AYNI EVDE İKİ YABANCI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
11 Mayıs 2026 - 14:10
11 Mayıs 2026 - 14:10 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 5  330
AYNI EVDE İKİ YABANCI

AYNI EVDE İKİ YABANCI

Yağmur gece boyunca durmamıştı.

Sokak lambalarının altında biriken su, şehrin bütün yorgunluğunu taşıyordu sanki. Mira mutfakta tek başına oturuyordu. Saat gece üçü geçmişti. Çayın buharı çoktan kaybolmuştu ama o hâlâ fincanı avuçlarının arasında tutuyordu.

Bazı insanlar gitmezdi.

Sadece eskisi gibi sevmezdi.

Can da öyle olmuştu.

Aynı evin içinde iki yabancıya dönüşmek…

İnsan buna nasıl alışırdı?

Eskiden kahkahalar vardı bu evde. Mutfaktan salona taşan küçük mutluluklar… Birbirine uzanan eller… Sabah uykulu gözlerle edilen “Gitme biraz daha kal” cümleleri…

Şimdiyse her şey düzenliydi.

Ve korkunç olan buydu zaten.

Kavgaları bile yoktu artık.

Çünkü kırılan bazı şeyler ses çıkarmazdı.

Mira ayağa kalktı. Salondan gelen loş ışığa baktı. Can kanepede uyuyakalmıştı. Televizyon açıktı ama sesi kapalıydı. Adamın yüzünde garip bir yorgunluk vardı.

Bir insanı en çok ne tüketir biliyor musun?

Sevilmediğini hissetmek değil.

Eskisi gibi sevilmediğini anlamak.

Yavaşça yanına yürüdü. Üzerine düşen battaniyeyi düzeltti. Parmakları bir an Can’ın saçlarına dokunacak gibi oldu… sonra vazgeçti.

Çünkü bazı kadınlar sevgisini göstermekten değil, karşılıksız kalmaktan yorulurdu.

Tam dönecekken Can gözlerini açtı.

Birbirlerine baktılar.

Uzun uzun.

İki insanın birbirine söyleyemediği her şey vardı o bakışta.

“Uyumadın mı?” dedi Can sessizce.

Mira gülümsedi ama gözleri gülmedi.

“İnsan bazen düşünmekten uyuyamıyor.”

Can cevap vermedi. Çünkü bazı erkekler özür dilemeyi bilse bile, yarayı nasıl kapatacağını bilemezdi.

Yağmur cama vuruyordu.

Mira bir an içinden geçenleri söylemek istedi:

“Ben senden vazgeçmedim…

Sadece sürekli eksilen ben olmaktan yoruldum.”

Ama sustu.

Çünkü yetişkinlerin aşkı biraz böyleydi.

İçinde fırtına koparken normal konuşabilmek.

Gitmek isteyip masada birlikte kahvaltı yapmak.

Birini hâlâ severken ona yabancı hissetmek.

Can ayağa kalktı. Yavaşça Mira’ya yaklaştı.

“Biz ne zaman bu hale geldik?” diye sordu.

Mira gözlerini kaçırdı.

“Birbirimizi kırarken değil…” dedi usulca.

“Kırıldığımızı saklarken.”

Unutmayın 

“Bazı ilişkiler bir anda bitmez…

İnsanlar birbirini sevmeyi bırakmaz, önce birbirinin içinde yalnız kalmaya başlar.

Ve bir gün anlarlar ki;

aynı evde yaşamak, aynı kalpte yaşayabilmek değildir.”

Derya YAĞMUR 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Derya Yağmur Araştırma Yazarı ⭐ Editör ⭐ Şair ⭐ Muhabir Yazarı ⭐ Roman Yazarı ⭐ Köşe Yazarı ⭐ Çocuk Edebiyatı Yazarı ⭐ İç Dönüşüm ve Başarı Yazarı ⭐ Sosyal Medya ve İletişim Uzmanı