SANA GEÇ KALDIM

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yıllar önce yolları ayrılan Nehir ve Mert, beklenmedik bir telefon konuşmasının ardından bir araya gelirler. Şehrin sıradan bir kafesinde gerçekleşen bu buluşma, eski bir aşkı yeniden alevlendirmekten ziyade; söylenmemiş sözleri tamamlamak, değişimi kabul etmek ve geçmişle barışarak kendi yollarına devam etmek adına sessiz bir kabullenişe dönüşür.

4 Ağustos 2026 - 17:02
4 Ağustos 2026 - 17:02 ⏱ 6 dk Okuma Süresi
 1  31
SANA GEÇ KALDIM

SANA GEÇ KALDIM 

Yağmur, şehrin bütün seslerini birbirine karıştırıyordu.

​Nehir, pencerenin önünde durmuş, karşı apartmanın ışıklarına bakıyordu. Bazı pencereler erken kapanmış, bazıları hâlâ açıktı. Her ışığın ardında başka bir hayat olduğunu düşündü. Başka sofralar, başka kavgalar, başka suskunluklar…

​İnsanların birbirine ne kadar yakın yaşayıp birbirlerinden ne kadar uzak kalabildiğine şaşırdı.

​Elindeki kahveyi masaya bıraktı.

​Soğumuştu.

​Tıpkı son zamanlarda içinde biriken bazı şeyler gibi.

​Telefonu çaldığında saate baktı.

​Gece yarısını çoktan geçmişti.

​Ekranda tek bir isim vardı:

​Mert.

​Nehir uzun süre telefona dokunmadı.

​Onu yıllardır görmemişti.

​Aslında yıllar, bazı insanları unutmak için yeterli değildi. Sadece hatırlamayı daha sessiz hâle getiriyordu.

​Telefon sustu.

​Nehir derin bir nefes aldı.

​Tam o sırada yeniden çaldı.

​Bu kez açtı.

​— Alo?

​Karşıdan birkaç saniye ses gelmedi.

​Sonra Mert'in sesi duyuldu.

​— Nasılsın?

​Nehir gülümsedi.

​İnsan bazı sesleri unutamıyordu.

​— İyiyim.

​Bu, yetişkinlerin en çok kullandığı yalandı.

​“İyiyim.”

​Çünkü bazen gerçeği anlatmak için fazla yorgun, fazla kırgın ya da fazla gururlu olurdunuz.

​Mert kısa bir sessizlikten sonra:

​— Seni gördüm bugün, dedi.

​Nehir'in yüzündeki ifade değişti.

​— Nerede?

​— Eski kitapçının önünde.

​Nehir pencereye döndü.

​— Yanıma neden gelmedin?

​Mert güldü ama o gülüşün içinde neşe yoktu.

​— Çünkü bazı insanlara yıllar sonra yaklaşmak, aradan geçen yılları yok saymak gibi geliyor.

​Nehir sustu.

​Haklıydı.

​Aralarında söylenmemiş o kadar çok şey vardı ki…

​Bir zamanlar birbirlerini çok sevmişlerdi.

​Sonra hayat, sevginin yetmediği bir yerden kırılmıştı.

​Ne büyük bir kavga olmuştu ne de ihaneti andıran bir hikâye.

​Sadece iki insan, aynı şeyi farklı zamanlarda istemişti.

​Biri kalmak istemişti.

​Diğeri gitmek.

​Ve bazen bir ilişkinin bitmesi için bundan daha büyük bir sebep gerekmiyordu.

​— Hâlâ aynı yerde mi oturuyorsun? diye sordu Mert.

​— Evet.

​— Yarın kahve içelim mi?

​Nehir gözlerini kapattı.

​Bazı tekliflerin cevabı hemen verilmezdi.

​Çünkü insan bazen karşısındakiyle değil, geçmişiyle buluşmayı kabul ederdi.

​— Olur, dedi sonunda.

​Ertesi gün şehir güneşliydi.

​Nehir, yıllar önce birlikte gittikleri küçük kafeye girdiğinde Mert'i cam kenarında otururken gördü.

​İlk fark ettiği şey, saçlarına düşen beyazlardı.

​İkinci fark ettiği şey ise bakışlarının değişmiş olduğuydu.

​İnsan yaşlanınca yüzünden önce gözleri değişiyordu.

​Mert ayağa kalktı.

​Birbirlerine sarılmadılar.

​Sadece baktılar.

​Sonra oturdular.

​Garson geldi.

​İki kahve söylediler.

​Bir süre havadan sudan konuştular.

​İşlerden, şehirden, ortak tanıdıklardan…

​Hayatlarının asıl hikâyesine gelmemek için çevresinde dolaşıyorlardı.

​Sonunda Mert sordu:

​— Mutlu musun?

​Nehir kahvesinden bir yudum aldı.

​Bu kez cevap vermeden önce düşündü.

​— Bilmiyorum.

​Mert başını eğdi.

​— Ben de.

​İkisi de güldü.

​Çünkü yıllar sonra ilk kez birbirlerine dürüst davranmışlardı.

​Nehir masanın üzerindeki ellerine baktı.

​— Sana kızmıştım, dedi.

​— Biliyorum.

​— Çok.

​— Onu da biliyorum.

​— Sonra sana kızgın olduğumu unuttum.

​Mert gözlerini kaldırdı.

​— Peki, ne kaldı?

​Nehir uzun süre sustu.

​Sonra:

​— Merak kaldı, dedi.

​Mert'in yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

​— Bende de.

​Dışarıda insanlar yürüyordu.

​Arabalar geçiyordu.

​Şehir, onların hikâyesinden habersizce yaşamaya devam ediyordu.

​Nehir o an anladı ki bazı aşklar bitmiyordu.

​Sadece insanın içindeki yerlerini değiştiriyordu.

​Bir zamanlar hayatının merkezinde duran biri, yıllar sonra kalbinin sessiz bir köşesinde durabiliyordu.

​Ne tamamen yabancı…

​Ne de eskisi kadar yakın.

​Mert elini masanın üzerine koydu.

​Nehir o ele baktı.

​Yıllar önce tuttuğu eli tanıyordu.

​Ama artık o elin sahibini eskisi kadar tanımıyordu.

​Belki de asıl mesele buydu.

​İnsanlar değişiyordu.

​Ve aşk, bazen iki insanın birbirini yeniden tanıma cesaretiydi.

​— Pişman mısın? diye sordu Nehir.

​Mert cevap vermeden önce dışarı baktı.

​— Seni kaybettiğim için mi?

​Nehir başını salladı.

​— Evet.

​Mert derin bir nefes aldı.

​— Pişmanlığım, seni kaybetmek değil.

​Nehir'in gözleri doldu.

​— Neymiş?

​— Seni kaybettiğimi anlayacak kadar geç kalmış olmak.

​Nehir bu cümleyi uzun süre içinde taşıdı.

​Sonra hafifçe gülümsedi.

​— Bazı şeyler zamanında yaşanmadığında, sonradan yaşansa da aynı olmuyor.

​Mert başını salladı.

​— Biliyorum.

​Kalkma vakti geldiğinde ikisi de bunu biliyordu.

​Nehir montunu giydi.

​Kapıya doğru yürüdüler.

​Dışarıda yine yağmur başlamıştı.

​Mert şemsiyesini açtı.

​Birlikte birkaç adım yürüdüler.

​Sonra yol ayrımına geldiler.

​Mert durdu.

​— Seni bir daha görebilir miyim?

​Nehir ona baktı.

​Bu kez cevap vermesi uzun sürmedi.

​— Belki.

​Mert gülümsedi.

​Nehir de.

​Sonra iki ayrı yöne yürüdüler.

​Nehir arkasına bakmadı.

​Çünkü bazı hikâyeler yeniden başlamak için değil, insanın geçmişiyle barışması için geri gelirdi.

​Eve döndüğünde pencerenin önünde durdu.

​Yağmur yine şehri örtüyordu.

​Masada dün geceden kalma kahve fincanı hâlâ duruyordu.

​Nehir fincanı eline aldı.

​Kahve buz gibiydi.

​Ama ilk kez onu dökmek istemedi.

​Çünkü bazı şeylerin soğuması, onların değersiz olduğu anlamına gelmiyordu.

​Bazı duygular da vardı ki…

​İnsan onları yeniden yaşamak için değil, bir zamanlar gerçekten yaşanmış olduklarını bilmek için saklıyordu.

Derya YAĞMUR

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Derya Yağmur Araştırma Yazarı ⭐ Editör ⭐ Şair ⭐ Muhabir Yazarı ⭐ Roman Yazarı ⭐ Köşe Yazarı ⭐ Çocuk Edebiyatı Yazarı ⭐ İç Dönüşüm ve Başarı Yazarı ⭐ Sosyal Medya ve İletişim Uzmanı