Solan Papatyalar

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Tufan Ağa’nın baskısına ve adaletsiz düzenine başkaldıran çocuk yaştaki Havin ile Kartal'ın direniş hikâyesi. Solan papatyaların yerini alan cesaretin ve köyde başlayan uyanışın öyküsü.

4 Ağustos 2026 - 15:29
4 Ağustos 2026 - 15:29 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 18  41
Solan Papatyalar
Tufan Ağa’nın baskılarına inat, kendilerine biçilen kadere boyun eğmeyen küçük Havin ve Kartal, el ele verip tüm köy ahalisine karşı bir direnişin sembolü olarak dağ yolunda dik bir kayanın üzerinde duruyorlar.

Solan Papatyalar

 Küçük Havin, köyün sınır taşında dalgın dalgın duran Kartal’ın yanına sessizce süzüldü. Minik parmak uçları, Kartal’ın omzuna dokundu:

 — "Biz burada seni görmek istemiyoruz dediler sana da, değil mi? Yapacaklarım kendi babamın bile işine gelmez; o insanlara ve babama inat ben bu köyü bırakmam, sonuçlarına kendileri katlanacak."

Kartal, gözlerini sarp kayalıklardan ayırmadan sessizliğini korurken, küçük Havin öfkesini bastırmaya çalışarak devam etti. Tufan Ağa’nın kurduğu bu adaletsiz düzene başkaldıran bir tek o vardı. Yıllardır insanların toprağını elinden alan, köyü korku ve baskıyla yöneten babasına açıkça karşı çıkıyordu. Köylüler ise Mirza gibi hakkı gasbedilen, Zevcan gibi bu düzenden korkup ses çıkaramayan ya da Ferzen gibi yaşananlara dayanamayıp aklını yitiren insanlardı; hepsi korkunun gölgesinde sinmişti. Onlar, dışarıdan gelen Kartal’ı bir tehdit, kendi içlerinden çıkıp bu düzene karşı çıkan küçük Havin’i ise inatçı biri olarak görüyordu. Bu yüzden Havin bu topraklarda yapayalnızdı ve bu karanlıkta tek dostu Kartal’dı.

 Havin içine derin bir nefes çekti. Köyün tarlalarındaki papatyalar ve gelincikler bakımsızlıktan solmuştu; pınarların berrak suları çamura dönmüş, sokaklarda koşan çocukların neşeli sesleri kesilmişti.

O sırada Kartal nihayet sessizliğini bozdu, başını yavaşça küçük kıza çevirdi ve derin bir sesle, "Yalnız yürümeyeceksin," dedi. Tam o anda, tarlaların arasından gelen ayak sesleri sessizliği böldü. Tufan Ağa ve köyün ileri gelenleri, ellerinde meşalelerle tepeye doğru tırmanmaya başladı. Kalabalık, ikisini de köşeye sıkıştırmak için çembere alırken Kartal bir adım öne çıktı. Küçük Havin ise bu tehditlere boyun eğmeyeceğini gösteren dik bir duruşla onun yanında yer aldı.

 Tufan Ağa en önde durdu, arkasında ise sinmiş köylüler vardı. Kızına ve Kartal’a gözdağı vermek için sertçe bağırdı, ancak küçük Havin’in gözlerindeki kararlılığı görünce bir an için duraksadı. Kartal ise kalabalığın üzerine doğru kendinden emin bir adımla yürüdü.

 O gün o tepede, köylüler yıllardır tanıdıkları korku duvarının çatladığını gördüler. Tufan Ağa ne kadar öfkelense de, çocuk yaştaki Havin'in ve Kartal'ın bu düzene boyun eğmeyeceği anlaşılmıştı. Çoraklaşan topraklarda solan papatyaların yerini, artık bastırılamayacak bir direnişin filizleri alıyordu.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.