<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Mehmet Kurtar</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/mehmet-kurtar</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Mehmet Kurtar</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Hayat Yolculuğu</title>
<link>https://fikirizleri.com/hayat-yolculugu</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hayat-yolculugu</guid>
<description><![CDATA[ İnsanın ömür, zaman ve vicdan karşısındaki samimi hesaplaşmasını anlatan hüznü derin, mistik bir şiir: Hayat Yolculuğu. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202607/image_870x580_6a671d1cda8b7.webp" length="16562" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 13:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayat Yolculuğu</strong></p>
<p>Karanlık bir sokakta, adımlar dizim dizim,</p>
<p>Gözlerimde geçmişin yırtılan perdesi var.</p>
<p>Toprak seslenir bana: "Söyle, nerededir izin?"</p>
<p>Ruhumun boşluğunda derin bir ürperti var.</p>
<p></p>
<p>​Bir sır kapısı ki bu; kilitli, geçit vermez,</p>
<p>Akreple yelkovanın insafsız cenderesi.</p>
<p>Aklım çırpınır durur, bu meçhul akla ermez,</p>
<p>Ömür dedikleri şey, bir mumun son nefesi.</p>
<p></p>
<p>​Sonsuzluk kervanında ben bir garip yolcuyum,</p>
<p>Çile yumak yumakmış, çektikçe hiç bitmiyor.</p>
<p>Topraktan geldik ama yalnız toprak değilim,</p>
<p>Gece çöker üstüme, şafak söküp gitmiyor.</p>
<p></p>
<p>​Ne günahlar taşıdım şu zayıf omzumda ben,</p>
<p>Rabbim, bu ağır yükle kapına nasıl geleyim?</p>
<p>Yol bitti, han yıkıldı, ayrılırken bu beden,</p>
<p>Bırakın, duada kalsın benim bu kırık elim...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EL&amp;BİRUNİ (ZAMANIN VE MEKÂNIN ÖTESİNDEKİ DEHA)</title>
<link>https://fikirizleri.com/el-biruni-zamanin-ve-mekanin-otesindeki-deha</link>
<guid>https://fikirizleri.com/el-biruni-zamanin-ve-mekanin-otesindeki-deha</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202606/image_870x580_6a2dba37d83b0.webp" length="95902" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:45:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>EL-BİRUNİ (ZAMANIN VE MEKÂNIN ÖTESİNDEKİ DEHA)**</p>
<p></p>
<p>Güneş, Harezm’in uçsuz bucaksız bozkırları üzerine kızıl bir kor gibi çökerken, on yedi yaşındaki bir genç, elindeki derme çatma usturlapla gökyüzünü adeta bir nakkaş gibi işliyordu. Yıl 990 civarıydı. Yaşıtları çarşı pazarın gürültüsünde kaybolmuşken; o, ufka düşen son ışık hüzmesinin açısını hesaplamakla meşguldü.</p>
<p></p>
<p>Bu genç, tam adıyla **Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Biruni** idi. Yaşadığı dönemde "Biruni" yani "taşralı" lakabıyla anılacaktı çünkü o, sarayların korunaklı duvarlarında değil, hayatın ve doğanın tam kalbinde doğmuştu. Ama ironiktir ki, bu "taşralı" genç, ileride kralları ayağına getirecek, çağının bin yıl ilerisine geçerek insanlığın evren algısını kökten değiştirecekti.</p>
<p></p>
<p>Harezm’de başlayan hayatı, Orta Asya’nın o dönemki çalkantılı siyasi iklimi yüzünden bir göçebe gibi geçti. Savaşlar, yıkılan hanedanlar ve kaçışlar… Biruni’nin gençliği, kütüphanelerin yakıldığı, bilim insanlarının sığınacak liman aradığı bir kargaşa çağında şekillendi. Ancak onun zihni, dışarıdaki fırtınadan etkilenmeyecek kadar berrak bir kütüphaneydi.</p>
<p></p>
<p>Cürcan’a kaçtığı dönemde, Ziyaroğulları sarayında ünlü eseri *Âsâr-ül Bâkiye* ’yi (Geçmiş Yüzyıllardan Kalan Eserler) yazdı. O, sadece gökyüzünü merak etmiyordu; insanlığın zamanı nasıl ölçtüğünün peşindeydi. Yahudilerin, Hıristiyanların, Perslerin ve eski Türklerin takvimlerini inceledi. Zamanı standardize etmek, onun için evrenin ritmini anlamanın ilk adımıydı.</p>
<p></p>
<p>&gt; "Gerçeğin peşinde olan insan, önyargılarından, kendi kültürünün getirdiği körlükten ve kibirden sıyrılmalıdır. Ancak o zaman kâinat kapılarını ona açar."</p>
<p>&gt; — *El-Biruni*</p>
<p></p>
<p>Onun bu tarafsızlığı ve dehası, dönemin en sert ve en güçlü hükümdarının gözünden kaçmadı: **Gazneli Mahmud.**</p>
<p></p>
<p>---</p>
<p>Sultan Mahmud, Harezm’i fethettiğinde ganimetlerin en büyüğünü altın odalarında değil, kütüphanelerde buldu. Biruni’yi Gazne’deki sarayına davet etti — ya da daha doğru bir tabirle, onu sarayının baş tacı ve bir nevi "esiri" yaptı.</p>
<p></p>
<p>Gazneli Mahmud’un Biruni için söylediği şu söz, tarihin altın sayfalarına kazınmıştır:</p>
<p></p>
<p>&gt; "Sarayımın en değerli hazinesi, Ebu Reyhan el-Biruni’dir."</p>
<p></p>
<p>Ancak bu ilişki her zaman dikensiz bir gül bahçesi değildi. Sultan, gücün ve kılıcın temsilcisiydi; Biruni ise aklın ve hakikatin. Bir gün Sultan Mahmud, Biruni’yi sınamak istedi. Sarayın dört kapısı vardı. Biruni’den, sultanın hangi kapıdan çıkacağını tahmin etmesini istedi. Biruni, bir kâğıda notunu yazıp odadaki minderlerden birinin altına koydu. Sultan, duvarda yeni bir kapı açtırıp oradan çıktı ve gururla geri dönüp kâğıdı açtırdı. Kâğıtta şu yazıyordu: *"Sultan bugün yeni bir kapı açtırıp oradan çıkacak."*</p>
<p></p>
<p>Sultan öfkeden deliye döndü; tılsımcılıkla, büyücülükle suçladığı bu dâhinin sarayın penceresinden atılmasını emretti. Biruni, alt kattaki koruyucu tentelerin üzerine düşerek sağ kurtuldu. Sultan daha sonra pişman olup onu geri çağırdığında, Biruni ona astrolojinin veya kehanetin değil, sadece olasılık hesaplarının ve insan psikolojisinin matematiğini kullandığını sakin bir dille anlattı.</p>
<p></p>
<p>---</p>
<p>Sultan Mahmud’un Hindistan seferleri, Biruni için bir askeri fetih değil, muazzam bir bilimsel keşif yolculuğuydu. Ordunun arkasından Hindistan topraklarına giren Biruni, burada yıllarca kaldı. Çoğu İslam aliminin "putperest" diyerek sırtını döndüğü bu coğrafyada o, Sanskritçe öğrendi. Hint bilginleriyle (Panditler) sabahlara kadar tartıştı. Onların kutsal metinlerini, matematik sistemlerini inceledi.</p>
<p></p>
<p>Bu muazzam gözlemlerin sonucunda, bugün antropolojinin ve dinler tarihinin ilk kurucu eseri sayılan **Tahkîk ma li'l-Hind** (Hindistan Tarihi) adlı başyapıtını yazdı. Biruni, bir toplumu yargılamadan, onları kendi şartları içinde anlamanın dünyadaki ilk örneğini sergilemişti.</p>
<p></p>
<p>---</p>
<p>Biruni’yi modern bilimin öncüsü yapan en büyük mucizelerden biri, Pakistan yakınlarındaki **Nandana Kalesi**’nde gerçekleşti. Elinde ne gelişmiş uydular vardı ne de modern ölçüm cihazları. Sadece bir usturlap, derin bir geometri bilgisi ve sarsılmaz bir mantık...</p>
<p></p>
<p>Daha önce Abbasi Halifesi Me'mun döneminde dünyanın çapı, düz bir ovada kilometrelerce yürünerek ölçülmeye çalışılmıştı. Biruni bu yöntemin hataya açık olduğunu biliyordu. O, kimsenin yürümesine gerek kalmayan dâhiyane bir yöntem geliştirdi.</p>
<p></p>
<p>```</p>
<p>Biruni'nin Trigonometrik Ölçüm Yöntemi:</p>
<p>1. Yüksek bir dağın zirvesine çıktı.</p>
<p>2. Ufuk çizgisinin alçalma açısını (dip açısını) ölçtü.</p>
<p>3. Dağın yüksekliğini ve trigonometriyi (sinüs ve kosinüs kurallarını) kullanarak</p>
<p>   dünyanın yarıçapını hesapladı.</p>
<p></p>
<p>```</p>
<p></p>
<p>Bugün koskoca teknolojik imkânlarla hesaplanan dünya yarıçapı ile Biruni'nin o gün kalede oturduğu yerden hesapladığı değer arasında **%1'den bile az** (sadece birkaç kilometrelik) bir fark vardı. O, tek bir dağın tepesinden bakarak, üzerinde bastığı devasa kürenin büyüklüğünü insanlığın avcuna bırakmıştı.</p>
<p></p>
<p>Bununla da kalmadı; henüz Galilei ve Kopernik doğmadan yüzyıllar önce, dünyanın kendi ekseni etrafında dönme olasılığı üzerine kafa yordu. "Dünya dönüyor mu?" sorusuna, dönemin Aristocu dogmalarına meydan okuyarak, *"Bu, matematiksel olarak tamamen mümkündür ve fiziki bir çelişki doğurmaz"* yanıtını verdi. Ayrıca yerçekimi fikrini Newton'dan çok önce sezmiş, "dünyanın merkezindeki çekim gücünden" bahsetmişti.</p>
<p></p>
<p>---</p>
<p>Gazneli Mahmud’un ölümünden sonra tahta geçen Sultan Mesud, Biruni’nin kendisine ithaf ettiği astronomi şaheseri *Kanun el-Mesudi*’yi görünce hayran kaldı. Biruni’ye ödül olarak bir fil yükü gümüş para gönderdi.</p>
<p></p>
<p>Yaşlı ve yorgun Biruni, develerle ve fillerle kapısına getirilen bu serveti nezaketle reddetti. Parayı getirenlere sarayın penceresinden bakarak tarihe geçecek şu sözleri söyledi:</p>
<p></p>
<p>&gt; "Bu gümüşleri geri götürün. Ben bilimi, dünya malı için değil; bilimin kendisi için ve hakikate olan aşkımdan ötürü yapıyorum. Bana ihtiyacım olan tek şeyi, yani çalışacak bir odayı ve mürekkebi verin, yeter."</p>
<p></p>
<p>Biruni, 1048 yılında Gazne'de, 75 yıllık ömrünün son nefesini verirken bile yatağında baş ucundaki bir fıkıh alimine mirastaki bir matematik problemini soruyordu. Alim, "Bu haldeyken bile mi?" diye şaşırınca, Biruni şu muazzam cevabı verdi: *"O konuyu bilmeyerek ölmek mi iyidir, yoksa öğrenerek ruhumu teslim etmek mi?"*</p>
