“BİR ÇOCUK SEVDİM”İ YAZIŞIMLA İLGİLİ KÜÇÜK İTİRAFLAR

Ocak 9, 2026 - 11:22
Ocak 11, 2026 - 18:51
 0
“BİR ÇOCUK SEVDİM”İ YAZIŞIMLA İLGİLİ KÜÇÜK İTİRAFLAR

“BİR ÇOCUK SEVDİM”İ YAZIŞIMLA İLGİLİ KÜÇÜK İTİRAFLAR

Tahayyülümde saklayıp kaleme almak için ertelediğim bir yazıydı o. Bir gün o yazıyı yazmaya karar verdim. Fakat onu yazmak benim için ateşten bir gömlekti. Hakkını veremem diye içten içe korkuyordum. Sadece benim için değil, kendi nezdinde de çok kıymetliydi yazacağım şey. Masumiyetin, saflığın, güzelliğin, tebessümün, aşkın, daha birçok güzel şeyin temsil kimliğini taşıyordu.

Onu yazabilmek için; hatırı sayılır uzak bir geçmişin duygusunu, havasını, iklimini olduğu gibi yansıtmam gerekiyordu, bense korkuyordum...

En nihayetinde; kalemi elime alıp şiirsel olduğunu düşündüğüm bir üslupla:

“O günebakan sarısı yazları ve bir zaman geyiklerin aşkla dolaştığı kırların meşe ağaçlarında üveyik oynaşları...

Kuşların akşam dönüşleri, çeşme başları...

Cami meydanında kırlangıç uçuşları...

Bir çocuk sevdim; ince uzun parmakları, haşarı dalgalı saçları...”

Şeklinde küçük bir giriş yazdım. Sonrasında kalemimi, zihnimin ve gönlümün kurduğu cümlelere sadece yetiştirmeye çalıştım. İçimde ona dair birikmiş gizli cümlelerle, ben farkında olmadan gönül denilen şey zaten çoktan yazmış yazacağını. Çünkü biz onunla olan sohbetlerimizde ve biraz da benim hayallerimde orada ve o zamanda; onunla, işte o sevdiğim çocukla defalarca buluşmuştuk.

Onunla çiçek topladık, onunla oyunlar oynadık, beraber ağladık, birlikte güldük. Soğuk kış gecelerinde evlerine misafir oldum. Maşınga üzerinde birlikte ekmek kızarttık. Akşam saatlerinde yağmaya başlayan lapa lapa kar tanelerinin sokak lambasında dans edişlerini pencereden birlikte izledik. Birlikte kardanadam yaptık da o, bana benzediğini söyleyip kardanadamcağızımıza “Bünyamin” adını koyuverdi. Bahçedeki sarı çiğdemleri, kimse üzerlerine basmasın diye birlikte koruduk. Parmaklarımız kararıncaya kadar ayçekirdeği yedik yaz sonlarında. Kuşları sevdik, kuşlara isimler koyduk. Mutluluğumuzla onlardan daha yükseklere uçtuk. Kırlarda dolaşıp sepetimize altı pembe mantarlardan topladık...

Ona her bakışımda, ona olan hayranlığım gözlerimde ışıyarak kendini ele veriyordu. O an gözlerim sanki daha yeşil oluyordu. O çocuğu işte ben defalarca büyüttüm. O kadar çok şey yaşadık ki onunla, bir ömre sığdırılamazdı hiç. Yaşadığımız yaşattığımız her tekrar ve her başka şey, güzellikte yarışıp duruyordu. Onunla birlikte aldığım her nefes bile birbirinden güzeldi. Çünkü o çok güzeldi; görünüşü ayrı, her huyu başka başka güzeldi. Ve ona şımarmak da çok yakışıyordu.

Onu yazdığım o yazının bir yerinde biraz da ona olan sevgimin de verdiği haklı bir cesaretle şöyle şeyler de dedim:

“Olması gerektiği, kendisine de yakışır nispette yaramaz ve ince ruhluydu. Kendine münhasır huyları, kocaman bir düş dünyası vardı. Bahar sonu yaz başı zamanlarında açan küçük mavi çiçekleri, o zaman henüz çiçeklerden daha güzel olduğunu bilmediği çiçekler gibi küçük dudaklarıyla öperdi. O an çiçekler kokulanır, daha bir güzel olurlardı.

Bir çocuk sevdim, sanki masallardan çıkıp da gelmişti.” (Sonraları bir de Küçük Mavi Çiçekler diye bir şiircik yazdım.)

Yazarların bazı eserlerini sevişleri gibi Bir Çocuk Sevdim’i ben çok sevdim. Bir Çocuk Sevdim’i roman olarak da kaleme almayı isterdim ama olmazdı işte. “Çünkü” ile başlayan sebepleri vardı yazamayacak oluşumun. Hayat başka olsaydı yazardım çılgınca. Ama sevdiği her şeyi zaten seviyor olsam da o seviyor diye daha çok sevdim ben. Onunla aynı şeyleri sevmeyi seviyordum. Öylesi çok da güzeldi hem.

Ben o çocuğu yine çok seveyim, siz değerli okurlar da bu yazıyla birlikte onu sevişimi çok sevin.

“Bir çocuk sevdim, sanki masallardan çıkıp da gelmişti.”

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Bünyamin Çoban Siyahlar İçinde Gelen, Bir Dağ Evinde Akşamüstü, Macera Takımı Hazine Avında kitaplarının yazarı.