Düşündüren Yol

Nisan 15, 2025 - 18:54
Nisan 16, 2025 - 12:03
 0  663
Düşündüren Yol

Bir gün yürürken yollar düşündürdü.

İçmişim, lakin kafam içmeden de güzel.

Bir taş buldum, seslendim, o da yürüdü.

Gece siyah, gece karanlık, bir bana özel.

Olmuştur diye birkaç güzellik düşündüm.

Bir de olur mu diye birkaç güzellik hayal ettim.

Taş benimle hâlâ bana eşlik ediyor yolumda.

Biraz da dalgınım, güzelliğe yatkın meyhoş.

Uykulara karışasım yok, yürüdüğüm bu gece.

Ay, Afrodit pencereden kalbini uzatmış bana.

Kime sataşsam sabahın serinliğinden uzak.

Uzaklık yine iyi de, aşırı doz gece bana yasak.

Deli dolu vakti saati takmıyor, yürüyorum.

Kimi düşler uyuyor zulamda, uyanmaya yakın.

Düşlerimi sevsem, düşeceğim sanki inceden inceye.

Kafam mı güzel, hayat mı güzel, karar veremiyorum.

Yine yalnızım, kendimleyim, tek tabanca.

Tâbi beni benden eden bir şey de var, o ayrı mesele.

Mecnun değilim, bir Leyla olsa çöl kolay aslında.

Eğri büğrü yürüyorum gecede, bir ben var, bir de taş.

Aşırı doz felsefeye yutmuş gibi düşünüyorum.

Ne nedir, ne için, nasıl tutarsızlıklar birbirini tutmuyor.

Bir gece ve taş, bir de ben, yol uzun, yürüyoruz.

Gece gizli yürüyor, ayaklarını görmedim, taş da sürünüyor.

Öyle ya, yürüyebilmek için her canlıya bir ayak lazım.

Bu gece ne ayak, kaç numara giyiyor, bilemedim.

Taşa üzüldüm, süründü, durdu, haline sonradan ayıktım.

Ayılmadan ayıkmakta bir meseleye acayip bir şey.

Son durağa geldim, taş için öyle bir son durak yok.

İnsan taş değil ki, önünde hep bir yol olsun.

Taşlar da insan değil, kendiliğinden hareket etsin.

Yürüyen, yürütmüş taşı, taşın bir suçu, günahı yok.

Gece hayırsız çıktı, benden çabuk ayrıldı.

Zaten kara olmasına, kararmasına şaşırmamalı.

Taş öyle mi, ama sürüne sürüne beni takip etti.

Kimi taşların içinde gökkuşağı var, bunun ki dışarıdaydı.

Hem ayıldım, hem ayıktım, bu sefer iyi oldu.

Gündüze geceyi anlatınca, gündüz ben benim dedi.

Göğsünü gerdi, geceyi yerdi, iyice gaza geldi.

Taş varken gece, ne gündüz, kim ikisinin de işi yaş.

Marifet, taşı kırmadan içindeki gökkuşağını görebilmekte.

Gündüz gece sen olmadığında doğuyor, batıyor, öğreneceksin.

Mecbur değilken seninle yürüyen taş daha kıymete binmekte.

Taş bile olsa, seninle yürüyenin kıymetini yine de bileceksin.

Sinan Bayram 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sinan Bayram Diyarbakırlı, 1993 doğumlu bir yazar olarak, 20 yıldan fazla bir süredir şiirle iç içe yaşam sürüyorum. Edebiyatın ve sanatın farklı alanlarına olan derin ilgim, hem yazma sürecini hem de hayat görüşümü şekillendiren önemli bir etken. "Hücremin Yalnızlığı" adlı şiir kitabım, dil ve duygu dünyamın yansıması olarak edebiyat camiasında kendine bir yer edinmiştir. Sinema, tiyatro, felsefe ve edebiyat ilgi alanlarım arasında yer alıyor; gezmeyi, okumayı, yazmayı ve araştırmayı seviyor, bu yolla dünyayı daha derinlemesine keşfetmeyi hedefliyorum. Aynı zamanda mistik konulara olan ilgim, hayatın ve varoluşun sırlarını arama yolunda ilham kaynağı oluyor. Yaratıcı beceriler ve insanlarla fikir alışverişinde bulunma konusunda güçlü bir tutkuya sahibim. Beyin fırtınası yapmayı, farklı bakış açılarıyla etkileşimde bulunmayı seviyor fayda sağlayacağına inanıyorum.