<p></p>
<p>---</p>
<p></p>
<p>### Biruni’nin İnsanlığa Mirası </p>
<p>| **Jeodezi &amp; Matematik** | Dünyanın çapını ve yarıçapını trigonometrik yöntemlerle sıfıra yakın hatayla hesapladı. |</p>
<p>| **Astronomi** | Dünyanın dönme ihtimalini savundu; Güneş ve Ay tutulmalarını, boylamları hesapladı. |</p>
<p>| **Antropoloji** | Hindistan'ın kültür ve din yapısını tarafsızca inceleyerek ilk antropolojik eseri yazdı. |</p>
<p>| **Farmakoloji (Eczacılık)** | *Kitabü’s-Saydele* eseriyle şifalı bitkileri ve ilaçların kimyasal yapılarını derledi. |</p>
<p>| **Fizik** | Elementlerin ve sıvıların özgül ağırlıklarını bugünkü değerlerine inanılmaz yakınlıkta ölçtü. |</p>
<p></p>
<p>Batı dünyasının, onun yaşadığı çağa **"The Age of Al-Biruni" (Biruni Çağı)** demesi boşuna değildi. O, dogmaların karanlığında, aklın ve deneyin meşalesini yakan, zamanın ötesinde bir dehaydı. El-İdrisi dünyayı haritaya dökerken, Biruni o dünyanın hem ağırlığını hem kalbini hem de gökyüzündeki yerini hesaplamıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğu ile Batı’nın Kesişiminde Bir Coğrafya Dehası: El İdrisi</title>
<link>https://fikirizleri.com/dogu-ile-batinin-kesisiminde-bir-cografya-dehasi-el-idrisi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dogu-ile-batinin-kesisiminde-bir-cografya-dehasi-el-idrisi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a19762386a12.webp" length="53016" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 May 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim tarihi, sadece laboratuvarlarda değil, kültürlerin kesişim noktalarında da yazılır. Bunun en güzel örneklerinden biri, 12. yüzyılda yaşamış olan Endülüslü coğrafyacı ve seyyah El İdrisi’dir.</p>
<p></p>
<p>Kazablanka’da doğup Kurtuba’da eğitim gören, ardından tüm Akdeniz’i köşe bucak gezen El İdrisi, sadece İslam dünyasının değil, Batı dünyasının da coğrafya vizyonunu kökten değiştirdi. Norman Kralı II. Roger’ın davetiyle gittiği Palermo’da, din ve kültür bariyerlerini aşan muazzam bir bilimsel iş birliğine imza attı.</p>
<p></p>
<p>Onun hazırladığı Kitabü rücar (Nüzhetü'l-müştâk fî ihtirâki'l-âfâk), yeryüzünü yedi iklim bölgesine ayıran, nehirlerin akış yönlerinden şehirlerin mesafelerine, hatta bölgelerin kültürel yapılarına kadar detay veren bir başyapıttır. Gümüş bir küre ve levha üzerine işlediği dünya haritası, asırlar boyunca denizcilere ve kaşiflere yol göstermiştir.</p>
<p></p>
<p>El İdrisi bize bilimin evrensel dilini, sınırları aşan merakın gücünü hatırlatıyor. Haritaların sadece yolları değil, insanlığın ortak mirasını çizdiğini gösteren bu büyük alimi serimizin bu haftaki köşesine gururla taşıyoruz. 🌐📝</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilmem Anılar Benden Ne İster</title>
<link>https://fikirizleri.com/bilmem-anilar-benden-ne-ister</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bilmem-anilar-benden-ne-ister</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a097b03a84cf.webp" length="37452" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 May 2026 11:23:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bilmem anılar benden ne ister;</p>
<p>Karanlığın en sessiz köşesinde</p>
<p>Bir ürperti gibi içime çökerken</p>
<p>Neden hâlâ adımı fısıldar geceye?</p>
<p></p>
<p>Belki de zamanın unuttuğu bir yarayım ben,</p>
<p>Kabuğu düşmeyen, düşse de kapanmayan…</p>
<p>Her hatıra dokunduğunda yeniden sızlayan</p>
<p>İçimde gizli bir çocuk ağlıyor hâlâ.</p>
<p></p>
<p>Eski bir sandığın dibinde saklı</p>
<p>Solmuş mektuplar gibi titriyor yüreğim.</p>
<p>Her satırında yarım kalmış bir gülüş,</p>
<p>Her kelimesinde kırık bir hatıra taşırım.</p>
<p></p>
<p>Bir rüzgâr eser bazen,</p>
<p>Çocukluğumun kokusunu getirir sessizce;</p>
<p>Tozlu sokak aralarından yükselen</p>
<p>O masum gülüşleri…</p>
<p>Şimdi adı bile unutulmuş evlerin duvarlarında</p>
<p>Sanki hâlâ yankılanır gibi.</p>
<p></p>
<p>Bilmem anılar benden ne ister;</p>
<p>Beni mi geri çağırırlar,</p>
<p>Yoksa kendilerini bugüne taşımamı mı?</p>
<p>Her gece bir gölge gibi yanımda durur</p>
<p>Git desem kalır, kalsın desem giderler.</p>
<p>Yara ile teselli arasında ince bir çizgi</p>
<p>Belki de anıların kaderidir bu.</p>
<p></p>
<p>Bir fotoğrafın sararmış kenarında</p>
<p>Kaybolmuş bir bakışa dokunur elim;</p>
<p>Tutarım, düşmesin diye,</p>
<p>Sanki düşerse ben de eksileceğim.</p>
<p></p>
<p>Ve bilirim…</p>
<p>İnsan unutmaya kalktığı her şeyle</p>
<p>Bir parçasını daha kaybeder.</p>
<p>Hatırlamak acıtır,</p>
<p>Ama unutmaktan daha zariftir acısı.</p>
<p></p>
<p>Bilmem anılar benden ne ister;</p>
<p>Ama ben…</p>
<p>Her gece sessizce çökerken içime</p>
<p>Yorgun bir dua gibi</p>
<p>Bir kez daha tutunurum geçmişime.</p>
<p></p>
<p>Çünkü bazı acılar,</p>
<p>İnsanın kalbine yük değil,</p>
<p>Onu hayata bağlayan ince bir iptir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seninle Anlamlı Herşey</title>
<link>https://fikirizleri.com/seninle-anlamli-hersey</link>
<guid>https://fikirizleri.com/seninle-anlamli-hersey</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0050a3d8fc4.webp" length="185452" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 12:32:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Fedakârlığınla anlam bulur günlerimin bütün sessizliği,</p>
<p>Aydınlanır içimdeki karanlıklar, ne zaman gülüşün değse yüreğime.</p>
<p>Tutkulu bir rüyanın en güzel yerinde karşıma çıkan sensin,</p>
<p>Mahrem bir duanın kabul olmuş hâli gibi saklısın içimde.</p>
<p>Aşkın, kalbimin en derin, en korunaklı yerinde büyür her gün,</p>
<p>Mucize diye adlandırdığım her şey, gözlerinde vücut bulur bir ömür.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Fırıldayan zamana rağmen değişmeyen tek gerçeğimsin,</p>
<p>Aheste bir melodi gibi adın dokunur en kırılgan yanlarıma.</p>
<p>Titreyen bir dua olur bazen seni düşünmek bile,</p>
<p>Mevsimsiz açan çiçekler gibi içimde hep bahar kalır adına.</p>
<p>Ağır ağır çöker hasretin, kokunu hatırlayınca bile,</p>
<p>Menfî ne varsa erir gider bir anda; çünkü sen sevdanla iyileştirirsin beni.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gençlere Sözüm Var</title>
<link>https://fikirizleri.com/genclere-soezum-var</link>
<guid>https://fikirizleri.com/genclere-soezum-var</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f6fbc68f98c.webp" length="74788" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlere Sözüm Var</p>
<p></p>
<p>Evlat...</p>
<p>Hayat dediğin uzun bir yol değil,</p>
<p>Kısa bir anı doğru yaşama meselesidir.</p>
<p>Kimi parayla büyür, kimi acıyla…</p>
<p>Ama unutma, insanı olgunlaştıran ne cebindeki,</p>
<p>Ne de yaşındaki…</p>
<p>Geçirdiği fırtınalardır.</p>
<p></p>
<p>Kendini herkese anlatma.</p>
<p>Çünkü anlayan sustuğundan, anlamayan konuştuğundan bellidir.</p>
<p>Bir gün herkes gider,</p>
<p>Ama kendinle kalırsın.</p>
<p>O yüzden önce kendinle dost ol.</p>
<p></p>
<p>Birine iyilik ettin mi, unut.</p>
<p>Kötülük gördün mü, hatırla ama kin tutma.</p>
<p>Çünkü kin, içini çürütür;</p>
<p>Affetmek, insanı büyütür.</p>
<p></p>
<p>Dostuna sahip çık,</p>
<p>Ama kimseye kör olma.</p>
<p>Bir el sıktın mı, sağlam sık…</p>
<p>Ama herkesin elini tutma.</p>
<p></p>
<p>Yalanla kurulmuş dostluk,</p>
<p>Gerçekle yıkılmaya mahkûmdur.</p>
<p>Bu dünyada dürüst kalmak zordur evlat,</p>
<p>Ama onurun kadar değerlisin.</p>
<p></p>
<p>Bir gün düşersen,</p>
<p>Kalkmak için kimseye bakma.</p>
<p>Toprak serttir, ama insanı ayağa kaldırır.</p>
<p>Yeter ki dizlerinin üstünde yaşamayı unutma.</p>
<p></p>
<p>Ve son bir şey…</p>
<p>Hayat sana borçlu değil,</p>
<p>Ama sen kendine borçlusun.</p>
<p>O borcu da sadece doğru yaşamakla ödeyebilirsin.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Biraz da Umut Olsa</title>
<link>https://fikirizleri.com/biraz-da-umut-olsa</link>
<guid>https://fikirizleri.com/biraz-da-umut-olsa</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69edc68eec057.webp" length="85168" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:04:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Biraz da Umut</p>
<p></p>
<p>Biraz da umut olsa yüreğimizde,</p>
<p>Karanlık geceler hafifler,</p>
<p>Ve düşlerimiz yeniden filizlenir sessizce.</p>
<p></p>
<p>Yıpranmış zamanın yükü omuzlarımızda,</p>
<p>Ama bir ışık kırıntısı yeter,</p>
<p>Bizi yürütmeye, yeniden başlamaya.</p>
<p></p>
<p>Rüzgâr savurur eski acıları,</p>
<p>Ve gözlerimizde bir parıltı belirir,</p>
<p>Sanki yarın, bugün kadar uzak değilmiş gibi.</p>
<p></p>
<p>Biraz da umut olsa yüreğimizde,</p>
<p>Kaybolan gülüşler geri döner belki,</p>
<p>Ve suskun sokaklar, çocuk kahkahalarıyla dolar.</p>
<p></p>
<p>O zaman, düşlerimiz özgür olur,</p>
<p>Ve yitirdiğimiz mevsimler,</p>
<p>Gözlerimizde yeniden yeşerir.</p>
<p></p>
<p>Biraz da umut…</p>
