ÇANTADAKİ GEÇMİŞ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsan kendini bulmak için her zaman yeni bir yol aramak zorunda değildir.

8 Eylül 2026 - 17:42
8 Eylül 2026 - 17:42 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 4  48
ÇANTADAKİ GEÇMİŞ

ÇANTADAKİ GEÇMİŞ 

Akşam güneşi dağların ardına çekilirken, uzun zamandır yürüyen bir yolcu küçük bir dergâhın önüne geldi.

Üzerinde yolun tozu, yüzünde yorgunluğun izleri vardı.

Kapının önünde oturan yaşlı bir derviş, yolcunun elindeki ağır çantaya baktı.

"Yolun uzunmuş," dedi.

Yolcu derin bir nefes aldı:

"Yol uzun değil," diye cevap verdi.

"Ben çok yoruldum." 

Derviş başını kaldırıp ona baktı:

"Peki çantanda ne taşıyorsun?" 

Yolcu çantasını yere bıraktı.

"Geçmişimi." dedi.

Derviş gülümsedi.

"Geçmiş dediğin şey, yürürken neden hâlâ sırtında?" 

Yolcu cevap veremedi.

Derviş kapının yanındaki çeşmeyi gösterdi:

"Git, yüzünü yıka. Sonra gel." 

Yolcu çeşmenin başına gitti. Ellerini ve yüzünü suyla temizledi. Döndüğünde derviş hala aynı yerde oturuyordu.

"Şimdi daha iyi misin?" 

"Biraz." 

"Çantanı aç." 

Yolcu çantayı açtı.

İçinden eski mektuplar, kırılmış bir saat, solmuş bir fotoğraf ve yıllardır sakladığı birkaç eşya çıktı.

Derviş hiçbirine dokunmadı.

"Bunların hangisi bugün sana lazım?" 

Yolcu uzun süre düşündü.

"Hiçbiri." 

"Öyleyse neden taşıyorsun?" 

Yolcunun gözleri doldu.

"Çünkü onları bırakırsam yaşadıklarımı da unutacağımı sanıyordum." 

Derviş yavaşça ayağa kalktı.

"Hatırlamak başka şeydir, taşımak başka." 

Bu söz yolcunun içinde bir yere dokundu.

Derviş devam etti:

“Geçmiş, sana yol gösterebilir. Fakat direksiyona geçmesine izin verirsen seni hep aynı yere götürür.”

Yolcu çantasındaki eşyalara yeniden baktı.

İlk kez onları birer hatıra olarak değil, yıllardır kendisini durduran yükler olarak görüyordu.

Bir süre sonra çantadan bazı şeyleri çıkardı.

Her çıkardığında omuzlarının biraz daha hafiflediğini hissediyordu.

Sonunda çanta neredeyse boş kaldı.

Derviş ona baktı.

"Şimdi yolun bitti mi?" 

Yolcu başını salladı.

"Hayır." 

"Peki ne değişti?" 

Yolcu çantasını omzuna aldı.

"Yol aynı. Ama ben artık aynı ağırlıkla yürümüyorum." 

Derviş gülümsedi.

"İnsan bazen yolunu kaybettiğini sanır. Oysa kaybolan yol değildir. İnsan, taşıdığı yüklerin arasında yönünü göremez." 

Yolcu dergâhtan ayrılırken gökyüzünde ilk yıldızlar görünmeye başlamıştı.

Adımları hala yavaştı.

Fakat bu kez yorgunluğu farklıydı.

Çünkü artık geçmişinden kaçmıyor, onunla birlikte de yürümüyordu.

Sadece onu geride bırakıp yoluna devam ediyordu.

Ve o gece yolcu şunu öğrendi. 

İnsan kendini bulmak için her zaman yeni bir yol aramak zorunda değildir.

Bazen eski yüklerini bırakması yeterlidir.

Çünkü bazı yollar ayaklarınla değil,

kalbin hafiflediğinde açılır.

Fikriye Kaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fikriye Kaya Merhaba, ben Fikriye Kaya. Aynı Film Kaç Kez Oynar adlı kitabımın yazarıyım ve kişisel gelişim konularında yazılar kaleme alıyorum. Hayatı ve insan ruhunu kelimelerle keşfetmeyi, okuyucuların kendi iç dünyalarını fark etmelerini sağlamayı seviyorum. Yazmak benim için sadece bir tutku değil, paylaşmak, ilham vermek ve okuyucularla bir bağ kurmak biçimidir. Her eserimde, okuyuculara düşünmeye, sorgulamaya ve kendi yolculuklarını fark etmeye davet eden bir pencere açmayı amaçlıyorum. Kelimelerin gücüne inanıyor, her hikayede hem duyguyu hem de düşünceyi buluşturmayı öncelik veriyorum.