777’den Mendillere 

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
14 Mart 2025 - 21:41
 2  820
777’den Mendillere 

Eskiden dilek tutmak, biraz gizemli, biraz da kutsal bir ritüeldi. Mum üfleyerek, dileğinizi inancınızın ve hayallerinizin dallarına astığınız anları hatırlıyor musunuz? Kimseye söylemez, sadece kalbinizin en kuytu köşesine fısıldardınız. Neden mi? Çünkü o zamanlarda da insanlar şimdiki gibiydi: O zaman da insanlar, güzel olan her şeyi mahvetmekte bir numaraydılar. Bir dilek söylenince, hani adeta "topluca bozalım şu enerji alanını" diye kampanya başlatırlardı. Bu yüzden dilekler ya özenle saklanır ya da kimsenin yolunun düşmediği bir ağaç dalına mendil gibi bağlanırdı.  
Peki şimdi?  
Şimdi, modern dünya o eski ritüelleri nostaljik bir espri malzemesine çevirdi. Dua etmek ve dilek tutmak, modasını kaybetti. Yerine "manifesting" denilen yeni nesil dilek teknolojisi geldi. Güzel enerjiyi serbest bırakıyoruz, evrenle öyle bir frekansı yakalıyoruz ki gökteki yıldızlar bile özgeçmişini gönderiyor. Artık işe mumla ya da mendille başlamıyoruz, rakamlar koşuyor 
imdadımıza.  
777, 444, 999!  

Üstelik bu rakamların çıkış noktası bambaşka. Ülkede matematik notları diplerde gezerken birden herkes çözmüş bu rakam formüllerini! Zihinlerde Einstein'lar dolaşıyor adeta. Günümüz insanı “İnsanlardan ümidi kestik, bizi sayılar kurtaracak,” der gibiler. Göremediğimiz ağaçlara, göremediğimiz mendilleri bağlıyor, "Aldım kabul ettim" diyerek evreni çaldırıp kapatıyorlar. Sonra da usulca geri dönüş bekliyorlar... 
Tabii burada şu soru da önemli: Rakamlara olan bu tapınma nereden geliyor? Belki de bizim şakasını yaptığımız cin kardeşler işbaşındadır. Sonuçta Antik Yunan'dan bugüne dileklerin form değiştirdiğine şahit olmuyor muyuz? Eskiden insanlar Apollon’un rahiplerine koşar, bir kehanet beklerdi. Delfi Tapınağı'nda "Kendini Bil" yazısını okuyup varoluşsal krizlere girer, dileklerini Zeus'a adardı. Şimdi ise telefon ekranlarından evrene pozitif enerji gönderiyorlar. 
Zeus da eminim bulutların üstünde bir yerlerde kahkahalar atıyordur: "777 mi? O kadar yıldır dilek alıyorum, kod almayı ilk defa görüyorum?" 

Şu hayatta her şey mümkün, belki hakikaten gözümüzün önündedir o cinler ve lambalarından çıkıp sadece "rakam dilini" bilen kıymetli kişilere soruyorlardır "üç dilek hakkın var, nedir onlar?" diye. Biz de o lambanın içinden çıkan cini anlayacak kadar şanslı değilizdir belki de.  Cin diyor ki: "Gönülden iste, ama bir kod ver, gerisini çözeriz."  

İşte bizim yeni nesil 777’ciler, bu kodlarla çoktan dünyanın anahtarını çözdü belki de. Bize komik geliyor, çünkü biz daha göremiyoruz. Ama onlar rakamlardan hayatın sırrını çözmüş olabilirler. Hatta bu 444, 777 kombosuyla evrene öyle sinyaller gönderiyorlar ki, günün birinde Dünya barışını bizden önce sağlarlarsa kimse şaşırmasın! 

Ama lütfen, o gün gelene kadar dört işlem kurallarını hatırlayın ve dileklerinizi biraz da eski usul saklamayı deneyin. Güvenmeyin, insanlık hala aynı. O güzel dileğinizin altını oyarlar, haberiniz bile olmaz. Şu an rakamlar moda olabilir ama unutmayın; bazen eski mendiller, yeni sistemlerden daha da kalıcı olabiliyor...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fatma Betül Öztürk Editör / Köşe Yazarı