<p>Yeter, sadece biraz…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Burası Dünya</title>
<link>https://fikirizleri.com/burasi-dunya</link>
<guid>https://fikirizleri.com/burasi-dunya</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69e482e73b780.webp" length="44748" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:23:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Burası dünya...</p>
<p>Bir adım umut, bir adım hüzün,</p>
<p>Bir yanımız bahar, bir yanımız kış,</p>
<p>Bir elimiz tutar, öteki elimizden kayar gidişler...</p>
<p>Ve hiçbir veda tam değildir burada,</p>
<p>Her gülüşün ardında bir eksilme saklıdır.</p>
<p></p>
<p>Bir düş kurarsın, sabahına uyanamazsın,</p>
<p>Bir yola çıkarsın, sonuna varamazsın,</p>
<p>Bir kalbi seversin, tam dokunacakken kayar elinden...</p>
<p>Çünkü burası dünya, burada her şey yarım kalır.</p>
<p></p>
<p>Bir anne duası kalır geride,</p>
<p>Bir çocuk gülüşü, bir yarım mektup...</p>
<p>Gözlerde bekleyiş, dudaklarda "keşke"</p>
<p>Ve her "yarın" biraz daha eksik doğar.</p>
<p></p>
<p>Ne söz tamamlanır burada,</p>
<p>Ne de yürek doyar vuslata.</p>
<p>Zaman, hep bir şeyleri alır götürür,</p>
<p>Ama hiçbir şeyi tam vermez insana.</p>
<p></p>
<p>Belki de sır budur,</p>
<p>Tamamını ararken eksilmek,</p>
<p>Ve her yarım kalışta biraz daha "insan" olmak.</p>
<p>Çünkü burası dünya...</p>
<p>Burada her şey yarım kalır.</p>
<p></p>
<p>Mehmet KURTAR</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocukluğuma Mektup</title>
<link>https://fikirizleri.com/cocukluguma-mektup</link>
<guid>https://fikirizleri.com/cocukluguma-mektup</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69db3d775b597.webp" length="85388" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:37:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>Çocukluğum</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluğuma Mektup</p>
<p></p>
<p>Sevgili çocukluğum,</p>
<p>Sana yazıyorum, yılların gölgesinde kaybolan o saf günlerime…</p>
<p>Gözlerimde hâlâ senin ışığın,</p>
<p>Gülüşünde saklı o tarifsiz neşen…</p>
<p></p>
<p>Hatırlıyor musun?</p>
<p>Toprak kokan bahçelerimizi,</p>
<p>Çimenlerin arasında kaybolan saatlerimizi…</p>
<p>Saklambaç oynarken nefes nefese kalışımızı,</p>
<p>Ve en masum hayallerimizi paylaşışımızı…</p>
<p></p>
<p>Her akşamüstü, güneş sokak köşelerini altın rengine boyarken,</p>
<p>Sen elimi tutar gibi içimde geziniyordun.</p>
<p>Küçük düşlerimizi yıldızlara fısıldardık,</p>
<p>Ve gökyüzü, bizim sırdaşımız olurdu.</p>
<p></p>
<p>Bazen seni özlüyorum çocukluğum;</p>
<p>Yağmur altında ıslanan saçlarını,</p>
<p>Sıcak ekmek kokan mutfak köşelerini,</p>
<p>Ve annemin, babamın sessiz gülüşlerini…</p>
<p>Hepsi şimdi uzakta, ama ben hâlâ dokunabiliyorum,</p>
<p>Kalbimin en sessiz köşesinden.</p>
<p></p>
<p>Zaman geçti, biz büyüdük,</p>
<p>Ama sen hep benimle kaldın,</p>
<p>Her hüzünlü anımda,</p>
<p>Her kaybolan mutlulukta,</p>
<p>Ve en çok da düşlerimde…</p>
<p>Artık çocuklarım var,</p>
<p>Ve ben bakarken onların oyunlarına,</p>
<p>Sanki seni arıyorum her adımda, her kahkahada.</p>
<p>Senin o sınırsız merakını,</p>
<p>Senin gökyüzüne uzanan düşlerini,</p>
<p>Kimi zaman onların parmak uçlarında,</p>
<p>Kimi zaman gözlerindeki ışıkta buluyorum.</p>
<p></p>
<p>Ama biliyorum, sen bir kez yaşanmış bir rüya gibi;</p>
<p>Hiçbir ses, hiçbir bakış, hiçbir oyun</p>
<p>Tam olarak senin o saf varlığını yansıtamaz.</p>
<p>Yine de her tebessümde, her koşuşturmacada,</p>
<p>Sana dokunuyor, seni anıyor,</p>
<p>Ve kalbimde seninle buluşuyorum.</p>
<p></p>
<p>Çünkü sen, çocukluğum,</p>
<p>Benim bütün zamanlarımda saklı olan hazinemsin.</p>
<p>Geçmişin ve şimdinin arasında bir köprü,</p>
<p>Ve ben, seninle yeniden buluşmak için</p>
<p>Her gün çocukların gözlerinde seni</p>
<p>aramaya devam edeceğim.</p>
<p></p>
<p>Sevgilerimle,</p>
<p>Şimdi ben…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ah Çocukluğum</title>
<link>https://fikirizleri.com/ah-cocuklugum</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ah-cocuklugum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_699ee615ee5cc.webp" length="36770" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:40:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ah Çocukluğum…</p>
<p></p>
<p>Ah çocukluğum…</p>
<p>Bir avuç toprak kokusu hâlâ avuçlarımda,</p>
<p>Sokak lambasının altında uzayan gölgem</p>
<p>Sanki orada,</p>
<p>hâlâ seksek çizgisinin başında bekliyor beni.</p>
<p></p>
<p>Biz o zamanlar</p>
<p>Dünyayı büyükler gibi değil,</p>
<p>Dizlerimizdeki yara kabuklarıyla ölçerdik;</p>
<p>Koştukça iyileşen, düştükçe olgunlaşan yaralar…</p>
<p>Bir de,</p>
<p>Bir türlü pes etmeyen merakımız vardı.</p>
<p></p>
<p>Köşe kapmaca oynarken</p>
<p>Köşe köşe büyürdü kalbimiz,</p>
<p>Saklambaçta sakladığımız;</p>
<p>aslında kendimizdi.</p>
<p>“Ebe!” diye bağıran seslerimiz,</p>
<p>Bina duvarlarına çarpa çarpa çoğalırdı.</p>
<p></p>
<p>Ya tasolar?</p>
<p>Rüzgârın önünde dönerken</p>
<p>Bizim çocukluğumuzun kaderi gibi</p>
<p>düz, saf, pürüzsüz…</p>
<p>Biriktirdikçe zengin değil,</p>
<p>Mutlu olurduk sadece.</p>
<p></p>
<p>Kutu kolaların üstüne lastik geçirip,</p>
<p>Topaç gibi çevirirdik geleceği,</p>
<p>Hiçbir şeyden yorulmayan bileklerimiz vardı.</p>
<p>Bir de,</p>
<p>Her akşam “Biraz daha oynayayım ne olur?”</p>
<p>diye yalvaran seslerimiz…</p>
<p></p>
<p>Akşam ezanı,</p>
<p>Annemizin terlik sesi,</p>
<p>Toz içindeki yüzümüzde biriken tebessüm…</p>
<p>Hepsi şimdi,</p>
<p>Yavaşça solan bir nostalji fotoğrafı gibi,</p>
<p>Kalbimin çekmecesinde duruyor.</p>
<p></p>
<p>Ah çocukluğum,</p>
<p>Sen benim unutulmuş masalım,</p>
<p>Kırık tebeşirlerinle gökyüzüne çizdiğim</p>
<p>O kocaman hayalin adısın.</p>
<p>Sokak aralarında büyüyen bir rüzgâr</p>
<p>Adımı hâlâ fısıldıyor belki…</p>
<p></p>
<p>Kim bilir,</p>
<p>Belki de hâlâ oynuyoruz bir yerlerde,</p>
<p>Zamanın unuttuğu bir sokakta</p>
<p>Taşlar yerli yerinde,</p>
<p>Gökyüzü mavi,</p>
<p>Biz yine çocuktuk…</p>
<p>Ve yine dünyamız kocamandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vakit Dar Menzil Uzak</title>
<link>https://fikirizleri.com/vakit-dar-menzil-uzak</link>
<guid>https://fikirizleri.com/vakit-dar-menzil-uzak</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202603/image_870x580_69c8c195f0b84.webp" length="48978" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:30:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Vakit Dar, Menzil Uzak</p>
<p></p>
<p>Sustu dünya, bir sala yankılandı derinden,</p>
<p>Koptu bağım, koptu gönlüm o sahte yerinden.</p>
<p>Dün hayat sandığım meğer tozlu bir masalmış,</p>
<p>İnsanoğlu bu handa bir garip hayalmiş.</p>
<p></p>
<p>Dün var olan, bugün bir eski hatıra,</p>
<p>Sığmıyor feryadım tek bir satıra.</p>
<p>Daralıyor ruhum, göğsüm bir kafes,</p>
<p>Nereye gidiyor bu sonuncu nefes?</p>
<p></p>
<p>Gidenin ardından baktım, dünya ne kadar dar,</p>
<p>Göğsümde bir yumru var, kalbimde bin ahuzar.</p>
<p>Daralıyor ruhum, bu fani ten dar geliyor,</p>
<p>Toprak, en sevdiklerimi bir bir içeri alıyor.</p>
<p></p>
<p>Neymiş bu gurur, bu hırs, bu bitmeyen emel?</p>
<p>Bir nefeslik canımız var, gerisi hep bedel.</p>
<p>Anladım ki her doğuş, ölüme bir adımdır,</p>
<p>Bu uyanış benim en büyük, en acı tadımdır.</p>
<p></p>
<p>Rabbim, Sen ki darlığa genişlik verensin,</p>
<p>Şu perişan halimi en iyi Sen bilensin.</p>
<p>Sil süpür içimden dünyanın sahte kirini,</p>
<p>Sana yönelt bu mahzun kulun her bir fikrini.</p>
<p></p>
<p>Yalnız Sensin Baki olan, Sensin tek Sığınak,</p>
<p>Gaflet uykusundan eyle bizi Sen ırak.</p>
<p>Vuslatın aşkıyla doldur bu boş kadehimi,</p>
<p>Huzurunda kabul eyle bu son secdemi.</p>
<p>Mehmet Kurtar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sessizliğin Çığlığı</title>
<link>https://fikirizleri.com/sessizligin-cigligi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sessizligin-cigligi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202603/image_870x580_69c8c195f0b84.webp" length="48978" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 09:07:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>Sessizliğin Çığlığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Bazen susar kelimeler,</p>
<p>Yutkunur acı,</p>
<p>Gözlerde bir fırtına saklıdır,</p>
<p>Ama dudaklar —</p>
<p>Bir mezar kadar sessizdir.</p>
<p></p>
<p>Bir bakış anlatır bazen</p>
<p>Bin ömrün yorgunluğunu,</p>
<p>Bir nefes,</p>
<p>Yarım kalmış duaların yankısıdır içte.</p>
<p></p>
<p>Sessizlik…</p>
<p>Duyabilene bir çığlıktır aslında,</p>
<p>Görmeyene karanlık,</p>
<p>Ama kalbiyle duyan için —</p>
<p>Bir yanış, bir çağrıdır.</p>
<p></p>
<p>Kimse bilmez,</p>
<p>Bir sessizliğin içinde nasıl yanar insan.</p>
<p>Ne söz yeter tarifine,</p>
<p>Ne göz görebilir o yangını.</p>
<p></p>
