ADALET TARTISI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Adaletin şaştığını söylemek kolaydır. Peki ya teraziyi bozanın çoğu zaman insanın kendi elleri olduğunu kabul etmek? Bu yazı, cevabı vicdanda arıyor.

3 Ağustos 2026 - 14:05
3 Ağustos 2026 - 14:05 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 1  29
ADALET TARTISI

Adaletin şaşmayan tartısı kimin elinde?

İnsanlık var olduğu günden bu yana belki de cevabını en çok aradığı, uğruna savaşlar verdiği ancak bir türlü tam anlamıyla tesis edemediği tek bir kavramın peşinde koşuyor: Adalet.

​Ağzımızı her açtığımızda, "İlahî adalet elbet yerini bulur." tesellisine sığınırız. İçimizi soğutmak, çaresizliğimize bir kılıf geçirmek için söyleriz bunu. Peki, o hâlde sormak gerekmez mi? Eğer ilahî terazi nihayetinde kurulacaksa, neden yeryüzünde böylesine büyük bir adaletsizlik hüküm sürüyor? Neden Âdem'den bu yana o terazi bir türlü dengelenmiyor?

​Bir yanda refahın, lüksün ve israfın içinde adeta dünyayı kendi mülkü sananlar; diğer yanda bir lokma ekmek uğruna sokak sokak dolaşıp kimi zaman yerden, kimi zaman çöp konteynerlerinden atık toplayan sessiz kalabalıklar… Üstelik bu insanların tek mücadelesi karınlarını doyurmak da değil. Aynı zamanda toplumun kibirli, küçümseyen ve hakir gören tavırlarına da maruz kalıyorlar. Yoksulluk yetmezmiş gibi, bir de insanlık onurları inciniyor.

​Adalet kime göre, neye göre tecelli ediyor?

​Belki de asıl mesele şurada: Bizler, insan eliyle yarattığımız adaletsizlikleri ilahî adaletin zamanına havale edip kenara çekiliyoruz. Oysa dünyadaki düzeni bozan da birinin rızkını diğeriyle paylaşmayıp biriktiren de insanın hırsı ve vicdansızlığıdır. Terazi gökyüzünde değil; aslında tam da yeryüzünde, merhametimizde ve paylaşma ahlakımızda bozuluyor.

​Yeryüzünde bir çocuk çöpten rızık toplarken bir başkası çöpe dökülenlerin hesabını vermiyorsa, oradaki adaletsizlik kaderin değil; insanın vicdan tutulmasının eseridir.

​Terazi eşitlenmiyor. Çünkü insan, adil olmayı seçmiyor.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

İlkim MK Mısralarda huzur, hikâyelerde hakikat arayan; kalemini vicdanın ve özlemin emrine vermiş bir yazar. Geçmişin izlerini geleceğin satırlarına taşıma gayretinde bir edebiyatsever.