ALMANYA TRENİ 48. BÖLÜM – RESİMDEKİ YETENEK

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsan bazen kendinde bulunan bir özelliği, biri fark edip söyleyene kadar göremeyebilir.

24 Eylül 2026 - 21:16
24 Eylül 2026 - 21:16 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  1
ALMANYA TRENİ 48. BÖLÜM – RESİMDEKİ YETENEK

48. BÖLÜM – RESİMDEKİ YETENEK

Gülfem okulunu seviyordu.

Müdürün sertliği ve okulun kışın soğuk olması, onun okula olan sevgisini tamamen söndüremiyordu. Çünkü okulda dersler, kitaplar, arkadaşlar ve her gün yeniden keşfettiği başka şeyler vardı.

Gülfem özellikle okumayı çok seviyordu.

Öğretmenleri zaman zaman çocuklarla okuma çalışmaları yapar, onları okumaya teşvik ederdi. Gülfem de eline aldığı kitabın dünyasına dalmaktan büyük mutluluk duyardı.

Bir gün öğretmeni sınıfa farklı bir etkinlik yapacaklarını söyledi.

“Bugün dışarı çıkacağız. Resim yapacağız.”

Çocuklar bu sözleri duyunca sevindiler.

Öğretmen devam etti:

“Etrafınızda ne görüyorsanız onu çizebilirsiniz. Nasıl istiyorsanız öyle resim yapın.”

Çocuklar kâğıtlarını ve kalemlerini alıp dışarı çıktılar.

Okulun bahçesinde herkes kendine bir yer buldu.

Kimi ağaçlara baktı, kimi evleri çizmek için kâğıdını önüne koydu. Kimi de kendi hayalindeki resmi yapmaya başladı.

Gülfem de sessizce bir köşeye oturdu.

Yanında bir kitabı vardı.

Kitabın içinde çamaşır yıkayan bir kadının resmi bulunuyordu.

Gülfem daha önce o resme bakmıştı.

Resmi yeniden gördüğünde dikkatlice inceledi.

Sonra elindeki kalemi kâğıdın üzerinde gezdirmeye başladı.

Bir yandan okulun çevresinde gördüklerini çiziyor, bir yandan da kitabındaki kadının resmini aklında canlandırıyordu.

Çizdikçe resim şekillenmeye başladı.

Gülfem, kadının duruşunu, kıyafetini ve çamaşır yıkama hâlini ayrıntılarıyla kâğıda aktardı.

Resmini tamamladığında öğretmeni yanına geldi.

Öğretmen önce Gülfem’in yaptığı resme baktı.

Sonra Gülfem’in yanındaki kitaba göz attı.

Bir süre hiçbir şey söylemeden iki resmi karşılaştırdı.

Gülfem’in çizdiği kadın, kitaptaki kadına çok benziyordu.

Öğretmeni şaşırmıştı.

“Gülfem, sen bu resmi kitaptan bakarak mı çizdin?”

Gülfem başını kaldırdı.

“Hayır öğretmenim.”

Öğretmeni yeniden resme baktı.

“Emin misin?”

“Evet öğretmenim.”

Gülfem kitabın resmine bakmıştı ama çizimini yaparken doğrudan kopyalamamıştı. Resmi aklında tutmuş, gördüğünü kendi kâğıdına aktarmıştı.

Öğretmeni bunu anlayınca yüzünde bir gülümseme oluştu.

“Senin resim yeteneğin varmış Gülfem.”

Gülfem bu sözleri duyunca şaşırdı.

Belki de o güne kadar kendisinde böyle bir yetenek olduğunu hiç düşünmemişti.

Öğretmeninin söylediği bu söz, onun için önemliydi.

Çünkü insan bazen kendinde bulunan bir özelliği, biri fark edip söyleyene kadar göremeyebilir.

Gülfem’in de içinde böyle bir yetenek vardı.

O gün okul bahçesinde yaptığı resim, öğretmeninin dikkatini çekmişti.

Gülfem ise elindeki kaleme yeniden baktı.

Belki de bundan sonra resim yaparken daha dikkatli bakacak, gördüklerini kâğıda aktarmaktan daha çok keyif alacaktı.

Okul onun için yalnızca ders yapılan bir yer olmaktan çıkıyordu.

Kitapların yanında kalem ve kâğıt da onun dünyasında ayrı bir yer edinmeye başlıyordu.

Bir tarafta okumayı seven bir çocuk vardı.

Diğer tarafta çizdikleriyle dikkat çeken bir çocuk…

Gülfem’in çocukluk yıllarında, daha o yaşlarda, içinde farklı yeteneklerin küçük küçük kendini göstermeye başladığı anlaşılıyordu.

Ve belki de o gün öğretmeninin söylediği birkaç cümle, Gülfem’in kendisine başka bir gözle bakmasını sağlayacaktı.

Devam edecek…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.