döndüren mi? Yolda bana eşlik eden mi? Sen seç ve ilerle,haydi çabuk ol,zaman kıymetli ve işte o "an" bu "an"!!! Türkiye'nin ilk Anne Platformu "Anne Sohbetleri "Platformunun kurucusu ve Anne Sohbetleri isimli kitabın yazarı, Yazar , Editör,Yaratıcı Drama Eğitmeni,Masal Anlatıcısı,Çocuklarla Felsefe (P4C) Kolaylaştırıcısı,Aile ve Yaşam Koçu olarak devam ettiğim bu serüveni, edindiğim eğitim ve yetkinlikleri Sivil Toplum Kuruluşlarında yaptığım atölyelerde toplum faydasına sunarak ,atölye gelirleri ile ihtiyaç sahibi çocuklarımıza destek oluyoruz. İyilik Hareketi Platformumuzla,derneklerle işbirliği halinde ,yetişkinler için Kitap Kulupleri, Doğa Yürüyüşleri,Anne-Çocuk Etkinlikleri,Çocuklar İçin Masal ,Drama ve Felsefe Atölyeleri ile bir yandan farkındalık sağlarken diğer yandan kütüphanesiz okullara kütüphane kurma hedefi ile yola çıktık. Bireysel olarak tüm edinim ve tecrübelerimi toplum için vakfetmek ,gelir odaklı değil hizmet odaklı anlayışla dünyaya her anlamda eser bırakma amacı güden biriyim. Bu eserler yazılı olmanın dışında,düşünsel,ruhsal ve zihinsel toplum faydası anlamında da esere dönüşsün istiyorum. 10 yıldır Anne,Kadın ve Ebeveynlik üzerine çalışıyorum ve toplumun yegane temel taşının kadınları ileriye taşımakla mümkün olacağına inananlardanım.. Dipnot: 3 evlat sahibi ,tam bir Karadeniz insanı,millete hizmeti kendine hizmet olarak gören bir vatanseverim. İşletme Lisans Mezunu, Çocuk Gelişimi Lisans 2.sınıf terk . Bilgisayar Programcılığı 2.sınıf terk . Kamuda çalışıyorum..