VAKİT TAMİR EDİLİR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Ben saat tamir etmiyorum evlat insanlara kaybettikleri zamanı hatırlatıyorum.”

25 Haziran 2026 - 11:55
25 Haziran 2026 - 11:55 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 4  35
VAKİT TAMİR EDİLİR

          VAKİT TAMİR EDİLİR 

Bu dükkânın sahibi, herkesin “Saatçi Salih” dediği yaşlı bir adamdı. İnce parmaklarıyla durmuş saatleri çalıştırır, kırılmış mekanizmaları onarırdı. İnsanlar onun sadece saat tamir ettiğini sanırdı. Bir gün, kasabaya genç bir adam geldi. Yüzünde yorgunluk, gözlerinde ise uzun zamandır uyumamış insanların boşluğu vardı. Adı Emir'di. Büyük şehirde iyi bir işi vardı ama içinde tarif edemediği bir eksiklik büyüyordu. O gün yağmur yağıyordu. Emir tesadüfen saatçi dükkânına geldi yağmur çok yağdığı için. İçeri girdi duvardaki yüzlerce saatin tik tak sesi birbirine karışıyor sanki zaman konuşuyordu. Saatçi Salih başını kaldırmadan “Hangisi durdu evlat?” diye sordu.  Emir ise "Ben bir saat getirmedim, yağmurdan korunmak için girdim dükkana, çok yağıyor biraz hafiflesin çıkacağım" dedi.  Yaşlı adam “Ben onu sormadım.” Bu söz Emir'i şaşırtmıştı, ilk kez biri onun söylemediği şeyi duymuş gibiydi. Dükkânda camın önünde duran eski bir sandalye vardı. Emir o sandalyeye oturarak. “İnsan her şeye sahip olup neden kendini eksik hisseder?” diye sordu. Saatçi Salih masadaki eski bir cep saatini açtı. “Çünkü insan, çoğu zaman ömrünü doldurur ama ruhunu aç bırakır” dedi. Sonra saatin içindeki küçücük dişliyi gösterdi. “Bak! Şu parça eksik olsa bütün saat bozulur. İnsan da böyledir. Dışarıdan çalışıyor görünür ama içindeki küçük bir hakikat eksikse zaman ilerlemez.” Emir o gün uzun süre dükkânda kaldı. Sonra her gün gelmeye başladı. Bir gün yaşlı bir kadın elinde eski bir saatle geldi. “Bu, rahmetli eşimden kaldı, çalışmıyor ama atmaya kıyamıyorum” dedi.  Saatçi saati tamir ederken Emir kadının yüzüne bakıyordu ve bazı insanların zamanı değil, hatıraları taşıdığını fark etti. Başka bir gün küçük bir çocuk kırılmış plastik saatiyle geldi. “Tamir olur mu?” diye sordu üzüntüyle. Saatçi gülümseyerek “Olur” dediğinde çocuk resmen sevincinden ışıldadı.   Emir ilk kez küçük şeylerin insan kalbinde ne kadar büyük yer kapladığını fark etmişti. Günler geçtikçe içindeki boşluk değişmeye başlamıştı. Eskiden sürekli bir yere yetişmeye çalışan zihni, artık yavaşlamayı öğreniyordu. Bir akşam dükkân kapanırken Emir saatçiye “Bunca yıldır insanlara saat tamir ediyorsun. Hiç yorulmadın mı?” diye sordu. Saatçi Salih Emir'in gözlerinin içine bakarak. “Ben saat tamir etmiyorum evlat,” dedi . “İnsanlara kaybettikleri zamanı hatırlatıyorum.” Emir sessiz kalırken ne demek istediğini anlamıştı. İnsan bazen yıllarca yaşar ama hiç gerçekten yaşamazdı. O gece eve dönerken telefonunu cebine koyarak başını kaldırıp gökyüzüne baktı. Bulutların arasından tek bir yıldız görünüyordu. Küçüktü ama karanlığı delmeye yetiyordu. Ertesi sabah Emir yine dükkâna gitti. Fakat dükkân kapalıydı. Kapının üstündeki yazı da yok olmuştu. Yan dükkândaki esnafa “Buradaki saatçi nerede?” diye sordu. Adam şaşkınlıkla Emir'in gözlerine bakarak “Orada yıllardır kimse yok ki…” dedi. Emir bir süre sessizce kapıya baktı. Sonrasında, bazı insanlar gerçekten var olmak için değil, insanın içinde bir kapıyı açmak için gelir diye düşündü.

           DİLEK SARIKAYA 

Menajer :ilayda Can & Dilara sarıkaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow