Bir Hicrân Yarası/Ayrılık Mektubu

Hicrân Yarası

Mart 1, 2026 - 12:07
Mart 1, 2026 - 13:32
 0  30
Bir Hicrân Yarası/Ayrılık Mektubu
Bazı yaralar zaman geçse de iz bırakır.

Gönül kimi severse güzel odur,dediler.

Gönlüme ismini nâkşettiler,

Elimde değildi,bilmeden oldu...

Bu deli gönül,bu uslanmaz gönül sana meğilliydi,sana meftun..

Gözün gördüğünü gönül sever,dediler.

Gönlüme koca bir ateş düşürdüler,

Deli divane değildim,ama çöllere düşürdüler...

Ben seni uzaktan da olsa görmeyi ni'met bildim;

Sana gelen yollarda yorulmayı,nefes nefese kalmayı,

Senin için kopardığım güllerden,

Elime batan dikenleri bile sevdim,

Zambakları koklarken tebessüm etmeni,

Rüzgârda savrulan saçlarını,

Bana bakarken ışıldayan gözlerini,

Duâ ederken ismimi seslice söylemeni,

Alabora olan gemilere,yakılan yıkılan limanlara inât,ayak'ta durmanı,mücadele eden ruhunu sevdim.

Bir zaman durduktan sonra kopup gittin dünyam'dan,

İşte o an küçük kıyamet çöktü başıma;

Sen bir daha dönmeyecek bir yolculuğa çıktın,

Ben seni yine de sevdim,

Yine acıttın garip yüreğimi,ama yine de;

Hayalini sevdim...

Hatıralarını sevdim,

Bana verdiğin mavi tülbenti aldım kokladım,adeta kokun yayıldı odama,

Varla yok arasında bir ömür işte...

Hayaller ve gerçeklerin ortasında kalakaldım.

Her şey bir bir bitiyor,ömür de öylece akıp gidiyor,

Koca bir enkâz bıraktın garip yüreğimde,

Ben bıkmadan usanmadan yine de sen dedim,

Hatıralarla yaşamak buruk olsa da,

Kahve fincanını tutuşunu,mahcubiyetle oturuşunu,

Yemek yemeni,çay içmeni,kitap okumanı...

Ben senin'le geçen saliseleri bile özledim!

Resmine baktım,sensiz hâlime baktım,ağladım,

Ben yandım eller yanmasın derler ya;

Sevmenin de bir bedeli varmış yaşayarak anladım.

Sevmenin bedelini yanarak ödedim.

Ben seni deliler gibi sevdim,

Sen ise takıntılı bir âşık diye karaladın,

Sahte bir dünya kurdun,sahte dostlar edindin,

Özgürlük ninnileri fısıldandı kulaklarına,

Uçuruma giden, uçuruma sürükleyen dostlarına kandın,

Sen beni karanlık kuyulara atarken,

Ben sadık kaldım sözüme;

İyi günde de kötü günde de diye başlayan ahdime,

Saygı duydum,sabrettim,direndim kötülük fısıldayan nefsime.

Mahşere kaldı;

Kimilerine göre kavuşma,kimileri için yüzleşme!

Ama ben seni herşeye rağmen sevdim,

Sevmeye de devam edeceğim,

Cehennemde benim yüzümden yanmanı istemiyorum,

Ben yandım sen yanma diye!

Dedim ya;Keşkeler'le iyikiler arasında kala kaldım,

Elimde değil bilmeden oldu!

~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Yazar,1985'te,hayatı gibi çetin geçen bir Şubat ayı'nda Van'ın Gevaş ilçesine bağlı Kızıltaş mahallesi'nde gözlerini dünyaya açtı. İlk ve orta okulu Gevaş ilçesinde,lise eğitimini de Van'da Yabancı dil (ingilizce) bölümü'nden mezun olarak tamamladı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümü'nden mezun olan yazar,Tasavvuf mektebi'nde çeşitli dersler aldı,farklı bölümlerden eğitim sertifikâları aldı,ancak yaşadığı hastalıklar nedeniyle eğitim hayatına uzun süre ara vermek zorunda kaldı.Zekâsıyla hayran bırakan yazar,okulun ilk haftasında 7 yaşında (1992) iki hafta yoğun bakımda kalıp hayat mücâdelesi verdiği feci bir trafik kazası geçirdi!İlk ve orta okulu ardı arkası kesilmeyen hastalıklar nedeniyle zor şartlarda bitirdi.Lise'ye hazırlandığı sırada aniden ve ömrü boyunca kendisine eşlik edecek sol kulak total işitme kaybı yaşadı,hiçbir ameliyat ve cihazın iyileştiremediği bu kayıp yüzünden 3 yıl tedavi görmek zorunda kaldı,lise eğitimine ara verdi.Duymayan kulakları yüzünden uzun yıllar süren psikolojik tedaviler gördü.Hastalığıyla barışık yaşamak istedi,ancak sosyal hayatı'nda ve eğitim hayatı'nda hiç huzur yüzü görmedi.Tüm zorluklara rağmen lise'yi bitirdikten sonra 2005'te girdiği ilk sınav'da çok sevdiği İlahiyat Fakültesini kazandı,ailesi'nin endişeleri ve maddî manevî zorluklar nedeniyle bu bölümü okuyamadı.Ailesinin hayallerini sekteye uğrattığı bu olaydan sonra özgüven eksikliği ve bunalımlar yaşadı,hastalıklar silsilesine yenileri eklendi.Kullanmak zorunda kaldığı ilaçlar hem zihninde hem de bedeninde ciddi hasarlar oluşturdu,tüm zorluklara rağmen yaşama umudunu ve mücâdele ruhunu yitirmedi.Camii, mescit,dergâh,medrese ve hastane kapıları'nda şifâsını aradı durdu.Ancak alnına yazılan bir kader vardı,kaybettikleri bir daha geri gelmeyecekti. O;zorluklarla sınanan bir çocuk,hayalleri elinden alınmış bir genç olarak hafızâlara kazınacaktı. Tüm zorluklara rağmen;ayak'ta ve hayat'ta kalma mücadelesi'nden asla vaz geçmedi,en karanlık dehlizler'de bile bir ışık huzmesi aradı durdu.Şu anda inşaat sektörü'nde çalışan yazar,elinden hiç bırakmadığı kalemi'yle ilhâm olmaya devam ediyor... Zorlu bir çocukluk,gençlik, eğitim ve evlilik hayatından sonra kendini tamamen edebiyata veren yazar,kuru kalabalıklar içinde yok olup gitmektense yalnızlığa sarılmıştır.Olağanüstü yaşam mücâdelesini,acı tatlı deneyimlerini kaleme aldığı Uzun Bir Hikâye ile edebiyat dünyasına adım atan yazarın; Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenler'in Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı iki kitabı daha vardır.Sevgi,umut ve iyilik'le yazdığı eserlerle 2025'te Manevî Edebiyata Katkı Ödülü'ne lâyık görülen yazarın üzerinde çalıştığı eserler şunlardır: ~Gül ve Nâr, ~Acı Tatlı Duygularımız'ın Tercümânı Şiirler'im, ~Uzun Bir Hikâye 2:Kaderin Ördüğü Ağlar, ~Pusula. Yazar,asla pes etmediği ayak'ta ve hayat'ta kalma mücâdelesini vermeye devam etmektedir. Yazarın son sözü: "İnan-sev-çalış-başar!felsefesini benimsemiş bir yazar olarak hayalleriniz 'in peşinden koşmak'tan asla vaz geçmeyin!diyorum.Sevgi, umut ve iyilik daima yoldaşınız olsun." ~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍?