İnsan Olmaktı Asıl Mesele

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
28 Şubat 2026 - 14:17
28 Şubat 2026 - 14:17 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 3  40
İnsan Olmaktı Asıl Mesele

İNSAN OLMAKTI ASIL MESELE

Bir gün anladım,

İnsanın en büyük yanılgısı

Kendini yalnız aynada aramasıymış;

Oysa insan,

En çok kırdığı kalpte görünür,

En çok incindiği yerde olgunlaşırdı.

Koştuk yıllarca,

Bizi nereye götürdüğünü bilmediğimiz yollarda.

Bir ses aradık içimizde—

Bazen sustu,

Bazen fırtına gibi koptu.

Herkes kendi içinden geçiyordu aslında,

Kimse kimseye benzemezdi.

Ve orada,

Mütevazı bir gerçeğin kapısında durdum:

İnsan büyümeyi başkalarını geçmek sanır,

Oysa büyümek,

Kendini geçmeyi bilmekmiş.

Bir gülüşün ağır geldiği zamanlar oldu,

Bir kelimenin omuzları çöktürdüğü de…

Ama yine de yürüdük;

Çünkü yol dediğin,

İnsanı törpüleyerek tamamlanırdı.

Sonra bir gün,

Bir çocuğun toprağa uzanan ellerini gördüm;

Öylesine sade, öylesine temiz…

Anladım ki,

Hayat bize koca koca dağlar sunmaz aslında;

Küçücük anlar verir,

Biz onlara büyüklük yükleriz.

Ve şimdi biliyorum:

Kim olduğum önemli değil,

Ne olmak istediğim daha büyük bir mesele.

Öfkeyi söndürmek,

Gururu eğmek,

Kalbi yerinden alıp sevgiyle düzeltmek…

Hepsi birer durak bu yolculukta.

Çünkü sonunda…

İnsan, ardında iz bırakmayı değil,

Yarasına merhem olmayı öğrenince insan olur.

Ve evet;

Bunca karmaşanın içinde

Tek hakikat kaldı elimde:

İnsan olmaktı asıl mesele.

Mehmet Kurtar...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Mehmet Kurtar Ben Mehmet Kurtar. Uşak’ta yaşıyorum; evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım bir yandan ailemin sıcaklığıyla, bir yandan sınıfın içindeki seslerle akıp gidiyor. Coğrafya öğretmeniyim. Yeryüzünü anlatıyorum ama aslında insanı, zamanı ve mekânın ruhunu anlatmaya çalışıyorum. Coğrafya alanında yüksek lisans yaptım. Bununla yetinmedim; Coğrafi Bilgi Sistemleri ve İlahiyat önlisans programlarını da bitirdim. Bilgi benim için sadece meslek değil, anlam arayışının bir parçası. Haritalar kadar sorular da ilgimi çekti; dağların oluşumu kadar insanın bu dünyadaki hikmeti… Yazmak ise hayatıma çok daha erken girdi. Çocukluğumdan beri şiir yazarım. Şiir, kendimi en sahici hâlimle ifade ettiğim ilk dil oldu. Zamanla hikâyeler yazmaya başladım. Kelimeler benim için hep bir yolculuktu; bazen içime, bazen geçmişe, bazen de çocukların hayal dünyasına doğru. Çocuk hikâye kitabı yazarıyım. Yayınlanmış bir eserim var: “Asaf – Adaletin Peşinde: Zamanda Yolculuk Ertuğrul Gazi.” Bu kitapta hem tarihi hem de değerleri, çocukların kalbine dokunacak bir dille anlatmaya çalıştım. Amacım öğretmekten çok, sevdirmekti. Ben yazarken iz bırakmayı değil, anlam taşımayı dert ediniyorum. Coğrafya sınıfta, edebiyat satırlarda; ama yolculuk hep aynı: İnsana, hakikate ve adalete doğru.