AY, GÖLGE VE UMAY'IN LANETİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

“Aşk, kaderden güçlüdür. Ama bedelsiz değildir.”

26 Haziran 2026 - 11:35
26 Haziran 2026 - 11:35 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  29
AY, GÖLGE  VE UMAY'IN LANETİ

AY, GÖLGE VE UMAY'IN LANETİ

Dünya henüz tek bir adla anılırken Anadolu, tanrıların kalbinin attığı yerdi. Dağlar konuşur, pınarlar hatırlar, ahirete göçenler bazen geri dönerdi. O çağda göğün en yüksek katında Ülgen, yerin en derin çatlağında Erlik, zamanın ipini elinde tutan Moira’lar ve ayın rahminde saklanan Hekate vardı. Ama hepsinin korktuğu bir isim daha vardı. Alâra. Ay Kızının Doğuşu Alâra, dolunay gecesi bir mağarada doğdu. Annesi bir insan kadındı. Babası ise söylenmezdi çünkü adı söylenirse gök yarılırdı. Doğduğu an, ay kan kırmızısı oldu. Umay Ana, beşiğin başında durup “Bu kız sevilirse dünya kurtulur. Sevilmezse herkes yanar.” dedi. Alâra’nın gölgesi yoktu. Onun yerine arkasında bir karanlık yürürdü. O karanlık, Erlik’in nefesini, Hekate’nin büyüsünü ve insanların bastırdığı tüm günahları taşıyordu. Alâra büyüdüğünde, onu sadece Theron görebildi.  Theron bir yarı tanrıydı. Annesi insan, babası kader tanrılarındandı. Kaderi dokurdu ama kendi kaderini bilmezdi. İlk kez Alâra’ya baktığında “Senin gölgende evim var.” dedi.  Alâra şaşırmıştı. Çünkü biri onu korkmadan sevmişti. Geceleri ay altında buluştular. Alâra gölgesini Theron’un üzerine serdi.Theron korkmadı. Ama tanrılar izliyordu.Tanrıların korkusu Ülgen'in gök gürültüsünü andıran sesi boşlukta yankılandı. “Bu aşk göğü zayıflatır" dedi. Erlik ise gülerek “Bırakın sevsinler, sonra alın.” Moira’lar “Kader tek kişiye bağlanamaz.” diyerek ipleri çekti. Hekate ise sessizdi. Gözlerinde ayın son evresi gibi keskin ve soğuk bir ışık vardı. Parmak uçlarıyla gökyüzündeki yıldızları birbirine bağladı. Alâra’nın kalbine aldığı gölge, aslında bir lanet değil, bir kalkan olacaktı. Sessizliği bir tehdit değil, bir koruma duasıydı. Tanrılar fırtınayı görürken, o fırtınanın getireceği huzuru bekliyordu. Çünkü o biliyordu. Alâra severse insan olur, terk edilirse tanrı katili. Tanrılar Alâra’ya bir teklif sundu “Theron’u unut. Ay’ın karanlık yüzüne geç. Ölümsüz ol.” Theron’a ise “Onu sevme. Gölgesi seni yutar.” dediler. Son gece, Alâra ve Theron dağın zirvesinde buluştular. Ay yarımdı. Rüzgâr ağıt söylüyordu.Theron diz çöktü Alâranın önünde “Ben seni seçersem dünya yanacak.” Alâra ağlayarak “Ben seni seçmezsem ben yok olacağım.” İşte o an, Umay Ana gökten indi ve “Bazı aşklar kurban ister. Ama bazıları kural bozar. Laneti Kıran Aşk" dedi ve uzaklaştı. Theron kader iplerini kopardı. Alâra'nın gölgesini kalbine aldı. İşte o an erlik geri çekildi. Ülgen’in göğü çatladı. Ve ikisi de efsane oldu. Bugün derler ki Anadolu’da dolunay gecesi iki gölge yan yana düşerse ve biri diğerine dokunursa o Alâra ve Theron’dur. Ve bir ses fısıldar.             “Aşk, kaderden güçlüdür. Ama bedelsiz değildir.”

           

               DİLEK SARIKAYA 

Menajer :ilayda Can & Dilara sarıkaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow