Bir Avuç Sevgi

Ocak 18, 2026 - 20:51
Ocak 18, 2026 - 21:44
 0
Bir Avuç  Sevgi

Sevgi, birçok dilde söylenip anlamı en çok eksilen kelime. Ağızdan kolay çıkıyor, kalpte zor duruyor. Kimi bir insanın adı sanıyor, kimi Yeşilçam’dan kalma bir replik. “Sevgi emektir” diyoruz; peki kim gerçekten emek vermeye razı?

Bana bu soruyu yetmişini geçmiş bir minibüs sordu. Motoru yorgun, koltukları çökmüş, içinde hayatın yükünü taşıyan o araçta, en öne kurulmuş bir dede… Yüzüme tokat gibi çarpan bir cümle bıraktı:
“Mal mülk yalan evlat. İnsana bir avuç sevgi yetiyor.”

Tokat acıtmadı. Acıtan, doğru olmasıydı.

Biz sevgiye aç değiliz aslında; sevgiyi taşımaya cesaretsiziz. Çünkü sevgi sorumluluk ister. Kalmak ister. Emek ister. O yüzden hep kaçıyoruz. Kimseye karışmadan yaşamak diyoruz buna. Oysa bu, kimseye dokunmamayı seçmek. Dokunursan bağlanırsın, bağlanırsan kaybedebilirsin.

Bugün en çok korktuğumuz şey bu: Kaybetmek.
Bu yüzden sevgiyi ölçüyoruz. Tartıyoruz. Güvenceye bağlamak istiyoruz. Fazlası zarar, azı idare eder diye düşünüyoruz. Oysa sevgi hesap kabul etmez. Hesap girince oradan insan çıkmaz.

Birinin kalbine tomurcuk bırakmak artık cesaret değil, delilik sayılıyor. Umut, karaborsaya düşmüş bir kavram. Herkes ihtiyacı olduğunda arıyor ama kimse sahiplenmiyor. Çünkü umut da sevgi gibi yaralar açabilir.

Belki de mesele şu:
Sevgi eksikliği çekmiyoruz. Sevgiyle yüzleşmekten kaçıyoruz.
Bir avuç sevgi yetiyor insana, evet. Ama o avucu açmak, en zor şey.

Belki de bu yüzden herkes meşgul. Telefonlar dolu, takvimler kabarık, kalpler boş.
Kimse “seviyorum” demekten korkmuyor artık; “kalıyorum” demekten korkuyor.
Oysa sevgi, kalabilme sanatıdır.
Gitmemek bir devrimdir bu çağda.

Bir avuç sevgi yetiyor insana, doğru.
Ama o avucu açanların parmak izleri kalıyor hayatta.
Ve bazı izler, tokattan daha çok acıtıyor.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sude Arslan Sosyal Çalışmacı - Köşe Yazarı