<p>Bazen bir kalp bağırır içinden:</p>
<p>“Ben buradayım, duy beni…”</p>
<p>Ama dünya,</p>
<p>Kendi gürültüsüne sağırdır.</p>
<p></p>
<p>Ve biz,</p>
<p>Susarak konuşuruz bazen —</p>
<p>Çünkü bazı acılar,</p>
<p>Sadece sessizlikle anlatılır.</p>
<p>Mehmet Kurtar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vicdan</title>
<link>https://fikirizleri.com/vicdan</link>
<guid>https://fikirizleri.com/vicdan</guid>
<description><![CDATA[ Vicdan ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202603/image_870x580_69bfb92bb69b1.webp" length="23750" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 12:41:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>Vicdan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vicdan</p>
<p>Toprağın derininde saklı bir ses gibisin,</p>
<p>konuştukça insanın içini buran,</p>
<p>sustukça daha da ağırlaşan.</p>
<p>Adın kısa, kendin uzun bir hesap:</p>
<p>Vicdan.</p>
<p></p>
<p>Bazen bir çakıl taşı kadar sessiz,</p>
<p>bazen fırtınayı harekete geçiren ilk titreşim.</p>
<p>İnsanı kendi karanlığında yüzleştiren,</p>
<p>ışığı göstermek için önce gölgesini büyüten.</p>
<p></p>
<p>Ne terazide tartılır, ne mahkeme bilir seni;</p>
<p>sen kendi hükmünü, kendi celladını,</p>
<p>kendi affını taşır durursun içinde.</p>
<p>Öyle bir çağrı ki, duymadığını sansan da</p>
<p>bir gün mutlaka yakana yapışır.</p>
<p></p>
<p>Kimse seni görmez, ama herkes seninle yaşar;</p>
<p>çünkü ne kaçışın vardır senden,</p>
<p>ne sığınağın sensiz.</p>
<p>İnsanın yeryüzündeki en ağır yüküsün,</p>
<p>ama aynı zamanda</p>
<p>yürürken ayakta kalmasını sağlayan</p>
<p>tek direk.</p>
<p></p>
<p>Kimi zaman bir çölün ortasında yankı,</p>
<p>kimi zaman bir su gibi arıtıcı.</p>
<p>Kimi zaman susturulmuş bir kuş,</p>
<p>kimi zaman gürleyen bir dağ.</p>
<p></p>
<p>Ve bilinir:</p>
<p>Eğer bir gün herkes susarsa,</p>
<p>geriye yalnız sen kalırsın konuşan.</p>
<p>İşte o zaman hakikat,</p>
<p>insanın üzerine ağır bir gece gibi iner.</p>
<p></p>
<p>Vicdan…</p>
<p>Adın ne kadar sade,</p>
<p>yükün ne kadar büyük.</p>
<p>İnsan seninle sınanır,</p>
<p>seninle doğrulur,</p>
<p>seninle tamamlanır.</p>
<p>Mehmet Kurtar</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale Anısına</title>
<link>https://fikirizleri.com/canakkale-anisina</link>
<guid>https://fikirizleri.com/canakkale-anisina</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Anısına ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202603/image_870x580_69ba899f1466e.webp" length="41656" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:17:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkale Anısına</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Anısına</p>
<p>Güneş bugün mahzun doğar Çanakkale üstüne,</p>
<p>Rüzgâr, bir yetim fısıltısı taşır tepelerden.</p>
<p>Sussun cihan... Dinle evlat, bu toprak konuşur;</p>
<p>Sökülüp gelen bir tarihin sesidir derinden.</p>
<p></p>
<p>Bir yanda dev gölgeler, çelikten kaleler,</p>
<p>Bir yanda göğsü imanlı, urbası yırtık nefer.</p>
<p>Öyle bir sevda ki bu; ne yardan geçer ne serden,</p>
<p>Kıyamet kopsa da durmaz, yürür o son sefer.</p>
<p></p>
<p>Gelibolu’da zaman, durur bir mezar taşında,</p>
<p>Siperler birer vuslat yolu, ölümse düğün.</p>
<p>Mermiler havada çarpışırken, göğün kucağında,</p>
<p>Yazıldı adı tarihe; en kutlu, en büyük gün.</p>
<p></p>
<p>Sadece kan değildir akan; bir milletin haysiyeti,</p>
<p>Bir ana duasıdır siperlerde mermiye yön veren.</p>
<p>Seyit Onbaşı’nın sırtında koca bir vatanın diyeti,</p>
<p>Ve ufukta göründü, "Dönmeyi düşünmeyen" erler...</p>
<p></p>
<p>Şimdi her akşamüstü, sular kızıla boyanırken,</p>
<p>Şehitlerin nefesi karışır boğazın serinliğine.</p>
<p>Bastığın yer toprak değil, bir devrin bittiği yer;</p>
<p>Selam dur ey şair, bu destanın derinliğine!</p>
<p>Mehmet Kurtar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan Olmaktı Asıl Mesele</title>
<link>https://fikirizleri.com/insan-olmakti-asil-mesele</link>
<guid>https://fikirizleri.com/insan-olmakti-asil-mesele</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_69a2cecc1ec3d.webp" length="60740" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 14:17:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>İnsan Olmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İNSAN OLMAKTI ASIL MESELE</p>
<p></p>
<p>Bir gün anladım,</p>
<p>İnsanın en büyük yanılgısı</p>
<p>Kendini yalnız aynada aramasıymış;</p>
<p>Oysa insan,</p>
<p>En çok kırdığı kalpte görünür,</p>
<p>En çok incindiği yerde olgunlaşırdı.</p>
<p></p>
<p>Koştuk yıllarca,</p>
<p>Bizi nereye götürdüğünü bilmediğimiz yollarda.</p>
<p>Bir ses aradık içimizde—</p>
<p>Bazen sustu,</p>
<p>Bazen fırtına gibi koptu.</p>
<p>Herkes kendi içinden geçiyordu aslında,</p>
<p>Kimse kimseye benzemezdi.</p>
<p></p>
<p>Ve orada,</p>
<p>Mütevazı bir gerçeğin kapısında durdum:</p>
<p>İnsan büyümeyi başkalarını geçmek sanır,</p>
<p>Oysa büyümek,</p>
<p>Kendini geçmeyi bilmekmiş.</p>
<p></p>
<p>Bir gülüşün ağır geldiği zamanlar oldu,</p>
<p>Bir kelimenin omuzları çöktürdüğü de…</p>
<p>Ama yine de yürüdük;</p>
<p>Çünkü yol dediğin,</p>
<p>İnsanı törpüleyerek tamamlanırdı.</p>
<p></p>
<p>Sonra bir gün,</p>
<p>Bir çocuğun toprağa uzanan ellerini gördüm;</p>
<p>Öylesine sade, öylesine temiz…</p>
<p>Anladım ki,</p>
<p>Hayat bize koca koca dağlar sunmaz aslında;</p>
<p>Küçücük anlar verir,</p>
<p>Biz onlara büyüklük yükleriz.</p>
<p></p>
<p>Ve şimdi biliyorum:</p>
<p>Kim olduğum önemli değil,</p>
<p>Ne olmak istediğim daha büyük bir mesele.</p>
<p>Öfkeyi söndürmek,</p>
<p>Gururu eğmek,</p>
<p>Kalbi yerinden alıp sevgiyle düzeltmek…</p>
<p>Hepsi birer durak bu yolculukta.</p>
<p></p>
<p>Çünkü sonunda…</p>
<p>İnsan, ardında iz bırakmayı değil,</p>
<p>Yarasına merhem olmayı öğrenince insan olur.</p>
<p></p>
<p>Ve evet;</p>
<p>Bunca karmaşanın içinde</p>
<p>Tek hakikat kaldı elimde:</p>
<p></p>
<p>İnsan olmaktı asıl mesele.</p>
<p></p>
<p>Mehmet Kurtar...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mürekkebin izinde</title>
<link>https://fikirizleri.com/murekkebin-izinde</link>
<guid>https://fikirizleri.com/murekkebin-izinde</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_69a01d5d29d76.webp" length="34052" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 13:16:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>Bakışlar, mürekkebin izinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p></p>
<p>Mürekkebin İzinde</p>
<p>Geceye sığınmış bir liman gibi, Yüzünde dinlenen o iki derin kuyu. Renginin ne önemi var, içinde fırtınalar koparken? Bakışın, haritasız yolculukların ilk adımı, Hiç gidilmemiş şehirlerin puslu sabahı.</p>
<p></p>
<p>Bir aynada kendini arayan çocuk mahzunluğu, Bazen de asırlık bir çınarın yorgun huzuru var orada. Işığın kırılıp büküldüğü o sessiz eşikte, Kelimelerin bittiği, sessizliğin başladığı yerdesin. Sanki dünya o çukura sığmış da, Dışarıya sadece bir parıltı sızmış.</p>
<p></p>
<p>Bakınca; bir kitabın en altı çizili satırı gibi, Hatırlatıyorsun bana insan olmanın ağırlığını. Gözlerin diyorum, sadece bakmak değil, Eksik kalan yanlarımı bir bakışta tamamlamak gibi.</p>
<p>Mehmet Kurtar...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalbin sahili</title>
<link>https://fikirizleri.com/kalbin-sahili</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kalbin-sahili</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_699ee615ee5cc.webp" length="36770" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:08:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Kurtar</dc:creator>
<media:keywords>Kalbin sahili</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Gözlerimde biriken o puslu ufuk çizgisi,</p>
<p>Aslında kıyıya vuran su değil, ruhun enkazıdır.</p>
<p>Deniz; içimde hiç dinmeyen o devasa uğultu,</p>
<p>Sahil ise ömrümün, dilsiz ve sağır kalmış yanıdır.</p>
<p>Bakışlarımda fırtınadan kalma bir yorgunluk var şimdi,</p>
<p>Hangi gemiyi beklesem, rotası bende son buluyor.</p>
<p>Oysa uzaklar, elini uzatsan düşecekmişsin gibi yakın,</p>
<p>Dokunmak istesen, bin yıllık bir uçuruma dönüşüyor.</p>
<p>Kirpiklerimin ucunda asılı kalmış o tuzlu hicran,</p>
<p>Mavinin en karanlık tonuna kurban edilmiş bir yemindir.</p>
<p></p>
<p>Sen sanırsın ki denize bakıyorum, oysa hayır;</p>
<p>Gördüğüm, kendi derinliğimde boğulan bir sessizliğin resmidir.</p>
<p>Kum taneleri kadar çoktur insanın içindeki gitmeler,</p>
<p>Fakat sahil dediğin, hep o kalmaya mahkûm olan taş.</p>
<p>Şimdi bakışlarımda eriyen o incecik çizgiye iyi bak;</p>
<p>Orası ne göktür, ne deniz... Orası bitmeyen bir iç savaş.</p>
<p>Uzaklar, kalbin dikiş tutmayan o geniş yarasıdır,</p>
<p>Ve her sahil, aslında bir devin suskunluk mirasıdır.</p>
<p>Mehmet Kurtar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>