Bir Kurt Bir Adam

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Kısa bir hikaye

13 Mayıs 2026 - 14:38
13 Mayıs 2026 - 14:38 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 4  36
Bir Kurt Bir Adam

Bir Kurt Bir Adam

Roni’nin çocukluğu, toprağın kokusunu bilen ayaklarla geçti.

Çamurun izini silmediği günler, keçilerin peşinden koşarken yorulmayı bilmediği akşamlar, çoban köpeklerinin gözlerinde kendine benzeyen bir sadakat gördüğü zamanlar… Hepsi köyde kaldı.

Sonra büyüdü.

Şehir geldi.

Beton duvarlar, dar sokaklar, yabancı yüzler… Ve en çok da, içinden hiç çıkmayan bir boşluk.

Roni yıllar geçse de bir şeyi unutamadı:

Toprağa basmadan geçen günlerin eksikliğini.

Bir akşam, yorgun bir günün ardından televizyonun karşısına geçti.

Rastgele açtığı bir belgesel, hayatının yönünü değiştirdi.

Ekranda bir dişi kurt vardı.

Karların içinde, soğuğa karşı dimdik duran… Açlığa rağmen yavrularını beslemeye çalışan… Dişleriyle taşıdığı umut, gözlerinde saklı bir merhamet…

Ve sonra… küçük kurt yavruları.

Titrek adımları, masum bakışları…

Roni o an sustu.

İçinde yıllardır konuşmayan bir çocuk, birden ağlamaya başladı.

“Keşke…” dedi içinden,

“Keşke bir tanesini bulsam… büyütsem… onunla yaşasam…”

Gözleri doldu.

O an anladı… Bu sadece bir istek değil, bir özlemdi.

Günler geçti.

Ama o belgesel, Roni’nin içinden hiç çıkmadı.

Ve bir sabah…

Daha fazla dayanamadı.

Şehri arkasında bıraktı.

Köye döndü.

Ve hiç düşünmeden dağlara çıktı.

Saatlerce yürüdü.

Rüzgar yüzünü kesti, taşlar ayağını acıttı… ama içindeki o his, onu durdurmadı.

Derken…

Bir kayanın dibinde hareket gördü.

Dört haftalık kurt yavruları.

Roni’nin dizleri titredi.

Gözlerinden yaşlar süzüldü.

Yaklaştı.

Birini kucağına aldı.

Kokladı.

Öptü.

Sanki yıllardır eksik olan bir parçayı bulmuş gibiydi.

Tam dönecekken…

Bir ses duydu.

Dişlerini gösteren bir anne.

Gözlerinde öfke, yüreğinde korku…

Dişi kurt, yavrusunu korumak için hazırdı.

Bir adım daha atsa saldıracaktı.

Roni’nin kalbi hızlandı.

Yavaşça silahına uzandı…

Ama ateş etmek için değil.

Sadece kendini korumak için.

İkisi de birbirine baktı.

Uzun, sessiz bir an…

Roni, eliyle diğer yavruları gösterdi.

Sonra kucağındakini.

Sanki diyordu ki:

“Onlar senin… bu benim… yoksa birimiz ölecek…”

Anne kurt durdu.

Gözlerini Roni’den ayırmadan geri çekildi.

O an… bir anlaşma yapıldı.

Sözsüz, sessiz… ama çok derin.

Roni yavruyu aldı.

Köye, amcasının evine götürdü.

Onu besledi, büyüttü, sevdi.

Ama hikaye orada bitmedi.

Her gece…

Köyün yakınlarından bir uluma yükseldi.

Bir annenin sesi.

Bir özlemin yankısı.

Roni o sesi her duyduğunda başını eğdi.

İçinde bir şey kırıldı.

Dayanamadı.

Bazen yavruyu aldı, dağa götürdü.

Anneyle buluşturdu.

Anne kurt, yavrusunu kokladı.

Yavru, annesine sokuldu.

Ve Roni… biraz uzaktan izledi.

İşte o an anladı:

Her sevgi, sahip olmak değildir.

Bazı sevgiler vazgeçebilmektir.

Muhsin Işık

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Muhsin Işık Şiirlerimi şarkı formatında spotify’da dinlemek için; Muhsin Işık - Aı project sanatçı profiline bakabilirsiniz.